• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam145
Toplam Ziyaret923076
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 41. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 41. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 41. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

22 Ocak 2016, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 41 - Ceviz Ağacı

Evimiz, aşağı yukarı Köşektaş’ımızın ortasındaydı. Köyümüzün tam karşısında, 1 - 1,5 km. uzaklıkta bağlarımız vardı. Yazın gelmesiyle birlikte canlanan kayısı ağaçları, köyümüzle Aşağı Barak köyü arasında, yemyeşil bir ormanlık alan oluştururdu adeta.

Baharla birlikte ağaçlar ve kütükler budanır, kütüklerin gözleri açılır, bağ bellenir, kütüklerin gözleri doldurulur… Yaz geldiğinde, yerden üzüm, ağaçlardan kayısı fışkırırdı…

Köyümüzden (1 - 1,5 km. uzaktan) bağlar seyredildiğinde, bağların tam ortasında, (Önlerde ve Sivri'ye giden yolun sol tarafında) daha irice ve daha koyu yapraklarıyla diğerlerinden ayrılabilen bir ağaç göze çarpardı. Onun ceviz ağacı olduğunu söylerdi arkadaşlarımız. Kimin olduğunu bilmiyorum, yakından da görmüşlüğüm yok.

1000 yıl yaşayan ceviz ağaçları varmış! Yanlış okumadınız. Tam 10 asır!

Ceviz ağacının altında uyunmazmış! (Ceviz ağaçları hidrojen sülfür ‘H2S’ gazı salgılamakta. Bu gaz havadan daha ağır olduğu için, toprağa yakın olan yerlere inmekte ve solunduğunda hafif sersemlik olgusu yaratmakta.)

Ceviz ağacı, yapraklarıyla; delmeye devam ettiğimiz ozon tabakasını onarmakta. (Ozon tabakası dünyamızı, Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından koruyarak, hayatın varlığını ve devamını sağlamakta.)

İlginç desenleri vardır ceviz ağacı kerestesinin. Bu nedenle de ceviz ağacının; çevresindeki canlıların ve önemli olayların fotografını çektiği söylenir.

Sanayi ağacıdır ceviz: Kesilmesi yasaktır, izine tabidir. (Zeytin ağacı da sanayi ağacıdır; fakat Ege Sahillerinde kesip kesip yazlık villalar yapmaktayız: Haberiniz ola.)

Nâzım hapiste olmadığı zamanlarda, yani dışardayken, polislerce hep izlenmiş, izlettirilmiştir. Bir keresinde, arkadaşlarıyla sürekli buluştuğu kahveye gider; selam verir, bir sandalye çekerek oturur ve otururken de biricik fötr şapkasını başından çıkarıp masaya atar. Aynı anda, kahvenin uzak bir köşesinde oturan tanımadığı bir kişi de başından çıkardığı fötr şapkasını kendi oturduğu masaya atmıştır. Bu durumu fark eden polis, “Bunlar, fötr şapkalarını başlarından çıkarıp masaya atarak iletişim kuruyorlar!” düşüncesiyle, durumu üstlerine bildirir ve bu durum mahkemede, Nazım’ın aleyhine kanıt olarak kullanılır.

Nâzım aşağıdaki şiirinde hem bize, hem de kendisini gölgesi gibi takip eden polise sitem etmektedir. Çevremizdeki güzellikleri fark edemeyen bizlere! Doğadaki güzellikleri fark edemeyen bizler; önce kendimizin, sonra da diğer bireylerin ve yapılanların farkında olamıyoruz. Bu farkına varamama olgusu; iyi, kötü, güzel, doğru, yalancı… gibi sıfatlarda ortak payda oluşturmamızı engelliyor: Aynı doğrularda buluşamıyoruz. Israr ve inatla, doğru olmayanı savunmak zorunda kalıyoruz. Oysaki ne yaparsak yapalım; “kare” nin 4 kenarı ve 4 köşesi vardır ve tüm açıları 90 derecedir.

CEVİZ AĞACI

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.

Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u,
yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. 


Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası