• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Şiirlerle Şenlendik - 33. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 33. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 33. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

16 Ekim 2015, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 33 -En Büyük Aşk Kuvayi Milliye Destanındadır

Destanın sonlarına doğru, savaşta yaşananları saat saat anlatır Nazım. İşini-gücünü ve yavuklusunu doğduğu yerde bırakıp, batı cephesine koşan insanların savaştaki yaşamlarını. Önce bir manganın fotoğrafın gösterir biz okuyuculara.

Saat 3.30.
Halimur - Ayvalı hattı üzerinde
                                 manga mevziindedir.
İzmirli Ali Onbaşı
(kendisi tornacıdır)
karanlıkta gözyordamıyla
         sanki onları bir daha görmiyecekmiş gibi
              baktı manga efradına birer birer :
Sağda birinci nefer
                         sarışındı.
İkinci esmer.
Üçüncü kekemeydi
fakat bölükte
             yoktu onun üstüne şarkı söyliyen.
Dördüncünün yine mutlak bulamaç istiyordu canı.
Beşinci, vuracaktı amcasını vuranı
                           tezkere alıp Urfa'ya girdiği akşam.
Altıncı,
inanılmıyacak kadar büyük ayaklı bir adam,
memlekette toprağını ve tek öküzünü
ihtıyar bir muhacir karısına bıraktığı için
kardeşleri onu mahkemeye verdiler
ve bölükte arkadaşlarının yerine nöbete kalktığı için
                                       ona «Deli Erzurumlu» derdiler.
Yedinci, Mehmet oğlu Osman'dı.
Çanakkale'de, İnönü'nde, Sakarya'da yaralandı
ve gözünü kırpmadan
                        daha bir hayli yara alabilir,
yine de dimdik ayakta kalabilir.
Sekizinci,
              İbrahim,
                           korkmıyacaktı bu kadar
bembeyaz dişleri böyle tıkırdayıp
                                 birbirine böyle vurmasalar.
Ve İzmirli Ali Onbaşı biliyordu ki :
tavşan korktuğu için kaçmaz
                       kaçtığı için korkar.

Tabur imamı da vardır içlerinde, üniversite mezunu öğretmen de: Yanyana ve omuz omuza. Tek bir amacı vardır; Anadolu'dan batı cephesine gelen insanların: İstilacı emperyalist güçlere karşı ülkelerini savunmak. Ve manganın en renkli simalarından Deli Erzurum'lunun savaştaki yaşamının son anlarını şu şekilde anlatır.

 Sonra.
Sonra, 31 Ağustos günü
                    ordularımız İzmir'e doğru yürürken
serseri bir kurşunla vurulan
                          Deli Erzurumluydu.
Devrildi.
Kürek kemikleri altında toprağı duydu.
Baktı yukarı,
baktı karşıya.
Gözler hayretle yandılar :
önünde, sırtüstü, yan yana yatan postalları
                            her seferkinden kocamandılar.
Ve bu postallar daha bir hayli zaman
üzerlerinden atlayıp geçen arkadaşların arkasından
seyredip güneşli gökyüzünü
ihtiyar bir muhacir karısını düşündüler.
Sonra...
Sonra, sarsılıp ayrıldılar birbirlerinden
ve Deli Erzurumlu ölürken kederinden
                       yüzlerini toprağa döndüler...


Elif Eralp

Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt