• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret495992
Kitap Tanıtım Köşesi


Uranyum Uğruna
Özer Akdemir

Türkiye'nin nükleer enerji sevdası yeni değil. Ülkemizde, bundan 40 yıl önce de nükleer enerji üretimi için temel gereksinim olan uranyum madenciliği yapıldı. Nükleer yakıt hammaddesi olan "Yellow Cake - Sarı Pasta" üretildi. MTA tarafından tespit edilen birçok noktada uranyum rezervinin belirlenmesine dönük sondajlar gerçekleştirildi.

Elinizdeki kitap Türkiye'deki nükleer enerji sevdasının hemen hiç bilinmeyen bir yönünü irdeliyor. Yaklaşık 40 yıl önce, Ege Bölgesinin iki farklı yerinde gerçekleştirilen uranyum madenciliği ve sondajlarını ele alıyor. Uranyum madenciliği sonrası hiçbir önlem alınmadan terk edilen bu yerlerdeki çevre ve sağlık sorunlarına eğiliyor. Adları "kanser köy'e çıkan bu yerlerdeki yoğun kanser oranlarının uranyum madenciliğinden mi kaynaklandığı sorularını ortaya atıyor.

Kitapta anlatılanlar hem yetkili makamda oturanların hem de tüm yurttaşların ister istemez şu soruyu düşünmesine yol açıyor; "Üç hatta beş nükleer santral kurma, nükleer silaha sahip olma sevdasındaki bir ülke daha 40 yıl önceki uranyum madenciliğinin yol açtığı sorunlarla baş edemezken, yapılacak nükleer santralleri nasıl işletecek"?

Özer Akdemir, Ege'de yapılan uranyum madenciliğinin unutturulan gerçeklerine ışık tutuyor. Görmezden gelinen bilimsel gerçekler, adları kanserle yan yana anılan güzelim Ege Köyleri...

Kitapta, 40 yıl önce hoyratça kirletilip hiçbir önlem alınmadan terk edilen doğanın bu umarsızlığa karşı acımasız tepkisi anlatılıyor. Devlet kurumlarının hiçbir sorumluluk kabul etmediği bir konuda, toprağı, suyu, havası kirletilmiş, türlü hastalıklarla boğuşmak zorunda olan Kisir ve Kasar Köylülerinin hüzünlü öyküsü içinizi acıtacak!

ISBN: 9789752498273

Foto Galeri


 2002 Yılının Aralık Ayında Refik Şahin Tarafından Karşı Mahalle'den Çekilmiş Bir Fotograf


Bu köşeye aktarılacak fotografların özel yerine geneli kapsayan fotograflar olmasına büyük bir özen gösterilecek, yerel fotografların yanında tarihi, turistik, folklorik ve sanatsal değerleri olan fotograf ve karikatürlere de yer verilecek, kişi ve ailelere özel fotograflar yayınlanmayacak.  kosektas.net


Kuddusi ve Necdet Şen'e ait fotograflardan oluşturduğumuz Fotograf Galerisi'ni izlemek için aşağıdaki bağlantılara birer tıklayınız.

Baharda Köşektaş I     Baharda Köşektaş II


Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü İstatistik Şube Müdürü sayın Leyla UÇAR BAYAZIT' ın hazırlamış olduğu "Çiçekleri ve Böcekleriyle Köşektaş" adlı fotograf gösterisini izlemek için aşağıdaki bağlantıya bir kez tıklayınız.

Çiçekleri ve Böcekleriyle Köşektaş


 Tüm fotograflar: Köşektaş ve Çevresi; Baharı, Yazı, Sonbaharı, Kışı, İnsanı ve Kültürü
Fotograf Galerisi



Yorumlar - Yorum Yaz
Köşektaş Hikayeleri

Köşektaş'ta altına bakmadık
taş bırakmadık!

Celalettin Ölgün

************
Yazıya yansıtılan hikayelerin eğlendirici niteliği yanında bir de bilgilendirici gücü olduğu herkesçe bilinen, tartışma kaldırmaz bir gerçektir. Aracı da, amacı da Köşektaş ve Köşektaşlılar olan Celalettin Ölgün hikayeleri, gerek yazım biçimiyle, gerek anlatım tarzıyla, gözlerimizi kendi öz benliğimize çevirmemizi, kendi kendimizle buluşmamızı sağlayan en kısa yoldur!
kosektas.net
************

Salif`in Ahmet şakacı, nüktedan birisiydi. Oğlu Elvan, Almanya’ya ilk gittiği yıllarda, izin dönüşü babasına, Almanya`dan bir şeyler isteyip istemediğini sormuş.
Babası da;

“Bak oğlum! Orada ilk olarak kendine sarı bir Alman kızı bul, ama anası da olsun! İkisini de Müslüman etmeye bak. Eğer Müslüman olmazlarsa, üzülme, sen gevur ol. Anasını da bana ayarla! Babam da gevur olmaya hazır, de!” demiş.


Salif`in Ahmet (Salih`in Ahmet): Ahmet Yıldız. Ölümü:197?

Gevur (Gavur): Osmanlıca bir kelime. Arapçası kafir. İnancı olmayan ya da Müslüman olmayan, merhametsiz, insafsız anlamında.