Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam320
Toplam Ziyaret816548
Kitap Tanıtım Köşesi


𝐀𝐍𝐀𝐃𝐎𝐋𝐔’𝐃𝐀 𝐃Ö𝐑𝐓 𝐁İ𝐍 𝐘𝐈𝐋𝐈 𝐘𝐀Ş𝐀𝐘𝐀𝐍𝐋𝐀𝐑
Hüseyin SEYFİ

Başlık, Aralık 2016’da yayımlanmış kitabımın adı. Ankara, Grafiker yayınlarından çıktı. 224 sayfayı kapsıyor. Önemli dağıtım ve satış noktalarında satışa sunulmuş durumda.

Kitaba epeyce emek verdim. Fasılalarla on yıldan fazla çalıştım desem yeridir.
Milat Öncesinden altmış yetmiş yıl öncesine, altmış yetmiş yıl öncesinden de dört bin yıl öncesine tutulan ayna ve aynadan yansıyan fragmanlar. Anılar, gözlemler, belgeler, kaynaklar ve küçük kurgular. Yaşadıklarımız, dinlediklerimiz…

Zamanımızdan yetmiş yıl öncesinin sosyal, politik, ekonomik, kültürel, sağlık, inanç konularının asırlarca yıl öncesi ile karşılaştırma. Benzer ve ayrı yönleri, yani değişenler değişmeyenler. Ritüeller, masallar, mitolojiler, inançlar. Atlar, trenler, kırlangıçlar, yılanlar, inekler, koyunlar kuzular…

Altmışının üstünde her Anadolu insanının ,“Aaa, bu bizim köyde vardı, ya da bu bizim oralara çok benziyor,” diyerek okuyacağı bir kitap.

“İşduşnaya, ‘soyun, seni koyun yününe yatıracağım’ dedi. Puşara’nın giysilerini çıkartmasına yardım etti. Puşara, anadan doğma çırılçıplak soyundu. Açık havada, güneşe karşı koyun yünü ile sarındı sarmalandı, evin arkasına, güney tarafa yattı. Ağustos güneşinin tepeden kızdırmasıyla Puşara, duvar dibinde terledi, acıları hafifledi…”

“O, ne kadar süslenirse süslensin, kral olduğu kadar aynı zamanda önünde baş eğip selam verdiği, ellerini havaya kaldırıp, yalvarıp yakardığı otoritenin, tanrının kulu, kölesi, uşağı olduğunun farkındadır…”

Hüseyin SEYFİ
kosektas.net 22 Yaşında

Bilgisunum sayfamız kosektas.net, bu yıl sonu itibarıyla yirmi ikinci yılını doldurdu. Tam olarak bilmiyoruz ama, bugüne dek her yıl ortalama üç ayrı içerikten oluşan on güncelleme gerçekleştirmiş olsak, bu iki yüz yirmi güncelleme eşliğinde altı yüz altmış kaynak aktarımına eşanlamlıdır ki, çok kısa aralıklarla yaptığımız, genel konular içeren güncellemeler bunun dışında. Bilen biliyor, site düzenlemek, kaynak aramak, bulmak ve sunmak, zaman, özen ve özveri isteyen ve sanıldığı kadar kolay olmayan bir iş. Bu yüzden, bir emek ve özveri ürünüdür kosektas.net.

Biz kosektas.net’i düzenlerken ve güncellerken, safsatalarla değil, bilgiyle donatmaya, bu bağlamda da din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmemeye büyük özen gösterdik. Yerel konuların yanında sanatsal ve kültürel olay ve olgulara, şair, yazar ve çizer yapıtlarına, kitaplara, dünyamızda olup bitenlere, olabildiğince geniş yer verdik. Bu davranışımızdan ötürü övgü de aldık, tepki de aldık. Ancak daha fazla tepki aldık. Ne zaman ki geneli içeren bir konu işledik, sanatsal veya evrensel bir etkinliğin duyurusunu yaptık, yeni çıkan bir kitabın tanıtımını yaptık, ağırbaşlılarımızla asık suratlılarımızdan tepkiler aldık. 

Tüm bu olup bitenlerden öyle anlaşılıyor ki, Internet ortamında dolaşan büyük bir çoğunluğun sanatsal ve kültürel anlamda bir açlığı yok. kosektas.net gibi bilgi aktarımı yapan sayfaların bu tür açlıkları başkalarına aşılama yetkisi de yok, yeteneği de yok, tüm bunların gereği de yok. Karın açlığı olduğu gibi, sanatsal ve kültürel açlıkların da olabileceği okullarda veya derneklerde öğretilir. Ancak, okullarda evrensel ölçünlerde bir öğretim sunulmadığı ve dernek geleneği de çoktan yok edilip insanlara cemaat tarzı bir yaşam biçimi benimsetildiği için, sanatsal ve kültürel açlıklar edinilecek pınarlar kurutulmuş, yok edilmiştir.

Aslında kültürel ve sanatsal açlıkları olanlar da hiç yok değil. Sayfamızı takip eden başka bir kesim var ki, onları gözardı etmemiz asla düşünülemez. Zaten sitemizin gündem ve içeriğini belirleyen onlar ve onlar sayesinde Internet üzerinden bilgi sunma ötesinde bir işleve sahip kosektas.net. Böylesi önemli yükümlülüğü olan bir sayfanın yüzüstü bırakılması söz konusu olabilir mi? Internet ortamında ciddi anlamda kalıcı olmanın sanıldığı kadar kolay olmadığını çok iyi bildiği halde, kolaya kaçmadan, gerekirse daha fazla emek sarfederek, dün olduğu gibi bugün de, yarın da, geleceğe yürümek zorunda kosektas.net.

Bu yolda yalnız olmadığımızı biliyoruz. Yazdıkları ve çizdikleriyle duyarlı Internet takipçilerine ulaşmak ve bu yolla üstlenmiş olduğumuz bir yükümlülüğü yerine getirirken bize destek sağlamak isteyen köylülerimizin varlığını büyük ölçüde önemsiyoruz.

Şiirlerle Şenlendik - 12. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 12. BÖLÜM

 "Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 12. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

23 Ocak 2015, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 12 - Ağıtlar ve Sarıkamış ve Haykırış

Soyadını çıkardığı dergiden alan ve 1960’lı yıllarda Adalet Partisi Antalya milletvekilliği de yapan Osman Yüksel Serdengeçti, 17 beşlikten oluşan “ıtlar” adlı şiiriyle, binli yılların özlemini yansıtıyordu. Turancı Nihal Atsız’ın mücadele arkadaşlarındandı ve ilginç bir kişiliği vardı: Hazır cevap olmasıyla tanınırdı.

Türkçülerin “Tanrı Türk’ü Korusun” söylemleri karşısında, “Tanrı Türkü, Allah da Müslümanları Korusun,” diyerek bir döneme damgasını vurmuştu.

   AĞITLAR

   Turan ellerinden haber gelmiyor
   Yarabbi derdimi kimse bilmiyor,
   Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor;
   Akşam olur sabah olur ağlarım
   Nerde benim Ural-Altay dağlarım?

   Kimlere söylesem bilmem derdimi
   Acep dünya böyle zulüm gördü mü?
   Bozkurt gitmiş ayı basmış yurdumu;
   Bozkurdum der, öz yurdum der ağlarım
   Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?

   Allah Allah diyen ezanlar nerde?
   Efeler, yiğitler, kızanlar nerde?
   Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerde?
   Nerde benim Ural-Altay dağlarım
   Akşam olur sabah olur ağlarım...

Nedendir bilmem, Osman Yüksel Serdengeçti’nin bu şiirini ne zaman hatırlasam; Sarıkamış Faciası düşer aklıma: Çoğu soğuktan donarak, bir kısmı da tifüsten ölen 35.000 kişi. (bazı araştırmacılara göre 90.000 kişi.)

Sarıkamış Faciasında; 132 doktor, 25 eczacı, 1 diş hekimi, 7 tabip muavini (stajyer doktor-tıp öğrencisi) olmak üzere toplam 165 sağlık personeli de yaşamını kaybetmiştir. Bu grup içerisinde 21 Rum, 15 Ermeni, 1 Yahudi kökenli sağlık personelinin bulunması; Osmanlı'nın o günkü mozaiğini yansıtmaktadır.  

"Milli Şair" olarak da bilinen Mehmet Emin Yurdakul'un, 80 yıl kadar önce yazmış olduğu aşağıdaki şiir; gerek dili ve gerekse anlamı açısından güncel değil mi?

   BIRAK BENİ HAYKIRAYIM

   Ben en hakir bir insanı kardeş sayan bir ruhum;
   Bende esîr yaratmayan bir Tanrı’ya iman var:
   Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar.

   Mazlumların intikamı olmak için doğmuşum,
   Volkan söner, lâkin benim alevlerim eksilmez;
   Bora geçer, lâkin benim köpüklerim kesilmez.

   Bırak beni haykırayım, susarsam sen matem et:
   Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,
   Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.

   Zaman ona kan damlayan dişlerini gösterir,
   Bu zavallı sürü için ne merhamet, ne hukuk;
   Yalnız bir sert bakışlı göz, yalnız ağır bir yumruk!  

Kitap Tanıtım Köşesi


𝐀𝐍𝐀𝐃𝐎𝐋𝐔’𝐃𝐀 𝐃Ö𝐑𝐓 𝐁İ𝐍 𝐘𝐈𝐋𝐈 𝐘𝐀Ş𝐀𝐘𝐀𝐍𝐋𝐀𝐑
Hüseyin SEYFİ

Köşektaşlı öğretmen Hüseyin Seyfi’nin yazdığı "Anadolu'da Dört Bin Yılı Yaşayanlar" adlı kitap, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişi ile yakın tarihi arasındaki sürekliliği ve şaşırtıcı benzerlikleri inceleyen bir sosyolojik çalışma.

Kitap, yazarın kişisel gözlem ve deneyimleri üzerinden ilerleyerek, Anadolu insanına özgü sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta değişen ve değişmeyen unsurları araştırıyor.

Kitabın İçeriği ve Yaklaşımı

Öğretmen Hüseyin Seyfi, binlerce yıllık bir zaman diliminde Anadolu'da yaşamın ne kadar değiştiğini ve neyin değişmeden kaldığını sorguluyor.

Kısaca Ana Konular:

Zamansal Süreklilik: Çalışma, uzak geçmiş ile 50-60 yıl öncesine kadar olan yakın geçmiş arasına sosyolojik bir ayna tutuyor.

Değişim ve Değişmezlik: Bin yıllar içinde sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda gerçekleşen değişimler ile köklü bir şekilde devam eden gelenek ve alışkanlıklar karşılaştırılıyor.

Anadolu İnsanının Portresi: Öğretmen Hüseyin Seyfi, bu kadim coğrafyada yaşamış ve yaşamakta olan insanların deneyimleri, mücadeleleri ve hayata bakışları üzerinden bir anlatı sunuyor.

Kitabı Edinebilme Seçenekleri:
Kitap, Türkiye'deki ve Almanya’daki kitapçılarda ve yayınevi sitelerinde satılmakta.

amazon.com.tr: Kitabın listelendiği sayfada fiyat 75,00 TL olarak görünmekte.

hepsiburda.com: "Grafiker Yayınları Anadolu'da Dört Bin Yıl Yaşayanlar" başlığıyla satışa sunulmuş.

ekinkitap.com: Sitede 82,00 TL fiyatla listelenmiş.

kolnkutuphane.de: Avrupa’da yaşayanlar kitabı, Köln Kütüphane’den, 9,06 Euro karşılığında edinebilirler.

📚 Kitap ve Yazar Hakkında Temel Bilgiler
· Yazar: Hüseyin Seyfi
· Yayıncı: Grafiker Yayınları
· İlk Basım Tarihi: 1 Aralık 2016
· Sayfa Sayısı: 228
· ISBN: 978-6059247436

Hüseyin Seyfi, 1953 Köşektaş doğumludur. İktisat fakültesi kamu yönetimi bölümünü bitirmiş, öğretmenlik ve turizm gibi görevlerde çalışmıştır. Yerel gazete ve dergilerde yazıları yayımlanmış, "Gün Sürüyor Yıldızlar" adlı bir şiir kitabı bulunmaktadır. Halen Avanos'ta yaşamaktadır.



kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası