• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam101
Toplam Ziyaret467278
Güzel Sanatlar İlgi Bekliyor



İnsanı insanlaştıran güzel sanatlar ve bilimdir. İnsan hayatta ne kadar bilgilenmiş ve ne kadar güzel sanatlarla ilgilenmişse, o oranda insani değerlere ulaşmıştır.

Musa Kâzım YALIM

Anlaşılan o ki, Türkiye'de, güzel sanatlarla ilgili değerlerin değeri, hâlâ kavranamamış durumda. Oysa Rönesans hareketi, resim sanatıyla başlamıştır. Resim sanatıyla doğaya ve onun bir parçası olan insana dönülmüştür. Bundan sonra da doğayı ve insanı araştırıp incelemeyle deneysel metoda geçilmiştir. Bilimin ve tıp biliminin, hızla gelişmesi ve bugüne ulaşması sağlanmıştır. Güzel sanatlar ve bilim, demokrasi ve hoşgörünün kaynağıdır. Güzel sanatların ve bilimin önemsenmediği toplumlarda demokrasi de olamaz. Çağdaş dünyada, demokrasiyi tam anlamıyla uygulayan toplumlar, güzel sanatlara ve deneysel metoda dayalı bilimsel bilgiye borçludur. Güzel sanatlara ve bilime dayandırılmayan demokrasi, göstermelik ve aldatıcıdır. Güzel sanatlar, bilimin, yaratıcılığın ve hümanizmin anasıdır. Güzel sanatlar, insansal duyguların dostu, içgüdüsel duyguların da düşmanıdır. İnsanı insanlaştıran güzel sanatlar ve bilimdir. İnsan hayatta ne kadar bilgilenmiş ve ne kadar güzel sanatlarla ilgilenmişse, o oranda insani değerlere ulaşmıştır. Güzel sanatlar ve resim sanatıyla ilgili olarak, dünya çapındaki büyüklerin görüşleri, güzel sanatlara ve özellikle de resim sanatına çok büyük önem vermemizi zorunlu kılıyor

Büyük sanatçı Leonardo da Vinci, eşi ve benzeri bugüne kadar daha dünyaya gelmemiş, Tanrı tarafından çok yönlü ve ayrıcalıklarla yaratılmış tek insandır. Yüce Tanrı, dünyada hiçbir öke (dâhi) için bu kadar cömert davranmamıştır.
Atatürk 'ün, resim sanatı ve güzel sanatlarla ilgili görüşleri, çağdaş Türk sanatına ve sanatçısına ışık tutacak ve sanatta gidilecek yolu gösteren köklü bir devrim niteliğindedir. Yazar İhsan Akay , Atatürk ile ilgili ''Atatürkçülüğün İlkeleri'' adlı yapıtının 166. ve 167. sayfalarında şöyle diyor:
''...Atatürk'ün, yaşamayı sever, iyimser bir insan olduğunu gördük... Yeryüzüne tutkun bir adam, resim sanatına sırt çeviremezdi. Devrim ateşi içinde resim ve heykel sanatına da ilgi duydu ve izlenmesi gereken yönleri gösterdi. Yeni Türk resmi, İslam geleneğinden uzaklaşıp Batı tarzı ile yoğrulacak, Türk'e özgü olanı renk ve çizgi halinde verme çabası güdecekti...
Yurt gerçeklerinin çizgi ve renkle de bir an önce anlatılmasının özlemini çekiyordu Atatürk. Kendi toplumsal yaşayışını Batı'daki gibi tabloya ve heykele, din geleneği yüzünden aktaramamış olan ülkemiz, Batı'ya yöneliş çağında gerçekleştirmek zorundaydı bu özlemi. Soyut sanat ve başka etkenler biraz köstekledi bu gidişi. Ama bilelim ki zamanı geldiğinde, sanatta da Atatürk'ün çizmiş olduğu yola dönülecektir.''
1 Kasım 1936'da BMM'nin açılış söylevinde yine güzel sanatlar konusuna değinir Atamız: ''Güzel sanatların her şubesi için, kamutayın göstereceği ilgi ve emek, ulusun insanlık ve uygarlık hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir. Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa tam bir hayata sahip olamaz. Sanatçı, toplumda uzun çabalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.''
Atatürk ile Leonardo da Vinci'nin güzel sanatlar ve bilimle ilgili değerlendirmeleri, büyük ve tam bir benzerlikle örtüşmektedir.
 

Musa Kâzım Yalım (Kâzım Hoca) - Hasaoğlan Köy Enstitüsü Mezunu, Emekli Öğretmen. Halen Ankara’da yaşıyor. Güzel sanatların hemen hemen her dalıyla ilgileniyor; kitap yazıyor, resim çiziyor, ud çalıyor, Cumhuriyet ve Radikal Gazeteleri’ nde misafir yazarlık yapıyor.
               


    ♣ Resimleri

 

 Portre - Musa Kâzım Yalım, Musa Kâzım Yalım tarafından Çizilmiş Bir Atatürk Portresi

 

 Resim - Musa Kâzım Yalım, Örentarla'dan Köşektaş'ın Sol Köşesine Hayali Bakış, 1955

 

 Resim - Musa Kâzım Yalım, Büngülgöz'den Sivri'ye Hayali Bakış, 70'li Yıllar

 

 Resim - Musa Kâzım Yalım, Natürmort


 
 
 



0 Yorum - Yorum Yaz
Sanat ve Sanatçı

Sanat güzelliktir. Sanat ve sanatçısına değer veren toplumlarda güzellikler ön plandadır.

Hüseyin SEYFİ

İnsan var olduğundan bu yana güzeli, iyiyi bulmak için kendince arayışlara girmiş, önce kendini düzeltmekle başlamış işe, sonra doğadaki diğer güzelliklerle buluşarak onların içine kurulmuştur.
Sanat  her şeyden önce bir güzelliktir. Sanatçı ise durmadan bu güzelliğin peşinde koşan ve onu yakalayabilen kişidir. 
           
Sanat, içimizdeki iyilerin dışa vurumudur. Bazen bir coşku, bazen bir boşalma olarak karşımıza çıkar.
          
Sanata önem veren ve bunu içinde duyan birey ve toplumlar daha barışçıldırlar.  Sanatın özü duygulardır. Duyguların kaynağı sanatçının içidir.
        
İnsanın sanat karşısındaki tepkileri ruhundaki öze göredir. Bu öz içimizdeki mayadır. Duygularımız, içimizdeki bu öz mayaya göre  yoğunlaşır ve bu yoğunlaşma sanatı doğurur. Sanat, geçmişin bir yansımasıdır.

Sanatı yapan da, alan da geçmişten esintiler içindedir. Sanatın mayası geçmiştedir. Buna  kültür de diyebiliriz.
          
Sanatın içindeki gelecek ise, bir önsezi, bir  İçe doğma veya kurgulamadır. 
Sanatın içinde bir renk, bir  gölge, bir  satır, bir köşe, bir nokta veya bütün, farkında olmasak da bizi geçmişimizle buluşturur, geçmişten bir pencere açar, belki de bilinç altımızdaki anılarımızı canlandırır. İnsan doğasının ilkelliği, özgünlüğü, çıplaklığı o pencereyi açınca, sanat karşısındaki duyduğu kıpırtı damarlarına yayılır. Tüm ruhunu saran bir hoşluk hisseder. Burada sanat yolculuğu başlar; sanatçı ve sanatsever bu yolculukta birliktedirler  ve benzer duyguları taşırlar.

Sanatseverin bizzat kendisi sanat eseri üretmeden, yani sanatçı olmadan bile sanat ruhu taşıdığından, bir resim bakarken, müzik ve şiir dinlerken, tiyatro seyrederken sanatçı ile benzer duygular içine girer. Bu duyguya sanat duygusu adı verilir.
       
Sanatçı, sanat ruhu taşımanın ötesinde bu havayı resme, söze, ritme,  gösteriye, yazıya veya estetik bir şekle, biçime dönüştürür.
      
Filozof ve bilim insanlarının bulunduğu yerlerde her zaman sanat da varolmuştur.
Sanat onları, onlar sanatı yarattıklarından; Büyük Lider Atatürk tarafından, sanat, milletlerin hayat damarları olarak gösterilmiştir.