Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam96
Toplam Ziyaret931833
Hippiler ve Yippiler

Yol kenarında çiçek satan genç bir Hippi kız l Oklahoma l ABD l 1973

“Hippi” kelimesi, İngilizce’de “güncel olan”, “modaya uygun” anlamına gelen “hip” kelimesinden türetilmiş. 1950'lerde San Francisco, Los Angeles ve New York gibi metropollerdeki bohem sanatçıları temsil eden, onlara ilham veren “Allen Ginsberg”, “Jack Kerouac” gibi, sıradan anlatı değerlerini, alışılmış yaşam tarzlarını reddeden, geleneklere karşı duran, özgürlükçü düşünce ve ifade tarzını benimseyen entelektüel kimseler, Hippi diye adlandırılmış. 

Hippi terimi daha sonra, büyük ölçüde, o dönem, “San Francisco Chronicle” adlı bir gazetede köşe yazarlığı yapan “Herb Caen”in, köşe yazılarında Hippilere ve yaşam tarzlarına sık yer vermesi sayesinde, 1967 yılından itibaren, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve İngiltere de dahil olmak üzere, diğer tüm ülkelere yayılmış.

Hippi hareketi kısmen, ABD'nin Vietnam Savaşı'na katılmasına ve savaş boyunca işkence, tecavüz ve toplu infaz gibi sayısı belirsiz savaş suçu işlemiş olmasına muhalefet olarak ortaya çıkmış olsa da, “Hippiler”, "Yippiler" olarak bilinen aktivist yandaşlarının aksine, siyasetle pek meşgul olmamışlar, bir küstahlık olarak gördükleri hayatı istedikleri şekilde yaşamayı tercih etmişler.

“Yippiler” (Yippies) olarak adlandırılan “Uluslararası Gençlik Partisi” (YIP), Amerikan gençliği odaklı, savaş karşıtı, radikal ve devrimci bir hareket olarak, 31 Aralık 1967'de kurulmuş. Anti otoriter bir gençlik hareketi olan Yippiler, 1968'de bir domuzu ("Ölümsüz Pigasus") Amerika Birleşik Devletleri Başkanı adayı olarak göstererek, sosyal statükoyla alay etmişler.

‘Yippie'lerin bir akıma üyeliği ya da hiyerarşisi olmamış. Hareket, 31 Aralık 1967'de, New York'taki bir apartman dairesinde yapılan bir toplantıda Abbie Hoffman, Jerry Rubin, Nancy Kurshan ve Paul Krassner adlı aktivistler tarafından kurulmuş. Kendi anlatımına göre Yippi ismini, Hippi isminden esinlenerek olsa gerek, Paul Krassner icat etmiş. Neden Yippi? diye soranlara; Basın 'Hippi'yi yaratır da, biz 'Yippi’yi yaratamaz mıyız?" demiş.

Bilgi: Hippiler ve Yippiler, Encyclopedia Britannica’dan edinilmiş bilgiler ışığında yazılmış bir tanımlamadır!


kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 42. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 42. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 42. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

29 Ocak 2016, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 42 - Ölüm ve Yaşamın Sınırı

Artık bizleri leyleklerin getirmediğini hepimiz öğrendik. Yaşasın bilim, yaşasın iletişim... Sonumuzun ne olacağı ise belli: ölüm, fakat daha sonrası net değil, meçhul. Ölüm deneyimi yaşamış insanların (Hastane koşullarında, duran kalbi yeniden çalıştırılarak hayata döndürülen insanların) anlatımlarıyla tahminde bulunmaya çalışıyoruz; ölümden sonrası için...

Konu metafizik her yönüyle, fakat hayatın yadsınamayan gerçeklerinden de biri...

Ölüm ve yaşam arasındaki sınırda; bu dünyadaki ve ölümden sonraki yaşamlar içiçe geçmiştir şiirde. Ölmediğini düşünen (ölümü yadsıyan) Nazım, öldüğünü bildiği insanlarla karşılaşınca şaşırır, dehşete düşer. Karşısındakilerin ölüm anlarını tek tek anlatır, yüzlerine söyler; fakat kendisinin de ölmüş olabileceği gerçeğini dışlar, düşünmek dahi istemez.

Türü ne olursa olsun, Dünyadaki tüm canlıların hayatı ölümle son bulmaktadır. Bu çıkarsamadan hareketle, "Ölüm adildir, aynı haşmetle vurur şahı, fakiri." diyen Acem şairine, Nazım'ın verdiği yanıt müthiştir: "Ölümün adil olması için; hayatın adil olması lazım."

ÖLÜME DAİR

Buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
Biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
Ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
Buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.

Neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
Osman oğlu Hâşim.
Ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
İstanbul limanında
             kömür yüklerken bir İngiliz şilebine,
                                       kömür küfesiyle beraber
                                                     ambarın dibine...

Şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
                                             simsiyah başınızı.
Kim bilir nasıl yanmıştır canınız...

Ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz...

Yayalar-köylü Yakup,
                          iki gözüm,
                                         merhaba.
Siz de ölmediniz miydi?
Çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?
Demek ölmemişsiniz?

Ya siz?
Muharrir Ahmet Cemil?
Gözlerimle gördüm
                            tabutunuzun
                                           toprağa indiğini.

Hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.
Onu bırakın Ahmet Cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
                        rakı şişesi değil.
Günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
                                  ne kadar çok içerdiniz...

Ben sizi ölmüş zannediyordum.
Başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz...

Bir eski Acem şairi :
«Ölüm âdildir» - diyor,-
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»

Hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
Hiç duymadınız mıydı kardeşim,
          herhangi bir şahın bir gemi ambarında
                                        bir kömür küfesiyle öldüğünü?...


Bir eski Acem şairi :
«Ölüm âdildir» - diyor.
Yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
Yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
Fakat bekleyin, bitsin sözüm.

Bir eski Acem şairi :
«Ölüm âdil...»
Şişeyi bırakın Ahmet Cemil.
Boşuna hiddet ediyorsunuz.
Biliyorum,
ölümün âdil olmas
ı için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...

Bir eski Acem şairi...
Dostlar beni b
ırakıp,
dostlar, böyle hışımla
                          nereye gidiyorsunuz?

Z Kuşağı Protestoları

Z Kuşağı (Gen Z) ve Protestoları

Z Kuşağı (Generation Z), genel kabul gören sınıflandırmaya göre 1997 ile 2012 yılları arasında doğan bireyleri kapsamaktadır. İnternetin, akıllı telefonların ve sosyal medyanın gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline geldiği bir dönemde yetişmiş olmaları nedeniyle bu kuşak sıklıkla “dijital yerliler” olarak tanımlanmaktadır.¹

Son yıllarda dünya genelinde ortaya çıkan gençlik hareketleri, Z Kuşağı'nın ekonomik, toplumsal ve siyasal taleplerini daha görünür hâle getirmiştir. Bu hareketler, literatürde ve kamuoyu tartışmalarında yaygın biçimde “Gen Z Protestoları” olarak adlandırılmaktadır.²

Z Kuşağının Temel Özellikleri

Z Kuşağı, dijital teknolojilerin hızla geliştiği ve küresel iletişimin yaygınlaştığı bir dönemde yetişmiştir. Bu durum, kuşağın bilgiye erişim biçimlerini, toplumsal olaylara yaklaşımını ve siyasal farkındalığını önemli ölçüde etkilemiştir. Günümüzde Z Kuşağı bireyleri; çevresel sürdürülebilirlik, toplumsal adalet, insan hakları ve ruh sağlığı gibi konulara yüksek düzeyde duyarlılık göstermektedir.³

Bunun yanı sıra, geleneksel siyasal kurumlara ve yerleşik otorite yapılarına daha eleştirel yaklaşmaları, bu kuşağın ayırt edici özelliklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Gençler, yaşamlarını etkileyen kararların alınma süreçlerinde daha fazla temsil edilmek ve daha etkin rol oynamak istemektedirler.⁴

Gen Z Protestolarının Ortaya Çıkışı

Gen Z protestoları, özellikle 2020’li yıllardan itibaren çeşitli ülkelerde belirginleşen ve büyük ölçüde gençlerin öncülük ettiği toplumsal hareketlerdir. Her ne kadar protestoların ortaya çıkış nedenleri ülkeden ülkeye farklılık gösterse de bu hareketlerin ortak özelliği, gençlerin mevcut ekonomik ve siyasi düzen karşısındaki memnuniyetsizliklerini kamusal alanda görünür kılmalarıdır.²

Bu memnuniyetsizliğin temelinde, birçok gencin geleceğe ilişkin beklentileri ile mevcut yaşam koşulları arasındaki uyumsuzluk yer almaktadır. Eğitim düzeyinin yükselmesine rağmen ekonomik güvencenin azalması, konut edinmenin zorlaşması ve sosyal hareketlilik imkânlarının sınırlanması, gençler arasında yaygın bir hayal kırıklığı yaratmaktadır.¹

Protestoların Başlıca Nedenleri

Gen Z protestolarının ortaya çıkmasına yol açan temel etkenler arasında yükselen yaşam maliyetleri, konut krizleri, genç işsizliği, gelir eşitsizliği, yolsuzluk, kayırmacılık, siyasal temsil eksikliği ve geleceğe yönelik belirsizlikler bulunmaktadır.⁴

Bu sorunların yoğunluğu ülkeden ülkeye değişse de protestoların merkezinde ortak bir talep bulunmaktadır: daha adil, daha şeffaf ve daha kapsayıcı bir toplumsal düzen. Gençler yalnızca ekonomik koşulların iyileştirilmesini değil, aynı zamanda yönetime katılım olanaklarının artırılmasını ve kamusal kaynakların daha hakkaniyetli dağıtılmasını da talep etmektedirler.⁴

Gen Z Protestolarının Özellikleri

Gen Z protestolarını önceki kuşakların hareketlerinden ayıran en önemli unsur, dijital iletişim teknolojilerinin etkin biçimde kullanılmasıdır. Sosyal medya platformları, protestoların örgütlenmesinde, bilgi paylaşımında ve uluslararası dayanışma ağlarının oluşturulmasında merkezi bir rol oynamaktadır.³

Bu hareketler çoğu zaman merkezi bir liderlik yapısına sahip değildir. Bunun yerine yatay örgütlenme modelleri tercih edilmekte, bireyler dijital ağlar aracılığıyla hızlı biçimde mobilize olabilmektedir. Aynı zamanda bir ülkede ortaya çıkan protesto biçimleri ve söylemleri, diğer ülkelerdeki gençlik hareketlerini de etkileyebilmektedir.⁴

Protestoların Görüldüğü Ülkeler

Gen Z protestoları, son yıllarda farklı kıtalarda ve farklı siyasal sistemlerde gözlemlenmiştir. Özellikle Sri Lanka, Bangladeş, Nepal, Kenya, Fransa, Almanya, İtalya, Fas, Madagaskar ve Sırbistan'daki gençlik hareketleri uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.²

Bazı ülkelerde söz konusu hareketler hükümet değişiklikleri veya reform süreçleri üzerinde etkili olmuş, bazı ülkelerde ise gençlerin taleplerinin siyasal gündemde daha fazla yer bulmasına katkı sağlamıştır.¹

Sonuç

Gen Z protestoları, yalnızca ekonomik memnuniyetsizliklerin dışavurumu olarak değerlendirilmemelidir. Bu hareketler aynı zamanda gençlerin siyasal katılım, sosyal adalet, hesap verebilirlik ve demokratik temsil taleplerinin bir yansımasıdır. Küreselleşmiş ve dijitalleşmiş bir dünyada yetişen bu kuşak, kendi geleceğini şekillendiren süreçlerde daha etkin rol almak istemektedir. Bu nedenle Gen Z protestoları, günümüz gençliğinin toplumsal ve siyasal dönüşüm taleplerinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirilebilir.⁵

Dipnotlar

¹ Katie Angell, "Generation Z Protests," Encyclopaedia Britannica, 23 Ekim 2026. 

² "Gen Z Protests," Wikipedia, erişim 2 Kasım 2026. 

³ "Gen-Z-Proteste," Wikipedia (Almanca), erişim 2 Kasım 2026. 

⁴ Subhanjana Das, "How Gen Z Movements Around the Globe Shared Tactics and Challenges," Waging Nonviolence, 9 Ocak 2026. 

⁵ Rüdiger Maas, "Gen Z Proteste 2026: Was Deutschland daraus lernen kann," Institut für Generationenforschung, 2026.