• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret495991
Kitap Tanıtım Köşesi


Uranyum Uğruna
Özer Akdemir

Türkiye'nin nükleer enerji sevdası yeni değil. Ülkemizde, bundan 40 yıl önce de nükleer enerji üretimi için temel gereksinim olan uranyum madenciliği yapıldı. Nükleer yakıt hammaddesi olan "Yellow Cake - Sarı Pasta" üretildi. MTA tarafından tespit edilen birçok noktada uranyum rezervinin belirlenmesine dönük sondajlar gerçekleştirildi.

Elinizdeki kitap Türkiye'deki nükleer enerji sevdasının hemen hiç bilinmeyen bir yönünü irdeliyor. Yaklaşık 40 yıl önce, Ege Bölgesinin iki farklı yerinde gerçekleştirilen uranyum madenciliği ve sondajlarını ele alıyor. Uranyum madenciliği sonrası hiçbir önlem alınmadan terk edilen bu yerlerdeki çevre ve sağlık sorunlarına eğiliyor. Adları "kanser köy'e çıkan bu yerlerdeki yoğun kanser oranlarının uranyum madenciliğinden mi kaynaklandığı sorularını ortaya atıyor.

Kitapta anlatılanlar hem yetkili makamda oturanların hem de tüm yurttaşların ister istemez şu soruyu düşünmesine yol açıyor; "Üç hatta beş nükleer santral kurma, nükleer silaha sahip olma sevdasındaki bir ülke daha 40 yıl önceki uranyum madenciliğinin yol açtığı sorunlarla baş edemezken, yapılacak nükleer santralleri nasıl işletecek"?

Özer Akdemir, Ege'de yapılan uranyum madenciliğinin unutturulan gerçeklerine ışık tutuyor. Görmezden gelinen bilimsel gerçekler, adları kanserle yan yana anılan güzelim Ege Köyleri...

Kitapta, 40 yıl önce hoyratça kirletilip hiçbir önlem alınmadan terk edilen doğanın bu umarsızlığa karşı acımasız tepkisi anlatılıyor. Devlet kurumlarının hiçbir sorumluluk kabul etmediği bir konuda, toprağı, suyu, havası kirletilmiş, türlü hastalıklarla boğuşmak zorunda olan Kisir ve Kasar Köylülerinin hüzünlü öyküsü içinizi acıtacak!

ISBN: 9789752498273

Bilgi ve Belge Destekçilerimiz

KÖYÜMÜZ BİLGİSUNUM SAYFASI BİLGİ VE BELGE DESTEKÇİLERİ

Burada yayımlanan çalışmaların hepsinde de insan emeğinin, özverisinin, yetisinin, yaratıcılığının ve hepsinden önemlisi de, kendi yarattığı bir çalışmayı başkalarıyla paylaşabilme cesaretinin izlerini bulacaksınız... 

Yıllardan beri yüzlerce, hatta binlerce kilometre uzakta yaşıyor olmalarına rağmen, Köşektaş’a ve çevresine olan sevgi bağlarını hiçbir zaman koparmamış olan vefakâr köylülerimizin, köyümüz ve yöresi ile insanına yönelik anı, hatıra ve zenginlikleri, belirgin bir zihin ve  ruh yapısıyla yazıya, şiire, resime ve fotografa yansıtmış olmaları, kuşkusuz takdire şayan ve saygı  gerektiren bir davranıştır! 

2003 yılından beri sağladıkları destekle; eni, boyu ve içeriğiyle, ölçülü biçili ve sürekli güncellenen bir site yaratmamıza vesile olmuş olan tüm destekçilerimizle; bizi sürekli izleyen, motive eden, duyarlılığı ve farkındalığı yüksek, bakarken görebilen vefakâr dostlara, şükran ve teşekkürler sunuyoruz! kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası...


 Köyümüz Bilgisunum Sayfası Bilgi ve Belge Destekçileri


Celalettin Ölgün Şair Salim Çelebi Hüseyin Seyfi M. Kâzım Yalım
Menmune Şen
 İbrahim Çöl  Hayati Akdemir
 Vahdettin Şen
 Şair Nedim Uçar

N. Cengiz Şen

 Hacı Çöl Özcan Antike

  


 



Yorumlar - Yorum Yaz
Köşektaş Hikayeleri

Köşektaş'ta altına bakmadık
taş bırakmadık!

Celalettin Ölgün

************
Yazıya yansıtılan hikayelerin eğlendirici niteliği yanında bir de bilgilendirici gücü olduğu herkesçe bilinen, tartışma kaldırmaz bir gerçektir. Aracı da, amacı da Köşektaş ve Köşektaşlılar olan Celalettin Ölgün hikayeleri, gerek yazım biçimiyle, gerek anlatım tarzıyla, gözlerimizi kendi öz benliğimize çevirmemizi, kendi kendimizle buluşmamızı sağlayan en kısa yoldur!
kosektas.net
************

Salif`in Ahmet şakacı, nüktedan birisiydi. Oğlu Elvan, Almanya’ya ilk gittiği yıllarda, izin dönüşü babasına, Almanya`dan bir şeyler isteyip istemediğini sormuş.
Babası da;

“Bak oğlum! Orada ilk olarak kendine sarı bir Alman kızı bul, ama anası da olsun! İkisini de Müslüman etmeye bak. Eğer Müslüman olmazlarsa, üzülme, sen gevur ol. Anasını da bana ayarla! Babam da gevur olmaya hazır, de!” demiş.


Salif`in Ahmet (Salih`in Ahmet): Ahmet Yıldız. Ölümü:197?

Gevur (Gavur): Osmanlıca bir kelime. Arapçası kafir. İnancı olmayan ya da Müslüman olmayan, merhametsiz, insafsız anlamında.