Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret401878
Şiir Tanıtım Köşesi

Çanakkale'de Mustafa Onbaşı...

Seçkin öğretmenimiz Hüseyin Seyfi tarafından yazılmış olan bu nadide şiir, hamaset ve abartıdan uzak, savaşa karşı duyulan güçlü nefreti yansıtıyor!

kosektas.net

Bizim topçulardı
yukarı cepheden
ateş eden,

çok gecikmedi
onlar da
karşılık verdi,

akşam olunca
ortalık kararınca
toz duman arasında

bilmem bizimkiler
bilmem onlarınkiler
anlayamadık
karanlığın içinden

dedi,
arkadaşlar,

sen yaralanmişen
kan sızıyor yeninden

gördüm ki
bir kolum
tam dirseğimden
...

eh
dedim,
ben
de
yaralanmişem

baktım,
yere düşen
elim,
toprak sıkıyor,
belki de
öfkesinden

Hüseyin Seyfi

 


Musa Kâzım Yalım (Kâzım Hoca) - Hasaoğlan Köy Enstitüsü Mezunu, Emekli Öğretmen. Halen Ankara’da yaşıyor. Güzel sanatların hemen hemen her dalıyla ilgileniyor; kitap yazıyor, resim çiziyor, ud çalıyor, Cumhuriyet ve Radikal Gazeteleri’ nde misafir yazarlık yapıyor.
               


    ♣ Resimleri

 

 Portre - Musa Kâzım Yalım, Musa Kâzım Yalım tarafından Çizilmiş Bir Atatürk Portresi

 

 Resim - Musa Kâzım Yalım, Örentarla'dan Köşektaş'ın Sol Köşesine Hayali Bakış, 1955

 

 Resim - Musa Kâzım Yalım, Büngülgöz'den Sivri'ye Hayali Bakış, 70'li Yıllar

 

 Resim - Musa Kâzım Yalım, Natürmort


 
 
 



0 Yorum - Yorum Yaz
Kitap Tanıtım Köşesi

Carlos Maria Dominguez'den

“Kağıt Ev”

'Bir gün bir kitap okudum ve...'

Kitap düşkünü herkes, kitapların bir süre sonra sorun çıkarmaya başladığını bilir. En basitinden, tozlanmalarından tutun, bir süre sonra kitaplıkta yeni kitap koyacak yer bulamamaya kadar bir sürü sorun yaratırlar. 

Okurların kitaplara karşı tutumu da kişiden kişiye değişir. Kimi okurken satırların altını çizer, sayfaların üzerine bir sürü not alır, kimi altı çizilmiş satırlar görünce dehşete kapılır. Kimi okur, kitabı birilerine ödünç vermek istemez, kimi ödünç verdiği kitaba ismini yazıp kime verdiğini bir kenara not alır, kimi ise okuduğu kitabı kitaplığına bile koymaz, hemen birilerine verir.

Kitaplara dair aklımızı kurcalayanları yazmaya kalksak çok şey yazabiliriz. Kağıt Ev ise kitapların yaratabileceği sorunların en büyüğünden başlıyor: Bluma Lennon, Emily Dickinson’ın Şiirler’ini okurken, bir arabanın altında kalıyor. Temsili bir okumayla, Bluma, bir Dickinson şiiri yüzünden, kitap, edebiyat, metin yüzünden hayatını kaybediyor. Kitapların insan hayatını değiştirdiğini herkes bilir: Siddhartha okuyup Hinduizm’e merak salan birilerini tanımışızdır, yollara düşme isteği duymadan Jack Kerouac okumanın zor olduğunu biliriz, belki yel değirmenleriyle savaşmamışızdır ama Don Quijote’den hepimiz bir şeyler öğrenmişizdir. Kitaplar insanın hayatını değiştirme gücüne sahiptir, kimi zaman tek bir cümle o gün almak zorunda olduğumuz hayati bir kararı etkiler, kimi zaman bir kitap, hayatımızı değiştirir. Fakat bu sefer durum biraz daha farklı. Daha somut, karşı çıkılamayacak kadar sonuçları ortada bir durumla karşı karşıyayız: “Bluma, onu hayattan alıp götürecek olanın yine bu olacağını bilmeden hayatını edebiyata adamış” bir akademisyendir. Bu kelama karşı çıkıp onu bir şiirin değil, bir arabanın öldürdüğü söylense de, “hiçbir şey temsilin dışında vuku bulmaz” diyerek tartışmanın temsili cazibesine kapılanlar da vardır.

KİTAPLARA VE OKUMAYA DAİR BİR YOLCULUK

Kağıt Ev, Bluma’nın ölümüyle başlayan, metne, kitaplara, okuma alışkanlıklarına dair bir kitap. Bluma’nın yaşamını yitirmesinin ardından masasındaki bir zarfta bulunan, üzeri çimento ve kir tabakası kaplı bir kitap üzerinden, kitapların insan hayatına etkisi üzerine ikinci bir hikâyeye, bir kitap düşkününün, bir bibliyofilin hayatının derinliklerine dalarız: Carlos Brauer’in hayatına.

1955 doğumlu Arjantinli yazar Carlos Maria Dominguez, ortaya koyduğu gizemli, üstü çimento kaplı bir kitap üzerinden, bizleri okuma alışkanlıkları ve kitaplar üzerine bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın ilk bölümü, bizleri gizemli bir kitabın peşinde maceralı bir yolculuğa çıkaracağı izlenimi verse de kitabın peşindeki yolculuk, bir kitap üzerinden başlayan, kitaplara ve okumaya dair bir yolculuk.

Bu yolculukta, çimento kaplı kitabın ardında neler yattığına dair merakımız kitap boyunca devam ediyor ve okuma alışkanlıklarına dair birçok şey öğreniyor, okur olarak bizim bile fark etmediğimiz şeyleri, kitabı okurken fark ediyoruz. Bir kütüphanenin boyutu ne kadar önemlidir ya da önemli midir, kitabın altı çizilir mi çizilmez mi, kitap okurken müzik dinlenir mi sorularını soran ve tüm bunlar dışında, edebiyata ve edebi arzulara, yazınsal her türlü maceraya dair birçok soru da sordurtan kısacık bir novella Kağıt Ev.

Yazının tümünü okumak için buraya tıklayınız.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası