• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret489533
Köşektaş Hikayeleri
 
Köşektaş ve insanını, tümdengelimle değil, almış olduğu duyumlar ve
yapmış olduğu gözlemler
sonucu yazıya yansıtarak, gösterilmek isteneni değil, varolanı göstermiş olan
seçkin öğretmenimiz
Celalettin ÖLGÜN'e
çok teşekkür ederiz!


kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Turşu - Turşu Ahmet, babası Musa Çavuş ve analığıyla iyi geçinmez, bazen kavga ederek, bazen küserek evden kaçıp gurbete çıkarmış. Gitti mi üç, beş yıl, hatta daha uzun süre gelmediği olurmuş. Bir seferinde yine uzun süre gidip geri dönmüş. Babasıyla küs olduğu için, belki araya girer barıştırırlar umuduyla, babasının oturduğu Zekere’nin odasına konuk olmuş. Aydınlatma aracı olarak kullanılan, duvarda asılı gaz lambasının tam altına oturmuş. Oda sakinleri birer ikişer gelip yerlerini almışlar. Musa Çavuş da gelip oturmuş. Biraz zaman geçtikten sonra lambanın altındaki karanlığa sinmiş kişiyi merak edip: “Şu yeğeni tanıyamadım, kim ola?” deyince, oda sakinleri hep bir ağızdan cevap vermiş: “Biraz sonra tanırsın!”

Bilgi - İlk kez 15 Mayıs 2004 tarihinde yayınlanmış, "Köy Odaları" adlı çalışmadan alınmış bir hikayedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Anasayfa

www.kosektas.net


  Türkçe ve Yunanca türkü ve şarkılarla sınırlar yıkan Glykeria & Dilek Koç
Tis Triantafillias ta Filla - Sevdalım Aman - Smyrna Minor 16

ŞAİR NEDİM UÇAR İLE ŞİİRLİ SOHBET TOPLANTISI


Canı sıkılsa şiir yazan şair, sonsuza dek yaşa!

MEZARIMA ŞAİR DİYE YAZSINLAR


21 Ekim 2010, Darmstadt/Almanya
Haber: kosektas.net

50. sanat yılı kutlamaları nedeniyle Almanya’da bulunan köşektaşlı şair Dr. Nedim Uçar, Almanya’nın Ren-Main Bölgesi’nde yaşayan köşektaşlılarla bir sohbet toplantısı gerçekleştirdi...

Darmstadt’daki Café Segafredo adlı bir lokalde, 21 Ekim 2010 Perşembe günü saat 19:00’da başlayan toplantıya eşi Emsal Uçar hanımla birlikte teşrif eden şair Dr. Nedim Uçar, kendisini kısaca tanıttıktan sonra, Türk Emniyet Teşkilatına elli yıl hizmet verdiğini, aslında 2005 yılında emekliye ayrıldığını, ancak hâlâ çalışmakta olduğunu ve bu yüzden de zaman fakiri olduğunu söyledi...

Şiirsel yönünün henüz dört yaşında iken annesi tarafından keşfedildiğini ve o günden beri şiirle uğraştığını söyleyen şair yazar Dr. Nedim Uçar, İngilizce ve başka dillere de çevrilmiş olan toplam on iki şiir kitabı, bir roman kitabı, bir hikâye kitabı ve ayrıca dört tiyatro olmak üzere, on sekiz adet eseri bulunduğunu, üç yüze yakın eserinin Türk Sanat Müziği dalında bestelendiğini, Türk Emniyetinde söylenen marşların hemen hemen tümünün kendisine ait olduğunu, şiirlerinin birçoğunun ilköğretim ders kitaplarında okutulduğunu ve gerek yurt içinde gerekse yurt dışında, yüz ellinin üzerinde edebiyat ödülüne lâyık görüldüğünü söyledi...




Çok samimi ve keyifli bir ortamda süren sohbet esnasında çok sayıda kitap imzalayıp hediye eden, çok sayıda da şiir okuyan şair yazar Dr. Nedim Uçar, köyümüz bilgisunum sayfasını yedi yıla yakın bir zamandır sürekli güncel tuttuğu, kültürümüzü ve sanatçılarımızı tanıttığı, köyümüze  ve insanına yönelik nitelikli çalışmalar yaptığı gerekçesiyle sitemizin düzenleyicisi Lütfullah Çetin’e teşekkür ederek, bir plâket takdim etti...

Yedi yıla yakın bir zamandır yürüttükleri çalışmalardan ötürü çok sayıda teşekkür ve övgü aldıklarını, ancak böylesi bir ödüle ilk defa lâyık görüldüklerini söyleyen Lütfullah Çetin, plâketi sunan şair yazar Dr. Nedim Uçar'a teşekkür ettikten sonra, bu plâketi almaktan mutluluk duyduğunu, kendisine sunulan bu pl
âketi, bilgisunum sayfamıza olan desteklerini hiçbir zaman kesmemiş olan öğretmen Celalettin Ölgün, öğretmen Hüseyin Seyfi, Dr. Salim Çelebi, öğretmen Musa Kâzım Yalım, Dr. Nedim Uçar, Özcan Antike, Necdet Cengiz Şen, öğretmen Hacı Çöl, öğretmen İbrahim Çöl, Hayati Akdemir, Cemil Gören, Menmune Şen, öğretmen Vahdettin Şen, Mehmet Özdoğan ve diğer bilgi ve belge destekçilerimiz adına aldığını söyledi...

Su gibi akıp giden dakikalar içerisinde kimi anılar kısa anekdotlar halinde anlatılarak yeniden anıldı. Toplantıya katılan yazar ve yayıncı Engin Korelli’nin „babam saydım kendimi“ adlı şiirini okumasından sonra, fotograflar çekildi, birebir sohbetler edildi. Daha sonra ise, yapılan vedalaşma töreninin hemen ardından, sohbet toplantısına son verildi...

Bu tür sohbet toplantılarının insanın bir ömür boyu süren öğrenme sürecine önemli ölçüde katkı  yapacağı tartışma götürmez bir gerçektir. Toplantıya teşrif etmiş olan şair yazar Dr. Nedim Uçar'a, eşine ve tüm köylülerimize teşekkür ederiz! kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası, 22. Ekim 2010, Cuma.

 



HTML kodları ve yazılım dahil olmak üzere, bu sitede bulunan hiçbir malzeme kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz. Telif ve mülkiyet hakları saklı kalmak koşuluyla ve kaynak gösterilerek, bu sitede bulunan fotograf, resim, bilgi ve belgelerden yararlanılabilir!
kosektas.net
Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası
  
 

Ağ: www.kosektas.net|İletişim: kosektas@kosektas.com|Güncelleme: 18 Ekim 2017

Araştırma sonucundan önce yalanı biraz açıklamak gerekiyor; Yalan kısaca, bilgi amacıyla davranışta bulunan veya konuşan kişinin, o bilginin yanlış olduğunu bilerek vermesi , aldatma niyet.. Yalan kısaca, bilgi amacıyla davranışta bulunan veya konuşan kişinin, o bilginin yanlış olduğunu bilerek vermesi , aldatma niyetini taşıması. Yalan temelde insanların yanlış yönlenmesine yol açtığından başkalarına zarar verebiliyor. Yalan insan üzerinde gittikçe alışkanlık yapıyor ve onu toplum nazarında itibarsızlaştırıyor. Yalan, insanlar arası güveni zedeliyor.
02.10.2012
Antika merakımdan, kilim - halı koleksiyonculuğumdan olacak belki de, eski belgeler, yazılar hoşuma gidiyor. Eski dergiler, gazeteler, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yazılan basılan dergiler, kitaplar, yakın tarihimizde önemli olayları veren gazete kupürleri. Onlardan birer cümle, birer paragraf okumak beni dinlendiriyor Geçen yıl içinde, doksan yaşın üzerinde, emekli öğretmenlerimizden Abdullah Sağlık ile görüştüm, konuyu ben açmadan elinde ciltli eski bir dergi getirdi, “Yeni Adam” isimli bir dergi. İsmail Hakkı Baltacıoğlu. Kırklı yılların başlarında çıkan bir dergi. “Al bu sana hediyem olsun” dedi. Fiyatı 10 kuruş, “Aradığım şey bazen ayağıma geliyor,” diye mutlu oldum.
11.05.2012
Aliağa (Ali YILMAZ) köyümüzde, Samcak Ali veya Cebic’in Ali adlarıyla bilinir. Hazırcevap, lafını sözünü esirgemeyen, kimi zaman küfür bile etmekten çekinmeyen yönaa, tök birisidir. Köylüler onu kızdırıp sevmediklerine; hatta kendilerine bile sövdürüp söyletirlerdi. Onun bu sözleri, küfürleri kimseye dokunmazdı. Gençlik yıllarının hızlı geçtiği, Avanos inlerinde kadın oynatma alemlerine katıldığı anlatılır. Aliağa’nın konukseverliği de meşhurdur. Odasına oturmaya gelenlere her akşam kendi eliyle yaptığı kahveden ikram eder, yolda kalanları, çerçileri, dilencileri odasında ağırlardı.
30.03.2012


Kitap Tanıtım Köşesi

Elia ile Yolculuk
Zülfü Livaneli

Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya “Anadolu gülüşü” dediği yetenekle ikna ederdi.

Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı “işbirlikçi” etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin dizlerine koşan bir çocuk gibi, memleketi Kayseri’nin yollarına düştü. Kaderini bilen ama ölmeden önce ona karşı mücadele eden bir Yunan trajedi kahramanı gibi.

Kadim Anadolu, bambaşka ilkelere sahip, farklı deneyimler yaşamış iki insanı, Zülfü Livaneli ve Elia Kazan’ı belki de tek ortak yolculuklarına çıkarmayı başardı.

Livaneli’nin büyülü satırlarından okuyacağımız bu sıra dışı yolculuğu, M.K. Perker’in muhteşem çizgileriyle izleyeceğiz.

Elia ile Yolculuk, Zülfü Livaneli

ISBN: 6059670616