Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam39
Toplam Ziyaret537642
Köşektaş Albümü
Köşektaş'ın Sol Köşesi

Köşektaş ve çevresi,

Açık hava müzesi,
Dilden dile dolaşır,
Özgündür efsanesi.

Bölgesinin en yeşil ve en güzel köyü Köşektaş ve yöresinden görüntüler.

Mayıs 2007

Necdet Cengiz Şen

Necdet Cengiz Şen'in Mayıs 2007'de çekmiş olduğu Köşektaş fotografları.

Bu güzel fotografları bize göndererek Köşektaş'tan ayrı kalmış olmanın vermiş olduğu hasret ile yanıp tutuşan gönüllerin hasretlerini bir nebze olsun gideren Necdet Cengiz Şen'e çok teşekkür ederiz!

kosektas.net

Şiirlerle Şenlendik - 34. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 34. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 34. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

6 Kasım 2015, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 34 - Türk Halkı Bağışlasın Bizi

Kuvayı Milliye Destanını üç ilde yazmıştır Nâzım: 1939 İstanbul Tevkifhanesi, 1940 Çankırı Hapishanesi ve 1941 Bursa Hapishanesi.

Yiğit bir insan, devrimci bir şairdir Nâzım. Oldukça da alçak gönüllüdür. Yazdığı bu eşsiz destanın sonunda, yazdıklarının, ulusal kurtuluş savaşını yeterince anlatamadığını ileri sürerek; bağışlanmasını diler Türk Halkından.

Kuvayı Milliye Destanının bu son kısmını ne zaman okusam, ağlamamak için zor tutarım kendimi. “Bu ülke için, bu halk için ben ne yaptım?” sorusunu  kendi kendime sorar; bir yandan Deli Erzurumlu'nun akıbetine üzülürken, bir yandan da Nâzımın bu içtenlikli mütevazılığı karşısında dehşete düşerim...

"KUVAYI MİLLİYE"DEN

Solda, ilerdeydi Ali Onbaşı.
Kan içindeydi yüzü gözü.
Bir süvari takımı geçti yanından dörtnala.
Kaçanı kovalamıyordu yalnız
                      ulaşmak da istiyordu bir yerlere
ve sadece kahretmiyor
                      yaratıyordu da.
Ve kılıçların,
                  nalların,
                             ellerin
                                      ve gözlerin pırıltısı
                ardarda çakan aydınlık bir bütündü.
Ali Onbaşı bir şimşek hızıyla düşündü
ve şu türküyü duydu :
        «Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
          Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
                                      bu memleket bizim.

      Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
      ve ipek bir halıya benziyen toprak,
                             bu cehennem, bu cennet bizim.

      Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
      yok edin insanın insana kulluğunu,
                                 bu dâvet bizim...

     Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
      ve bir orman gibi kardeşçesine,
        bu hasret bizim...»

Sonra.
Sonra, 9 Eylülde İzmir'e girdik
ve Kayserili bir nefer
yanan şehrin kızıltısı içinden gelip
öfkeden, sevinçten, ümitten ağlıya ağlıya,
Güneyden Kuzeye,
Doğudan Batıya,
Türk halkıyla beraber
seyretti İzmir rıhtımından Akdeniz'i.

Ve biz de burda bitirdik destanımızı.
Biliyoruz ki lâyığınca olmadı bu kitap,
Türk halkı bağışlasın bizi,
onlar ki toprakta karınca,
                        suda balık,
                                  havada kuş kadar
                                               çokturlar;
korkak,
         cesur,
                 câhil,
                      hakîm
                              ve çocukturlar
ve kahreden
               yaratan ki onlardır,
kitabımızda yalnız onların mâcereları vardır...


Şiir Tanıtım Köşesi

Köşektaş‘ı keşfe çıktık,
Engelleri bir bir aştık;
Şairlerle, ressamlarla
Karanlığa ışık saçtık!
kosektas.net 

Davul kimde zurna kimin
Gökte uçan turna kimin
Nerde kaldı birikimin
İlaç olsun yaralara.
 
Andını andım bilirim
Kendini kendim bilirim;
Gerekirse silinirim
Ak olurum karalara.
 
Nedenini hiç sormadan
Neden bulma yaradandan;
Seni anan ve babandan
Sensiz koyup kıyanlara
 
Öfkeyle beslenen niyet
Ödetir çok büyük diyet;
Sunulamaz samimiyet
Ak da kara bulanlara.
 
Onur insanın temeli
Dostluk olmalı emeli;
Haksızlıklar söylenmeli
Ayrım yapmadan canlara.
 
Fikir insan, bilim insan
Tez söyle inanmıyorsan;
Kendine kendini sorsan
Ne derdi geçen yıllara? 
 
Kendini bil ve kendin ol
Gerçek yolu kendinle bul;
Işık saçmalı her okul
Karanlıkta kalanlara.
 
Özüm tekdir sözüm tekdir
Özüm sevgi üretmektir;
Doğan her canlı bebektir
Anlam katar dünyalara.
 
Amaç aynı yollar bin bir
Düşünsen her şey senindir;
Can çekişen bedenindir
Ağıt olur kavallara.

Şair Dr. Salim Çelebi