Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam80
Toplam Ziyaret721846
Resim Tanıtım Köşesi

Japon resim sanatçısı “Ikushima Hiroshi” tarafından çizilmiş “5:55” adlı bu tablonun zarif doğasının keyfini çıkarın.

Osakalı resim sanatçısı “Ikushima Hiroshi”, zarif bulduğu çoğu bayanları, resimlerini çizmek için, atölyesine davet eder, ancak hep olumsuz yanıt alır, bu da onu karamsarlığa iter.

Aldığı olumsuz yanıtlar sonrası cesareti kırılan sanatçı, resim atölyesine yakın bir kamu dairesinde çalışan, atölyesinin önünden her gün gelip geçen tablodaki bu zarif bayanı, modelliğe ikna için, üç bayan arkadaşını seferber eder.

Bayan, mesai sonrası, her gün saat 5:55 ila 6:00 arasında, azami beş dakika atölyede bulunma kaydıyla, resim için model olmayı kabul eder. Duvardaki saatin “5:55”i göstermesi bu yüzdendir. Aslında vakit öğle sonudur, ancak sanatçı vakti resime “5:55” şeklinde yansıtmıştır.

Sanatçıya göre resim, abartılı şekilde fazla saf ton, çok sayıda da çizim hatası içermektedir. Çizim hataları kısıtlı zaman nedeniyle kaçınılmaz oluşmuştur. Bu yüzden sanatçı, tabloya uzaktan bakmayı tavsiye eder.

Tablo bugün, Tokyo'dan pek de uzak olmayan, elliden fazla resim sanatçısının dört yüz elliden fazla gerçekçilik tarzı tablolarının sergilendiği, Chiba Eyaleti'nde bulunan Hoki Müzesi'nde sergileniyor.

Müzede sergilenen tablolar arasında en çok rağbet gören bu tabloyu izleyen ziyaretçilerin en sık sordukları soru: Tablodaki modelin nerede olduğu.

Bilgi: Tabloya ve sanatçıya yönelik kimi bilgiler “iMedia” adlı sayfadan tedarik edilmiştir!

kosektas.net

Şiirlerle Şenlendik - 43. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 43. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 43. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

5 Şubat 2016, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 43 - Cevap

Günumüzde olduğu gibi, 30’lu, 40'lı… yıllarda da kavgalar vardı yazın dünyasında. Yumruk yumruğa değil tabi; yazı yazıya, şiir şiire.

Her yerde ve her dönemde yaşandı bu kavgalar: Eski ile yeninin; çağdaş ile çağdışının; hurafe ile bilimin... kavgaları.

Her alanda ve her yeni oluşumda “eski,” ya kendisini yenilemek (yeniye uyum sağlayarak kendisini değiştirip, dönüştürmek) ya da yeniye savaş açmak zorundadır: Varlık nedeni ortadan kalkmak üzeredir çünkü.

Nâzım Hikmet ve arkadaşlarına: “Saman karışık hamurla beslenmiş nesil,” “Fantezi heveslisi, garaipperest,” “Yeni moda müptelası bir edebiyat züppesi,” “Bolşeviklere iltihak eden vatansız,” “İşçi şairi,” gibi; ağır ve aşağılayıcı suçlamalarda bulunuluyordu.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ahmet Haşim ve diğerleri… Nâzım’ın kavga ettiği edebiyatçılardı.

Başlangıçta Nâzım için olumlu konuşan Ahmet Haşim de “eskilerin” yanında yer alarak; gençleri alaya alan, suçlayan yazılar yazmaya başladı. Nedeni bilinmez, “işçi şairi” sözüne de takılmak gereğini duymuştu.

Nâzım Hikmet, Ahmet Haşim’e yönelttiği “Cevap No 2” adlı yergisinde (aşağıda) özellikle bu konuya değinmektedir.

İKİ SERSERİ

İki serseri var:
Birinci serseri
köprü alt
ında yatar,
sularda yıldızları sayar geceleri..

İki serseri var:
İkinci serseri
atlas yakalı sarhoş sofralarında
Bağdatlı bir dilencinin çaldığı sazdır.
Fransız emperyalizminin
idare meclisinde ayvazdır..

Ben:
ne köprü alt
ında yatan,
ne de atlas yakalı sarhoş sofralarında
saz çalıp Arabistan fıstığı satan-
-ların
şairiyim;
topraktan, ateşten ve demirden
hayat
ı yaratan-
-ların
şairiyim ben.

İki serseri var:
İkinci serseri
yolumun üstünde duruyor
ve soruyor
bana
"PROLETER
dedi
ğimin
ne biçim kuş
oldu
ğunu?"
Anlaşılan
Ba
ğdadi şaklaban
unutmuş,
Mösyö bilmem kimle beraber
Adana - Mersin hatt
ında o kuşu yolduğunu...

İki serseri var:
İkinci serseri
halkın alınterinden altın yapanlara
kendi kafatasında hurma rakısı sunar.

Ben h
ızımı asırlardan almışım,
bende her mısra bir yanardağ hatırlatır.
Ben ne halkın alınterinden on para çalmışım
ne bir şairin cebinden bir satır...

İki serseri var:
İkinci serseri,
meydana dört topaç gibi saldığım dört eseri
sanmış ki yazmışım kendileri
için.
Halbuki benim
bir serseriye hitap eden
ikinci yaz
ım işte budur:
Atlas yakalı sarhoş sofralarının sazı,
Fransız sermayesinin hacı ayvazı,
bu yazdığım yazı
örse balyoz salanların şimşekli yumruğudur
katmerli kat kat yağlı ensende..
Ve sen o kemik yaladığın
sofranın altına girsen de,
- dostun KARAMAÇA BEY gibi -
kald
ırıp kaldırıp yere çaaal-
-mak için
can
ını burnundan al-
-mak için,
bulaca
ğım seni..
Koca göbeklerin RUSEL kuşşağı sen,
sen uşşak murabbaı,
sen uşşak mik'abı,
sat
ılmış uşşakların uşşağı sen!!! 

Narcissus ve Goldmund


Mariabronn Manastırı

Narcissus ve Goldmund
Hermann Hesse

Alman yazar Hermann Hesse tarafından yazılmış olan "Narcissus ve Goldmund", iki zıt karakter aracılığıyla, insan doğasının ikiliğini araştıran felsefi bir roman.

Hikaye Orta Çağ Almanya'sında geçiyor ve zıt kişiliklere sahip iki arkadaşın etrafında dönüyor. Narkissos, manastırda kapalı, disiplin ve düzen dolu bir yaşamı seçen bir entelektüel, Goldmund ise dünyayı keşfetmek için manastırdan ayrılan, tutkulu ve meraklı, özgürlüğü seven bir birey.

Roman, ikisinin Mariabronn Manastırı'ndaki buluşmasıyla başlıyor, acemi bir keşiş olan Narcissus, Goldmund'u kanatları altına alıyor. Narcissus münzevi hayatından memnunken, Goldmund çok geçmeden manastırdan ayrılıyor, macera dolu bir yolculuğa çıkıyor.

Goldmund'un yolculuğu romantik, şehvetli ve zahmetli geçmesiyle dikkat çekiyor, sevinçleri, zorlukları, sevgiyi ve kaybı yaşıyor, sonunda hayatın kasvetli ve şehvetli yönlerini kucaklayabilen bir gezgin kimliğine kavuşuyor. Goldmund'un yolculuğu boyunca sürdüğü hayat, insan doğasının ikiliğini yansıtan keskin zıtlıkları içeriyor.

"Narcissus ve Goldmund" sadece iki arkadaşın hikayesini değil; derin felsefi ve psikolojik temaları da derinlemesine inceliyor. Roman, hayatın ikilemini araştırıyor: Apolloncu anlayış (düzen, disiplin ve zeka) Narkissos tarafından temsil ediliyor, Dionysosçu anlayış (aşk, merak ve tutku) Goldmund tarafından. Roman aynı zamanda, ruhsal ile fiziksel, bilinçli ile bilinçsiz, zihin ile beden, sonlu ile sonsuz arasındaki gerilimi de inceliyor.

Sonunda Goldmund, yıllarca dolaştıktan sonra, manastıra geri dönüyor ve orada ölüyor. Narcissus, zıt yaşam anlayışına sahip olmuş olmalarına rağmen, paylaştıkları derin bağın farkına varıyor ve Goldmund’u vakitsiz kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyor.

 
Hermann Hesse'nin "Narcissus ve Goldmund" adlı kitabının Türkçe, Almanca ve İngilizce PDF sürümleri burada:

Türkçe  DeutschEnglish
TıklaKlickeClick




Bilgi: Bu sütuna aktarılmış bilgiler, Britannica sayfası aracılığıyla edinilmiş bilgilerdir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası