• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Şiirlerle Şenlendik - 10. Bölüm


ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 10. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 10. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

09 Ocak 2015, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 10 - Topun Namlısında

İstanbul Eğitim Enstitüsünden Hocam (Derslerime girmedi) Orhan Şaik Gökyay; Türkçe ders kitaplarımızda, “Bu Vatan Kimin?” diye sorar ve 6 kıtalık şiiriyle, kendi sorusuna kendi duygu ve düşünceleriyle cevap verirdi. (Şiirin son kıtası alınmıştır)
 
BU VATAN KİMİN
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil, 
Bu sevgi bir kuru ifade değil, 
Sencileyin hasmı rüyada değil, 
Topun namlısında görenlerindir...
Orhan Şaik, 1944 yılında konservatuarda müdür iken, okul arkadaşı Turancı Nihal Atsız’ı lojmanında misafir ettiği için görevden alınıp tutuklanan ve “Irkçılık-Turancılık Davası” nedeniyle yargılanıp beraat eden bir edebiyatçı, bir şairdi.
 
Ülkeyi korumada top ve tüfeğin yerini bilgi ve bilim aldı artık. Savaşlar ekonomik alanda yapılmakta. Hasım yok, rakip var yeni konseptte.
 
Ülkemizi: Ulusal futbol takımımızı dünya üçüncüsü yapan Şenol Güneş; UEFA Kupasını ülkemize kazandıran Fatih Terim; Şiirleri elliden fazla dile çevrilen dünyanın en büyük şairi Nazım Hikmet; Nobel Edebiyat ödülü sahibi Orhan Pamuk; Yapıtları birçok dile çevrilen, hayatımızın edebiyatçısı Yaşar Kemal; Müziğin dehası, çağdaşımız Fazıl Say; adı, tanımladığı hastalığa verilen Dr. Hulusi Behçet; matematiği yaşam tarzı olarak benimseyip, matematik bilimine “Hasse-Arf Teoremi” ni kazandıran Ord. Prof. Dr. Cahit Arf; Dr. Mehmet Öz ve bilim yuvası ODTÜ; isimleriyle ve yaptıklarıyla yüceltmektedir.

  

Bu vatan; dili, inancı ve etnik kökeni ne olursa olsun; bu vatanda yaşayanlarındır!

Rahmetli Orhan Şaik Gökyay’ın eşi Ferhunde Hanım da okulumuz öğretmenlerindendi. (İstanbul Eğitim Enstitüsü) Sınavını olduğumuz bir dersin sonuçlarının, duyuru panonsa asıldığını öğrenmiş ve üç arkadaş; merakla ve aceleyle notlarımızı görmeye gidiyorduk. “Çocuklar, selamsız, sabahsız nereye böyle?” Soran, Ferhunde Hanımdı. Durumumuzu ve heyecanımızı dilimizin döndüğü kadar anlattık. O, güler yüzlü ve anaç haliyle, “Çocuklar, sakın çevrenizden selamınızı esirgemeyin. Selam bir iletişim yöntemidir ve sevginin ön koşuludur.” dedi. Mosmor olmuştuk.

Ekim ayında, izinliyken Dikili’de, dostum, güzel insan İHD eski genel başkanı Akın Birdal ile sohbet ediyorduk. “Üzülüyorum. 5-10 yıl önceki gibi değil, insanlar selam vermeyi bile unutmuşlar sanki!” diyerek dert yanıyordu.

Selam, sermayeye dahi ihtiyaç duymayan, üstelik vergisi de olmayan bir iletişim yöntemi.
 
Selam dostlar, selam Köşektaş’ımızın güzel insanları.
 


Yorumlar - Yorum Yaz
Elif Eralp

“Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt