• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam272
Toplam Ziyaret922296
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 6. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 6. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 6. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net!

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

21 Kasım 2014, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 6 - Haydi, Karşı Çıkma Ağaç Katliamına!

Yukarı, orta ve aşağı olmak üzere 3 mahallesi vardı Köşektaş'ımızın. Her evin koyunları olurdu ve kırlarda otlatılması amacıyla her mahalle bir çoban tutardı. Koyun sayısına göre belirlenirdi çobana verilecek ücret. Öğle ve akşam vakitleri kırdan gelecek koyunlarımızı bekler, okuma kitabımızdan da Ziya Gökalp'in "Çoban" adlı aşağıdaki şiirini okurduk.

ÇOBAN

Kat sürünü önüne
Dolaş dağ, dere çoban,
Eriştin mutlu güne
Diz çök bir yere çoban.

Al eline kavalı
İndir sürüyü suya,
Her yer yeşil bir halı
Doyum olmaz uykuya.

Şu koyu gölgelerin
Altında dinlen çoban,
Düşünme derin derin
Biraz serinlen çoban. 

Gezi olayları ağaç katliamı nedeniyle başlamadı mı? Tüm ODTÜ, kampüsten geçirilecek yol için; kesilmesi amaçlanan ağaç katliamına karşı direnmiyor mu?

Tabi ki yollar yapılmalı. Artan nüfus ve buna paralel olarak artan trafikteki araç sayısı, yeni yol yapımını zorunlu kılıyor. Gelişen günümüz teknolojisinde, ağaçların kesilerek yol yapılması en ilkel yöntem. Günümüzün teknolojisi ile yolu ağaçların üstünden veya altından geçirebilmek mümkün. Sadece maliyeti biraz artar.

Ülkemizin 3 yanı denizlerle çevrili ve Hopa’dan İskenderun’a, kıyılarımızın uzunluğu 8333 km. AB Ülkelerinde, yurt içi yük taşımasında karayolunun payı % 40 iken, ülkemizde yük taşımacılığının %90’ı karayoluyla, %5’i demiryoluyla, %4’ü de deniz yoluyla yapılmakta. Unutmayalım ki deniz ulaştırması; demiryolundan 3 kat, karayolundan 7 kat ve havayolundan 21 kat daha ucuzdur.

Şimdi bir de HES belası musallat oldu başımıza. Ekolojik dengeyi altüst eden bir uygulama. Projenin uygulanmaya başladığı yerlerde halk ve sivil inisiyatifler, doğanın bu acımasız talanına karşı koymaya çalışıyor, çalışıyoruz; umarım başarılı oluruz.

Somanın Yırca köyünde, termik santral yapılması amacıyla kesilen 6000 zeytin ağacının acısı hâlâ yüreklerimizde. Ülkemizi yöneten politikacıların, “Dağ taş zeytin ağacı dolu," şeklindeki savunmaları, gelecek açısından kaygı verici ve ürkütücü!

KÖŞEKTAŞLI gazeteci ÖZER AKDEMİR'in, doğa ve çevre konusundaki yazılarını ve yaptığı programları; kıvançla ve gururla takip ediyoruz.

Mehmet Emin Yurdakul’un “Sakın Kesme,” adlı şiiri de vardı ders kitaplarımızda.

          SAKIN KESME

Ey hemşeri, sakın kesme! Yaş ağaca balta vuran el onmaz;
Bu kütükler, 'Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz.'
Bunları kes, o baltanla çürümüş ağaçları yere ser.
Bak, sizin köy şu yemyeşil koruluğun gölgesinde ne güzel!
Gönülleri açmadadır yaprakların arasından esen yel.
Yazık, günah olmaz mı ki, çıplak kalsın bu zümrüt yurt, şirin yer.

Hem dünyada en birinci borç değil mi her kula,
Bir tohumu fidan yapmak, fidanı da bir orman?
Eğer böyle olmasaydı ne kalırdı oğula:
'Mirasımı artır' diye öğüt veren Atadan?

Sakın kesme! Her dalında bir güzel kuş ses versin.
Sakın kesme! Gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin.
Sakın kesme! Şu verimli köye kanat, kol gersin.
Sakın kesme! Aziz vatan günden güne şenlensin.

1981 yılında ayrıldığım İstanbul'a, tam 29 yıl sonra, 2010 yılında geldiğimde, gördüklerim beni dehşete düşürdü. Taksimden girerek, Tünele kadar yürüdüm İstiklâl Caddesinde; (Beyoğlu’nda) "Olamaz, hayır!" diye kendi kendime söylenerek ve "Lanet olsun!" diye iç geçirerek.

Gerçekten olamaz! O güzelim caddede, kesilmedik tek bir ağaç dahi kalmamış! Hangi vicdan, hangi anlayış, hangi yönetim, hangi insan(!) hangi nedenle caddeyi yeşilsiz bırakabilir? Tüm anılarım, tüm yaşantılarım çalınmış. İnsanlığımdan utandım, hâlâ da utanıyorum! Yazıklar olsun!



Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Kçşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası