Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret594418
Baharın Müjdecisi
 Fotograf: Alper Tüydeş

Baharın müjdecisi, dostluklarıyla hayranlık uyandıran Adem Amca ile Yaren Leylek bir hafta gecikmeli de olsa buluştu.

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Leylek köyü, 9 yıldır adeta bir masala tanıklık ediyor.

Göçten gelen ilk leyleklerden olan Yaren Leylek, köye varır varmaz Adem Amca'nın kayığına konuyor ve birlikte balığa çıkıyorlar. 

Türkiye'nin konuştuğu ikili bir hafta gecikmeli de olsa yine buluştu. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, kişisel Twitter hesabından paylaştığı iletide, "Sonunda Yaren'de Geldi! Ve göçten gelir gelmez soluğu yine Adem Amcanın kayığında aldı. Dile kolay dokuz yıldır bu böyle. Önceki gelişine göre bir hafta gecikince çok endişelenmiştik ancak müjdeli haber dün gece geldi ve bu sabah kayıklarında o efsane pozu yeniden verdiler.


Haber: t24.com.tr

Şiirlerle Şenlendik - 2. Bölüm


ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 2. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 2. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net!

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

 10 Ekim 2014, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 2. Şiir: Haykırmaktır Gerçeği

Nelerden etkilenmedik ki?

Ailemizden, arkadaşlarımızdan, öğretmenlerimizden, konu komşudan…

Önce etkilendik, sonra da etkiledik çevremizi. Bu iki kavramın kesin sınırları yok aslında. Etkilenirken de etkiledik çevremizi. Bu nedenledir ki tembel, yaramaz, haylaz, iyi yumuş tutar; sıfatları yakıştırıldı çocukken. (Yumuş tutma: Büyüklerin isteklerinin küçükler tarafından yerine getirilmesi.) Örnek aldıklarımız, imrendiklerimiz, idealize ettiklerimiz oldu, oluyor da…

Okuma yazma öğrenmeyle birlikte, etkilenmelerimizin niteliği de değişti: Matematik, rasyonel düşünmemizi ve akıl yürütmemizi; fen bilgisi, doğa olaylarıyla ilgili olarak felsefe yapmamızı; sosyal bilgiler, mevcut ve yaşanmışlıkları öğretti bizlere. Resim, müzik, beden eğitimi…

Devletin öğretmeye çalıştıkları dışında (Okullardaki ders kitapları dışında) da kitaplar okuduk: öyküler, romanlar, şiirler…

Öğrendik. Öğrendikçe etkilendik, etkilendikçe etkiledik.

Ölünceye kadar da bu etkileşim devam edecek.

Etki-Tepki, doğal ve sosyal olayların temel yasası. Atasözleri de özünü bu temel yasadan almıyor mu zaten?

Annelerimizin ninnileriyle büyüdük her birimiz: Namelerle. Müzikle.

Müziğin temeli şiir değil mi? Yorumunu, (sözlerini) duyduğunuz notalarla size bırakan, sözsüz birçok müzik eseri olmasına rağmen; çoğunlukla şiirlerin bestelenmiş şeklidir müzik. Bu yönüyle güzel sanatların bir dalıdır.

Şiir, ülkemizde edebiyat derslerinde okunmakta, öğrenilmekte. Edebiyat derslerinin özünü ve çoğunluğunu ise düz yazılar (nesir) oluşturmakta, şiir ikinci planda kalmaktadır. Edebiyat kitaplarında, bir sığıntıdır adeta şiir. Oysaki sığınılacak bir limandır: Zengin sembolleri, ritimli sözleri, uyumlu kullanılan sesleriyle. İmgeleriyle gönüllere seslenir; duygu ve coşku uyandırır, düşündürür.

Ölenlerin ardından yakılan ağıtlar, yeni doğanlar için yazılan "hoş geldin" mersiyeleri, özünde hep şiirdir. Yiğitlik, sevgi, sevda, sevgili, ayrılık, hüzün, coşku... konusu olmuştur yıllarca, yazılan tüm şiirlerin.

Hayatın özü, özetidir şiir. Yererek, uyarır; ders verir. Yücelterek; örnek gösterir, kalıcılık sağlar yarınlara.

Algılatır doğayı ve doğalı: Gözletir, deneyim sunar, kıyaslatır.

Dikeni gülle, hüznü sevinçle, gurbeti sılayla buluşturur; barıştırır.

Abartır yeri geldiğinde; güldürür, dehşete düşürür. Saza sözdür: Veysel'de, Mahsuni’de, Ruhi Su'da; kitleleri paydaş kılar.

Öğüt verir, öğretir: Mevlana'da, Pir Sultan'da...

Düşündürür, ışık tutar yarınlara. 53 dile çevrilir, ölümsüzleşir Nazım Hikmet'te.

İnsana, insanı sunar: Olduğu gibi, olması gerektiği gibi.

Şiir: Haykırmaktır gerçeği, isyandır haksızlığa, direnmektir çirkinliklere…

1950 doğumlu bir yurttaş olarak, bilinç ötemi aralayıp, öğrendiğim, etkisinde kaldığım ve beni şekillendiren şiirleri düşündüm: dehşetle, şaşkınlıkla, heyecanla.



   

Yorumlar - Yorum Yaz
Malena ile Klepetan

Forograf: BBC bbcpicturedesk.co.uk

Hırvatistan’da "Klepetan" isimli erkek bir leylek, felç kalan "Malena" isimli eşini 16 yıldır yalnız bırakmıyor. "Klepetan", her sonbahar, diğer leyleklerle birlikte, Güney Afrika’ya göç ediyor, havalar ısınmaya başladığında, eşi "Malena"ya dönüyor.

Hırvatistan'da eşine az rastlanır bir aşk hikâyesi yaşanıyor. İki leylek 16 yıldır yaşadıkları birliktelikle aşka inancı kalmayanları hayrete düşürüyor.

"Malena" isimli dişi bir leylek, bir avcının kendisini vurması sonrası, felç kaldı. Uçma yetisini kaybeden leylek, yaralandıktan sonra Stjepan Vokic isimli bir Hırvat tarafından himaye altına alındı.

Ancak "Klepetan" isimli leylek, eşini asla yalnız bırakmıyor. "Klepetan" her yıl diğer leyleklerle birlikte güneye göç ediyor. Güney Afrika'ya her yıl yanında eşi olmaksızın göç eden "Klepetan", her ilkbaharın başı, Hırvatistan'a, eşinin yanına dönüyor, aşkına kavuşmak için her yıl 13 bin km kat etmekten asla vazgeçmiyor.

Birbirlerine sadakatle bağlanan çiftin yavruları da oluyor. Stjepan Vokic de bu ailenin mutluluklarının devam etmesi için leyleklere kol kanat germeye devam ediyor.

Malena ile Klepetan'ın hikâyesi, aşkın engel tanımayacağını, tüm engelleri aşacak, tüm sınırları yok edecek, uzun mesafeleri kat edecek güçte olduğunu her göze mızrak mızrak sokuyor.

İki leyleğin hikâyesi sosyal medyada olduğu kadar, tüm dünyada büyük yankı uyandırıyor.

Leylekler, sadakatleriyle ünlüler!

Dünyada bulunan 8 bin 600'den fazla hayvan türünden yüzde 92'sinin tek eşli olduğu biliniyor. Leylekler, kazlar, baykuşlar, muhabbet kuşları, kuğular, sarı tepeli penguenler, kumrular, kunduzlar, şebekler, gri kurtlar, termitler ve melek balıkları eşlerine en sadık hayvanlar arasında yer alıyor. Kuğular ise eşlerinin ölümünden sonra başka bir kuğuyla asla ilişki yaşamıyor.

Kaynak: sonhaber.com