Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam39
Toplam Ziyaret537642
Köşektaş Albümü
Köşektaş'ın Sol Köşesi

Köşektaş ve çevresi,

Açık hava müzesi,
Dilden dile dolaşır,
Özgündür efsanesi.

Bölgesinin en yeşil ve en güzel köyü Köşektaş ve yöresinden görüntüler.

Mayıs 2007

Necdet Cengiz Şen

Necdet Cengiz Şen'in Mayıs 2007'de çekmiş olduğu Köşektaş fotografları.

Bu güzel fotografları bize göndererek Köşektaş'tan ayrı kalmış olmanın vermiş olduğu hasret ile yanıp tutuşan gönüllerin hasretlerini bir nebze olsun gideren Necdet Cengiz Şen'e çok teşekkür ederiz!

kosektas.net

Şiirlerle Şenlendik - 43. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 43. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 43. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

5 Şubat 2016, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 43 - Cevap

Günumüzde olduğu gibi, 30’lu, 40'lı… yıllarda da kavgalar vardı yazın dünyasında. Yumruk yumruğa değil tabi; yazı yazıya, şiir şiire.

Her yerde ve her dönemde yaşandı bu kavgalar: Eski ile yeninin; çağdaş ile çağdışının; hurafe ile bilimin... kavgaları.

Her alanda ve her yeni oluşumda “eski,” ya kendisini yenilemek (yeniye uyum sağlayarak kendisini değiştirip, dönüştürmek) ya da yeniye savaş açmak zorundadır: Varlık nedeni ortadan kalkmak üzeredir çünkü.

Nâzım Hikmet ve arkadaşlarına: “Saman karışık hamurla beslenmiş nesil,” “Fantezi heveslisi, garaipperest,” “Yeni moda müptelası bir edebiyat züppesi,” “Bolşeviklere iltihak eden vatansız,” “İşçi şairi,” gibi; ağır ve aşağılayıcı suçlamalarda bulunuluyordu.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ahmet Haşim ve diğerleri… Nâzım’ın kavga ettiği edebiyatçılardı.

Başlangıçta Nâzım için olumlu konuşan Ahmet Haşim de “eskilerin” yanında yer alarak; gençleri alaya alan, suçlayan yazılar yazmaya başladı. Nedeni bilinmez, “işçi şairi” sözüne de takılmak gereğini duymuştu.

Nâzım Hikmet, Ahmet Haşim’e yönelttiği “Cevap No 2” adlı yergisinde (aşağıda) özellikle bu konuya değinmektedir.

İKİ SERSERİ

İki serseri var:
Birinci serseri
köprü alt
ında yatar,
sularda yıldızları sayar geceleri..

İki serseri var:
İkinci serseri
atlas yakalı sarhoş sofralarında
Bağdatlı bir dilencinin çaldığı sazdır.
Fransız emperyalizminin
idare meclisinde ayvazdır..

Ben:
ne köprü alt
ında yatan,
ne de atlas yakalı sarhoş sofralarında
saz çalıp Arabistan fıstığı satan-
-ların
şairiyim;
topraktan, ateşten ve demirden
hayat
ı yaratan-
-ların
şairiyim ben.

İki serseri var:
İkinci serseri
yolumun üstünde duruyor
ve soruyor
bana
"PROLETER
dedi
ğimin
ne biçim kuş
oldu
ğunu?"
Anlaşılan
Ba
ğdadi şaklaban
unutmuş,
Mösyö bilmem kimle beraber
Adana - Mersin hatt
ında o kuşu yolduğunu...

İki serseri var:
İkinci serseri
halkın alınterinden altın yapanlara
kendi kafatasında hurma rakısı sunar.

Ben h
ızımı asırlardan almışım,
bende her mısra bir yanardağ hatırlatır.
Ben ne halkın alınterinden on para çalmışım
ne bir şairin cebinden bir satır...

İki serseri var:
İkinci serseri,
meydana dört topaç gibi saldığım dört eseri
sanmış ki yazmışım kendileri
için.
Halbuki benim
bir serseriye hitap eden
ikinci yaz
ım işte budur:
Atlas yakalı sarhoş sofralarının sazı,
Fransız sermayesinin hacı ayvazı,
bu yazdığım yazı
örse balyoz salanların şimşekli yumruğudur
katmerli kat kat yağlı ensende..
Ve sen o kemik yaladığın
sofranın altına girsen de,
- dostun KARAMAÇA BEY gibi -
kald
ırıp kaldırıp yere çaaal-
-mak için
can
ını burnundan al-
-mak için,
bulaca
ğım seni..
Koca göbeklerin RUSEL kuşşağı sen,
sen uşşak murabbaı,
sen uşşak mik'abı,
sat
ılmış uşşakların uşşağı sen!!! 

Şiir Tanıtım Köşesi

Köşektaş‘ı keşfe çıktık,
Engelleri bir bir aştık;
Şairlerle, ressamlarla
Karanlığa ışık saçtık!
kosektas.net 

Davul kimde zurna kimin
Gökte uçan turna kimin
Nerde kaldı birikimin
İlaç olsun yaralara.
 
Andını andım bilirim
Kendini kendim bilirim;
Gerekirse silinirim
Ak olurum karalara.
 
Nedenini hiç sormadan
Neden bulma yaradandan;
Seni anan ve babandan
Sensiz koyup kıyanlara
 
Öfkeyle beslenen niyet
Ödetir çok büyük diyet;
Sunulamaz samimiyet
Ak da kara bulanlara.
 
Onur insanın temeli
Dostluk olmalı emeli;
Haksızlıklar söylenmeli
Ayrım yapmadan canlara.
 
Fikir insan, bilim insan
Tez söyle inanmıyorsan;
Kendine kendini sorsan
Ne derdi geçen yıllara? 
 
Kendini bil ve kendin ol
Gerçek yolu kendinle bul;
Işık saçmalı her okul
Karanlıkta kalanlara.
 
Özüm tekdir sözüm tekdir
Özüm sevgi üretmektir;
Doğan her canlı bebektir
Anlam katar dünyalara.
 
Amaç aynı yollar bin bir
Düşünsen her şey senindir;
Can çekişen bedenindir
Ağıt olur kavallara.

Şair Dr. Salim Çelebi