Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret594413
Baharın Müjdecisi
 Fotograf: Alper Tüydeş

Baharın müjdecisi, dostluklarıyla hayranlık uyandıran Adem Amca ile Yaren Leylek bir hafta gecikmeli de olsa buluştu.

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Leylek köyü, 9 yıldır adeta bir masala tanıklık ediyor.

Göçten gelen ilk leyleklerden olan Yaren Leylek, köye varır varmaz Adem Amca'nın kayığına konuyor ve birlikte balığa çıkıyorlar. 

Türkiye'nin konuştuğu ikili bir hafta gecikmeli de olsa yine buluştu. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, kişisel Twitter hesabından paylaştığı iletide, "Sonunda Yaren'de Geldi! Ve göçten gelir gelmez soluğu yine Adem Amcanın kayığında aldı. Dile kolay dokuz yıldır bu böyle. Önceki gelişine göre bir hafta gecikince çok endişelenmiştik ancak müjdeli haber dün gece geldi ve bu sabah kayıklarında o efsane pozu yeniden verdiler.


Haber: t24.com.tr

Köşektaş Kayası III

ÖYKÜ, EFSANE VE SÖYLENCELER

KÖŞEKTAŞ SÖYLENCESİ

Lütfullah Çetin


Köşektaş Köyü, bulunduğu coğrafi konum itibarıyla; vaktiyle ortasından şırıl şırıl pınarların aktığı, yemyeşil bir bölgenin hemen tepebaşındadır. Ancak, bölgenin günümüzdeki doğal bitki örtüsü tamamen bozkır görünümündedir. Bu bozkır görünümünün eskiçağlarda bölgede geniş yer kapladığı söylenen ormanların yok olmasıyla oluştuğu anlatılır. Günümüzde bölge, Türkiye’nin orman açısından en yoksul olan bölgelerinden biridir. Ağaç topluluklarına ve yeşilliklere sadece bölgeyi kuşatan tepeliklerin alçak kesimlerinde ve su boylarında rastlanır.

Eskiçağlarda taşımacılık, günümüzdeki gelişmiş taşımacılık taşıtlarının üretilmesine olanak sağlayan buluşlar gerçekleştirilmeden önce, yük hayvanlarıyla yapıldığından, hem çok yavaş, hem çok pahalı, hem çok güç, hem de çok tehlikeli bir işmiş. Her babayiğidin yapabileceği bir iş olmayan taşımacılık, sadece korkusuz ve kendine güvenen cesaretli insanlar tarafından yapılırmış. O çağlarda kendine güvenen cesaretli insanlar, çevrelerinde yaşayan ve bölge koşullarına en iyi şekilde uyum sağlamış olan hayvanları kullanarak, taşımacılık yaparlarmış.

Köşektaş’ta yıllardır anlatılagelen bir söylenceye göre, eskiçağlarda su ve yeşil zengini olan Köşektaş’a yakın bu bölge, develeriyle taşımacılık yapan tüccarlara, konaklama ve dinlenme bakımından, çok cazip gelirmiş.

Günlerden bir gün bir tüccar yüklü deve kervanıyla yola çıkmış. Epey bir yol aldıktan sonra Köşektaş’ın altbaşındaki pınarlı ve bol sulu alana varmış. Develeri de, kendisi de aç, susuz, yorgun ve uykusuzmuş. Develeri yemleyip suladıktan sonra, kendisi de yemek yemiş, su içmiş, namaz kılmış ve uykuya yatmış. Biraz uyuduktan sonra kalkmış. Yeni ve uzun bir yolculuğa çıkacağı için develerin yem ve su tedarikini yeniden yapmış. Tam hareket edeceği sırada, bir deve ile yavrusunun kervan içerisinde olmadıklarını farketmiş. Zaman kaybetmeden aramaya koyulmuş. Dağ dememiş, taş dememiş, aramış ama bulamamış. Sanki yer yarılmış, deve ile yavrusu içine girmiş. Tüccar, kayıp deve ile yavrusundan umudunu kesmiş olacak ki, hemen oracıkta diz çökmüş ve Tanrı’ya el açmış; kervanı terkeden deve ile yavrusunun bulundukları yerde ‘taş’a dönüştürülmelerini dilemiş. Tüccar’ın bu dileği Tanrı katında kabul görmüş olmalı ki, deve ile yavrusu bulundukları yerde taş oluvermişler.


Bilgi: Yıllardır anlatılagelen ve herkes tarafından bilinen bu söylence Lütfullah Çetin tarafından yazıya yansıtılmıştır.


Ramazan Çelik’in yıllardır anlatılagelen Köşektaş Adı ve Köşektaş Kayası ile ilgili söylencelerden etkilenerek yazmış olduğu uyaklı kafiyeli iki dörtlük:


Kervan konaklamış, salmış deveyi,
Karış karış adımlamış ovayı,
Bulamamış köşek ile deveyi,
Çaresizlik el açtırmış yolcuya;

Taş olup kalmış köşek ile deve,
Anlatılır durur dilden dile,
Aşık Ramazan'a kulak ver hele,
İhtişamı ile adın Köşektaş.


Kervan: Bir yerden bir yere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı.
Tüccar: Ticaret yapan, ticaretle uğraşan kimse; tacir.
Söylence: Efsane, hayali hikaye.
Köşek: Deve yavrusu.
İhtişam: Görkemli, gösterişlilik, gözalıcılık, büyüklük.


Yukarıdaki iki dörtlükten oluşan tekerlemeyi sitemize gönderen sayın Ramazan Çelik'e çok teşekkür ediyoruz! kosektas.net


 


Yorumlar - Yorum Yaz
Malena ile Klepetan

Forograf: BBC bbcpicturedesk.co.uk

Hırvatistan’da "Klepetan" isimli erkek bir leylek, felç kalan "Malena" isimli eşini 16 yıldır yalnız bırakmıyor. "Klepetan", her sonbahar, diğer leyleklerle birlikte, Güney Afrika’ya göç ediyor, havalar ısınmaya başladığında, eşi "Malena"ya dönüyor.

Hırvatistan'da eşine az rastlanır bir aşk hikâyesi yaşanıyor. İki leylek 16 yıldır yaşadıkları birliktelikle aşka inancı kalmayanları hayrete düşürüyor.

"Malena" isimli dişi bir leylek, bir avcının kendisini vurması sonrası, felç kaldı. Uçma yetisini kaybeden leylek, yaralandıktan sonra Stjepan Vokic isimli bir Hırvat tarafından himaye altına alındı.

Ancak "Klepetan" isimli leylek, eşini asla yalnız bırakmıyor. "Klepetan" her yıl diğer leyleklerle birlikte güneye göç ediyor. Güney Afrika'ya her yıl yanında eşi olmaksızın göç eden "Klepetan", her ilkbaharın başı, Hırvatistan'a, eşinin yanına dönüyor, aşkına kavuşmak için her yıl 13 bin km kat etmekten asla vazgeçmiyor.

Birbirlerine sadakatle bağlanan çiftin yavruları da oluyor. Stjepan Vokic de bu ailenin mutluluklarının devam etmesi için leyleklere kol kanat germeye devam ediyor.

Malena ile Klepetan'ın hikâyesi, aşkın engel tanımayacağını, tüm engelleri aşacak, tüm sınırları yok edecek, uzun mesafeleri kat edecek güçte olduğunu her göze mızrak mızrak sokuyor.

İki leyleğin hikâyesi sosyal medyada olduğu kadar, tüm dünyada büyük yankı uyandırıyor.

Leylekler, sadakatleriyle ünlüler!

Dünyada bulunan 8 bin 600'den fazla hayvan türünden yüzde 92'sinin tek eşli olduğu biliniyor. Leylekler, kazlar, baykuşlar, muhabbet kuşları, kuğular, sarı tepeli penguenler, kumrular, kunduzlar, şebekler, gri kurtlar, termitler ve melek balıkları eşlerine en sadık hayvanlar arasında yer alıyor. Kuğular ise eşlerinin ölümünden sonra başka bir kuğuyla asla ilişki yaşamıyor.

Kaynak: sonhaber.com