• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Şiirlerle Şenlendik - 18. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 18. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 18. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

13 Mart 2015, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 18 - Komando Ayvaz

Yavuz Bülent Bâkilerin adını hatırlayamadığım şiir kitabındaki, “Antepli Şahin” adlı şiirinin üzerinde, “Ayvaz Gökdemir kardeşime” yazıyordu. Şiir, edebiyat öğretmenimize ithaf edilmişti. (Şiirin sadece başlangıç kısmı aşağıya alınmıştır.)

ANTEPLİ ŞAHİN

Ben Antepliyim, Şahinim ağam
Mavzer omzuma yük,
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük.

Daha sonraki yıllarda kurulacak olan “Milliyetçi Cephe” hükûmetleri döneminde, edebiyat öğretmenimiz Ayvaz Gökdemir, Öğretmen Okulları Genel Müdürü olarak görev yapacak ve uygulamaları nedeniyle “Komando Ayvaz” namıyla ünlenecekti.

1995 yılında, Avrupa Parlamentosundan üç parlamenter, (Claudia Roth, Paulıne Green, Catherıne Lalumiere) ülkemize gelerek bazı incelemeler yapmışlar ve dönüşlerinde, hüküm giymiş DEP milletvekillerinin serbest bırakılması ve bazı PKK’lıların affı konusunda açıklamalarda bulunmuşlardı.

O dönemde Devlet Bakanı da olan Ayvaz Gökdemir, Avrupalı Parlamenterlerin açıklamalarına, “Avrupa’dan gelen bilmem ne temsilcileri fahişelerin hatırı için, biz bu hainleri serbest bırakmayız.” diye karşı çıkacak; Claudia Roth tarafından açılan hakaret davasında tazminat ödemeye mahkûm edilecekti.

Her yerel yönetim seçiminden sonra hemen hemen tüm belediyeler pazarlamacıların istilasına uğrar. Şirketler ürettiklerini yeni seçilenlere tanıtır ve satmak isterler.

2004 yılındaki belediye seçimlerini SHP olarak kazanmıştık ve Dikili Belediye Başkan Vekili olarak görev yapıyordum. Genç bir pazarlamacı gelmiş, ürettikleri malları tanıtmış ve sohbet ediyorduk. Konu nereden ve nasıl açıldı bilemiyorum; Ayvaz Gökdemir için “Eniştem” demişti. Ablası Sevgi Gökdemirin meme kanseri tedavisi gördüğünü söylediğinde çok üzülmüştüm.

Ölüm sıra dinlemiyor. 2008 yılında Ayvaz Gökdemir öğretmenimizi, 2011 yılında da Sevgi Gökdemir öğretmenimizi kaybedecektik. Her iki öğretmenimi de rahmetle anıyorum.

Elif Eralp

“Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt