Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret710403
Hippiler ve Yippiler

Yol kenarında çiçek satan genç bir Hippi kız l Oklahoma l ABD l 1973

“Hippi” kelimesi, İngilizce’de “güncel olan”, “modaya uygun” anlamına gelen “hip” kelimesinden türetilmiş. 1950'lerde San Francisco, Los Angeles ve New York gibi metropollerdeki bohem sanatçıları temsil eden, onlara ilham veren “Allen Ginsberg”, “Jack Kerouac” gibi, sıradan anlatı değerlerini, alışılmış yaşam tarzlarını reddeden, geleneklere karşı duran, özgürlükçü düşünce ve ifade tarzını benimseyen entelektüel kimseler, Hippi diye adlandırılmış. 

Hippi terimi daha sonra, büyük ölçüde, o dönem, “San Francisco Chronicle” adlı bir gazetede köşe yazarlığı yapan “Herb Caen”in, köşe yazılarında Hippilere ve yaşam tarzlarına sık yer vermesi sayesinde, 1967 yılından itibaren, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve İngiltere de dahil olmak üzere, diğer tüm ülkelere yayılmış.

Hippi hareketi kısmen, ABD'nin Vietnam Savaşı'na katılmasına ve savaş boyunca işkence, tecavüz ve toplu infaz gibi sayısı belirsiz savaş suçu işlemiş olmasına muhalefet olarak ortaya çıkmış olsa da, “Hippiler”, "Yippiler" olarak bilinen aktivist yandaşlarının aksine, siyasetle pek meşgul olmamışlar, bir küstahlık olarak gördükleri hayatı istedikleri şekilde yaşamayı tercih etmişler.

“Yippiler” (Yippies) olarak adlandırılan “Uluslararası Gençlik Partisi” (YIP), Amerikan gençliği odaklı, savaş karşıtı, radikal ve devrimci bir hareket olarak, 31 Aralık 1967'de kurulmuş. Anti otoriter bir gençlik hareketi olan Yippiler, 1968'de bir domuzu ("Ölümsüz Pigasus") Amerika Birleşik Devletleri Başkanı adayı olarak göstererek, sosyal statükoyla alay etmişler.

‘Yippie'lerin bir akıma üyeliği ya da hiyerarşisi olmamış. Hareket, 31 Aralık 1967'de, New York'taki bir apartman dairesinde yapılan bir toplantıda Abbie HoffmanJerry Rubin, Nancy Kurshan ve Paul Krassner adlı aktivistler tarafından kurulmuş. Kendi anlatımına göre Yippi ismini, Hippi isminden esinlenerek olsa gerek, Paul Krassner icat etmiş. Neden Yippi? diye soranlara; Basın 'Hippi'yi yaratır da, biz 'Yippi’yi yaratamaz mıyız?" demiş.

Bilgi: Hippiler ve Yippiler, Encyclopedia Britannica’dan edinilmiş bilgiler ışığında yazılmış bir tanımlamadır!


kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunım Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 5. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 5. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 5. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net!

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

14 Kasım 2014, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 5 - Örümcek ve İpek Böceği

Her 18 Martta:

   Filo filoya dayansa
   Yerler bombayla yansa,
   Siperler kana boyansa
   Çanakkale geçilmez.     

diyerek, Ali Osman Atak’ın ünlü şiirini coşkuyla okur; Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümlerinde, Uluğ Turanlıoğlu’nun “Bu gün” şiiri ile doğayı sevinç ve coşkumuza ortak ederdik.

   BUGÜN

   Durmadan dalgaları şanlı bayrağım,
   Yurdumun en büyük bayramı bugün.
   Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,
   Yurdumun en büyük bayramı bugün.

   Ağaçlar bezensin, dallar süslensin
   Bahçeler donansın, güller süslensin,
   Atanın açtığı yollar süslensin
   Yurdumun en büyük bayramı bugün. 

Tüm köylülerimiz davet edilir, Ulusal Bayramlardaki sevinçlerimizi, ilkokulumuzdaki törenlerle pekiştirirdik. Atatürk, Ulus, Bayrak, hürriyet, bağımsızlık, sevgi, saygı… gibi kavramlar nakış gibi işlenirdi beynimize. Her 10 Kasımda üzüntümüz doruğa çıkar;

   Doktor, doktor kalksana
   Lambaları yaksana,
   Atam ölmüş gidiyor
   Çaresine baksana!  
 

nidalarıyla çaresizliğimizi dile getirirdik. Her çocuk gibi, benim de fantezilerim vardı çocukken. Her akşam, fantezilerimle baş başa kalarak dalardım uykuya: Bana, bir ilkokul öğrencisine, Tanrı tarafından bir isteğimin olup olmadığı sorulur; ben de ömrümü vererek, ATATÜRK'ümüzün yeniden dirilmesini sağlardım... Fantezi işte. Çocukça bir fantezi... Bu güne değin fantezim gerçekleşmemiş olsa da içselleştirdiğim en büyük ve en yüce değer; ATATÜRK'tür ve ölünceye dek bu böyle kalacaktır.

Doğayla içiçeydik; bu bağlamda, şehirde doğan arkadaşlarımıza kıyasla daha şanslıydık: Bağ, bahçe, tarla uğraş alanlarımız; at, eşek, koyun; arkadaş ve dostlarımızdı. Fakat yöremizde bulunmayan bazı hayvanlar vardı ve onları da şiirlerle tanırdık. (Bu şiir ve yazan şair hiçbir yerde bulunamamıştır.)

   ÖRÜMCEK VE İPEK BÖCEĞİ

   Pek kibirli bir örümcek
   Sordu ipek böceğine:
   Bir tek koza yapmak için
   Uğraşıyorsun bir sene.
   Gel de lütfen bak bir bana
   Nasıl ördüm bir gecede
   Bir duvarı baştan sona.
   Buna karşı ipek kurdu
   Örümceğe şunu sordu:
   Evet, doğru söylüyorsun
   Ben koşamam senin kadar,
   Ama söyler misin bana
   Yaptığın iş neye yarar

Günümüzde, örümcek ve ipek böceğinin, maliyeti çok düşük elektronik protezlerin geliştirilmesine yardımcı olabileceği yönünde bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. Kopmasından önce, uzunluğunun %30-40’ı kadar gerilebilme özelliği nedeniyle çeliğe benzetilen ve fiber optik kabloların ve biyomedikal cihazların üretiminde rol oynayabileceği düşünülmektedir. Nerden, nereye…



Yorumlar - Yorum Yaz
Araştırma

Facebook insanı
dar görüşlü yapıyor!
Hüseyin Seyfi

Teknoloji iletişim alanında geliştikçe sosyal ağlar da çoğalıyor. Sosyal ağlar geleneksel düşünme biçimlerini yıkıyor. Gizli ve mahrem kalması özel bilgiler açığa çıkıyor. Olaylar karşısında insanların gösterdikleri tepkiler değişiyor, özellikle gençlerin olaylara karşı gösterdikleri merhamet, acıma, heyecan gibi duygular sosyal ağlar sayesinde alışılmışın dışına çıkıyor. Onları daha bencil kılıyor.

Dijital ortamda insanların olayları kavrayış ve algılayışları farklı.  

Facebook bunlardan biri. Facebook'a günde bir milyardan fazla giriş yapılıyor.

Facebook'un insan üzerindeki etkilerini ortaya koymak bakımından gelişmiş ülkelerde birçok araştırma yapılıyor. Bu araştırma sonuçlarından anlaşıldığına göre, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumlu olumsuz etkileri, kullanıldığı süreye, kullanım amacına bağlı olarak değişiyor. Uzun süreli kullanımların olumsuz etkilere yol açtığı biliniyor. Video oyunlar ve internet benzeri teknolojileri fazla kullanan çocukların fazla uyuma, obezite, karın ağrıları sorunlarına ek olarak beyin ve sinirsel gelişimi etkilediği ileri sürülüyor. Facebook'ta çok kalan çocuğun eğitim durumu olumsuz etkileniyor. Facebook'ta fazla ilgili insanda narsist davranışlar gözleniyor.

Başka bir araştırmanın  yaşlı ve orta yaş grubu insanların,  geçlerden daha mutlu olduğunu ortaya koyması da benzer sonuca varıyor. Facebook veya Instagram benzeri ağlar insanlarda yalnızlık duygusunu körüklüyor, sanal ortamda kendinde olmayanı başkalarının varlığı ile kıyaslayarak mutsuz oluyor. [Amy Molloy, The Telegraph]

Facebook insanı dar görüşlü yapıyor;

7. Ocak. 2016 tarihli, The Telegraph com' da Victoria Ward imzası ile yayınlanan bir yazıda verilen bir araştırmada, Facebook kullanıcıları kendi inanç ve fikirlerini başkaları ile paylaşarak doğrulayıp pekiştiriyor. İnsan, kendi inanç ve düşüncelerine uyanları arayıp bulmaya meyilli olduğundan, önyargılı, tartışmasız ve tekrar eden dönüşümler içinde kalıyor. The Proceedings National Academy of Sciences 2010- 2014 arası sosyal ağlarla ilgili insanlarla yapılan görüşmeden kullanıcılar, kendi ilgi alanlarında kutuplaşmaları ve ayrımcılığı besleyen,  pekiştiren topluluklarla bir araya gelme ve toplanma eğilimindeler. Çoğunlukla ön yargılı, asılsız, doğruluğu kanıtlanmamış söylentiler, şüpheye ve paronaya kışkırtıcılığına yol açıyor. Bilimsel içeriği olmayan bölük pörçük bilgiler, haberler, hızla sosyal paylaşımcılar arasında yayılıyor ve çoğunlukla kabul ediliyor.

Sosyal ağ kullanımı ve amacı yaşa, çevreye, eğitime ve kültüre bağlı. Suistimallere- kötüye kullanımlara açık bir alan. Doğru kullanıldığında yararları çok.

Internet ağları ceplere kadar girdi. Ülkemizde sosyal ağların kullanımın yaygınlığını belirtmeye bile gerek yok. Bu yüzden konu ile ilgili bilimsel araştırmaların yapılarak kamuoyunun bilinçlendirilmesi zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiş durumda.

[Victoria Ward,
The Telegraph
]

Hüseyin Seyfi