Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret551626
Resim Tanıtım Köşesi

Özgür YALIM - Savaş I - 150x120 - Tuval Üzerine Akrilik***


Köşektaşlı resim sanatçısı Özgür Yalım'ın çizmiş olduğu Savaş I adlı bu başyapıt, sanatçının savaşa karşı duyduğu güçlü nefreti yansıtır!

kosektas.net
Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası


***Akrilik boya, yağlı boya kıvamında, suluboya parlaklığında su bazlı bir boya türüdür. Yapısındaki esnek pigmentler sayesinde dış etkenlere yağlı boyadan daha dayanıklıdır. Tuval üzerinde çatlama yapmadığı için ressamlar tarafından tercih edilmektedir. Kokusuz ve çabuk kuruyan bir yapıya sahiptir. Renk alternatifleri ve tonlamalar elde etmek için beyaz renk tercih edilebilir veya suyla da inceltilebilir. Kullanım alanı resim sanatıyla sınırlı olmayıp dekorasyon ve çeşitli boyamalarda da kullanılabilir. Akrilik boya kuru iken su ile temizlenebilir. Vikipedi

Hastamın Öğretmeni - 18 - Medyada İlk Kez ve Yorumsuz

Hastamın Öğretmeni

Köyümüz sayfasının böylesi bir yazı dizisine ev sahipliği yapıyor olması bizi haddinden fazla sevindiriyor!

Bilgisunum sayfamızın her yeni güncellemede bir öncekinden daha zengin bir içerik kazanmasında büyük pay sahibi olan seçkin şairimize yüreğimizin derinliklerinden teşekkürler sunuyoruz! kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

18 -MEDYADA İLK KEZ VE YORUMSUZ


Bu diziyi hazırlarken; Ece Ayhan, M. Şeref Özsoy, Ayten Aygen, Miyase İlknur, Münevver Oğan ve Nuray Altıntaş, Hakkı Devrim, Pınar Çelik, Mehmet Barlas ve Semra Çelebinin; röportaj, yazı ve notlarından ve Öküz Dergisinden yararlandım; teşekkür ediyorum.Çapa Öğretmen Okuluyla ilgili olarak yazdığı tüm anılarını ve biriktirdiği notları evlenir evlenmez yakmak isteyen ve çoğunu yakan Ferihan Hanımdan geriye; anlattıkları, bir şiir defteri ve iki adet de not kalıyor. Bunları da yangından eşi Hamit Arcan kurtarmış. Öğretmeni Nahit Hanımdan, öğrencisi Ferihan Hanıma yazılmış olan bu notları, yorumsuz olarak, yazıldığı gibi aktarıyorum. (Notların aslı bendedir. S.Ç.) 


NOT-1

İnanç ve duyguların yeri yürektir. Bunlar bazen “kelime” kılığına bürünerek ortaya çıkarlar. Fakat o zaman olduklarından başka türlüdürler. Yani duygular sözle ifade edildikçe azıcık bozulur, değişir, duygu halinde kaldıkça da güzelleşir!.. Fakat sorarım sana, duyguların ifadesi yalnız kelime ile mi olur? Onları belli eden başka çareler yok mudur? Elverir ki insanı anlamasını bilesin.Ben bugüne kadar elimden geldiği kadar “belli etmemeğe” gayret ettim ama… artık yoruldum… Şunun şurasında 2 ay kaldı… Onlar da imtihan patırtısıyla bir hamlede geçer gider!...İşte Ferihan kızım. Çocuklarım (3B) imtihan olurken ben de aklımdan geçenleri yazdım.  

Biraz daha, şu “Fütürist” şairler, Orhan Veliler gibi yazacağım. Daha doğrusu yazdıklarım o şiirlere dönecek.

21.3.1945


 

NOT-2

27.V.1945

Pazar nöbeti

Süslü kızım,

Arkadaşınla gönderdiğin şu rengarenk defterine ben de mi hatıra yazayım Ferihan? Sanki yazmasam ne olacak? Hiç mi hatırlamayacaksın? Belki bazı hocaların kadar derin bir tesirim olmadı üzerinde. Fakat Çapa günlerine karıştığıma, hatıraları beraber yaşadığımıza inanıyorum. Hiç olmazsa bu günler hayatında iyi tesir bırakmıştır. Her zaman mesut ve başarılı yaşamanı candan dilerim. NOT: Yazının altında bir imza, üst sol tarafında ise Nahit Hanımın gençlik yıllarına ait bir fotoğraf bulunmaktadır. (SON. YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN.)  



 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Kitap Tanıtım Köşesi

SANMA Kİ YALNIZSIN
Elif Şafak

Sana kelimelerden kaleler yaptım. Hendekli, balkonlu, eflatun bayraklı, girişi saklı kocaman kaleler. Bir odasında bıraktım yüreğimi. Merasimsiz, habersiz, tantanasız ve beklentisiz usulca düşürüverdim elimden, olur da bulursan belki sevinirsin diye, öylesine. 

Sana harflerden sarmaşıklar ördüm; geceleri gözlerini kapadığında, uyku ile uyanıklık arası o tekinsiz aralıkta durduğunda, cinlerin meşveret alanında yapayalnız kaldığında koklarsın belki, hatırlarsın diye.

Sana alfabeden kaftan diktim; azametle giyesin ve hiç üşümeyesin diye, kalın kadifeden, sırma ipliklerle. İşledim üzerine isminin baş harflerini, sessiz ve derinden, kimse bilmeden, sadece Yaradan'ın duyduğu bir yemin gibi.

Sana noktalardan güller, virgüllerden bülbüller, ünlemlerden yaylalar, noktalı virgüllerden dağlar ve ovalar yaptım. Her bir imla işaretini özenle ekledim isminin büyüsüne. Çünkü sevmek, yeni bir dil inşa etmek demek. İki kişilik bir dil. Çünkü aşkın olduğu yerde muhakkak kelam vardır, sessizlik değil.

ISBN: 978 605 019 5146 2