• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Şiirlerle Şenlendik - 19. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 19. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 19. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

20 Mart 2015, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 19 - Makber

Şair-i AzamAbdülhak Hamid Tarhan’ın “Makber” isimli şiiri bestelenecek ve hemen hemen tüm ses sanatçıları tarafından söylenerek sel oluşturacaktı gözlerde.

Tanzimat döneminin en önemli şairlerindendir biridir Hamit. Makber de ölen eşi için yazdığı bir ağıttır.

Abdülhak Hâmid,  yazdığı şiiri Makber için şunları söylüyor: "Makber ’den evvel yazdığım şeylerin pek çoğunu beğenmem, bazılarını pek az beğenirim. Makberi ise hiç beğenmiyorum, çok seviyorum. Beğenmediğim şu sebepledir ki, bu kitabın edebiyat ile pek az münasebeti var. Sevdiğim şunun içindir ki, bu kitap O'dur.”

“Makber O'nun hali, O'nun resmi, O'nun hayali, O'nun heykeli, O'nun mezarıdır; O'nun hiçbir beğenilecek yeri kalmayan hayatıdır. Yine tekrar edeyim: Makber O'dur. Bunun için severim.”

MAKBER

Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden.
Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı.
Baki o enisi dilden eyvah
Beyrut’ta bir mezar kaldı.
 

Edebiyat öğretmenimiz, Yahya Kemal’in “Rindlerin Ölümü” adlı şiirinin 7. satırındaki “serin” kelimesinin yanına, “servi” kelimesini, 8 yıllık bir uğraştan sonra yazabildiğini belirtmişti. İlginç bir şairdi Yahya Kemal. Tam bir İstanbul aşığıydı. Bir dönem milletvekilliği de yapmış ve bu nedenle de Ankara’ya sık sık gelip gider olmuştu. Bir gün sorarlar Yahya Kemal’e. “Ankara’nın neyini seviyorsun?” diye. Cevabı hemen yapıştırır: “İstanbul’a dönüşünü,” diye.

RİNDLERİN ÖLÜMÜ

Hafız´ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
Gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz´ı hayal ettiren ahengiyle.
Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter. 


Elif Eralp

Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt