• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam274
Toplam Ziyaret923205
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 7. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 7. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 7. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net!

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

28 Kasım 2014, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 7 - Şiirlerde Atatürk

Sınıflarımızda Atatürk’ümüzün resmi, ders kitaplarımızda da Atatürk’le ilgili şiirler vardı. Bizler, bambaşka bir Atatürk sevdalısı olarak yetiştirildik. Köy Enstitüsü mezunu öğretmenlerimiz vardı çünkü. Varlık nedenimizi ve Laik Cumhuriyeti, Atatürk’e borçluyduk. Hâlâ da borçluyuz. Bizim nesil Atatürk’ü ve Atatürk sevgisini öylesine içselleştirdi ki, hiçbir güç onu söküp atamaz, değiştiremez.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Çizen: Musa Kâzım YALIM

İsmet İNÖNÜ

Çizen: İbrahim ÇALLI

 

İstanbul Eğitim Enstitüsünden hocam Behçet Necatigil’in (derslerime girmedi) “Resim” adlı şiiri sınıfımızın duvarını süsler, her gün okurduk.

RESİM

Her gün, 
Enginlerden engin 
Yücelerden yüce 
Bir duygu sarar bizi 
Bu sınıfa girince. 


Kürsünün üstünde bir resim: 
Gözleri denizlerden mavi, 
Bakışları güneşlerden sıcak 
Dört mevsim. 

Öğretmenimizin kürsüde 
Verdiği dersi, 
Dinler bizimle birlikte 
Atatürk'ün resmi. 

Hatice Altın isimli 14-15 yaşlarında bir öğrencinin, Atatürk’ün vefatından sonra yazmış olduğu "olmasaydı" adlı şiir, içimizden geçenleri dillendiriyordu. Gür sesimizle, içtenliğimizle ve gözyaşlarımızla okuyorduk her 10 Kasım anma etkinliklerinde. Yazan bir çocuktu ve en iyi çocuklar bilirdi; birbirlerinin duygu ve düşüncelerini. Bir çocuğun duygu ve düşüncesiyle, şayet Atatürk olmasaydı; beraberinde nelerin de olamayacağı haykırılıyordu pırıl pırıl duygularla.

OLMASAYDI

Güneşimiz doğmazdı
Atatürk olmasaydı;
Yurtta bahar olmazdı
Atatürk olmasaydı.

Çiçekler deremezdik
Sevince eremezdik;
Bugünü göremezdik
Atatürk olmasaydı.

Coşamaz taşamazdık
Dik yarlar aşamazdık;
Bugünü yaşamazdık
Atatürk olmasaydı.

Düşmana salamazdık
İntikam alamazdık;
Egemen kalamazdık
Atatürk olmasaydı.

Fabrika açamazdık
Geceden kaçamazdık;
Işıklar saçamazdık
Atatürk olmasaydı.

Kaybettik yazık, yazık,
Biz onu kalbe kazdık;
Teselli bulamazdık
İnönü olmasaydı.

Ulu Önderimiz vefat etmişti, acımız çok büyüktü. Tesellimiz, silah arkadaşı İnönü'nün, eşsiz kahramanımızın yerini almasıydı.

Akıl ve mantıktan yoksun bazı insanlar(!) Atatürk’ün “Diktatör” olduğunu bile söyleyebilme cesaretini gösteriyorlar! Dönemleri, kendi koşulları içerisinde değerlendirmek gerekir. 1920’li, 1930’lu, 1940’lı yıllar; Hitler, Mussoloni, Franco, Stalin… gibi diktatörlerin yaşadığı yıllar. Sormak gerekir: Halife olmayı reddeden, Cumhuriyeti kuran ve çok partili sisteme geçebilmek için fırsat kollayan bir lider; diktatör olabilir mi?

Ümmetten Millet, kuldan yurttaş yaratan dev bir projedir Cumhuriyet. Yönü batıdır, batı uygarlığı: Üreten, özgürce düşünen, örgütlenen, eşit bireylerin oluşturduğu bir toplum. Günümüzde Cumhuriyetin “Demokrasi” ayağının, yeterince geliştiğini söyleyebilmek mümkün değil. Fakat biliyor ve inanıyoruz ki, yurttaşlık bilinci arttıkça, taşlar yerine oturacaktır.



Yorumlar - Yorum Yaz
Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası