• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam105
Toplam Ziyaret922749
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Şiirlerle Şenlendik - 3. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 3. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 3. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net!

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

 17 Ekim 2014, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 3.Hamam pazarı ve Menderes

Türk Dil Kurumu destanı, “Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri,” olarak tanımlıyor.

İletişimin yeterli olmadığı 50'li yıllarda halk ozanları, insanları etkileyen olaylar hakkında yazdıkları şiirleri samanlı kâğıtlara bastırır, köy, köy dolaşarak yanık sesleriyle hem okur hem de satarlardı. Okunana destan, okuyana da destancı denirdi.

Kozaklı ilçesinin 50, 60 yıl önceki adı, yöresel dilde Hamam Pazarı idi. Hasat bittikten sonra, yani sonbaharda, bütün bir üretim yılının yorgunluğunu atmak için herkes akın ederdi Kozaklıya. Tam bir curcuna…

İlk hatırlayabildiğim şiir, Hamam Pazarıyla ilgili: Kozaklı yolunda ölümlü bir trafik kazası için yakılmış bir ağıt. 8-10 kıtası olan şiirin ne yazık ki sadece 2 mısraını anımsayabiliyorum.

Hamam Pazarından ettik hareket,
Tükenmiş ömrümüz yoktur bereket.

Acı ve ölüm karşısında yaşanan çaresizlik...

17 Şubat 1959'da Adnan Menderes’i Londra’ya götüren uçak Londra yakınlarında düşmüş, kazada 14 kişi ölmüştü.

Olayın etkisiyle, duygularını kâğıda döken bir halk ozanının köyümüze gelerek okuduğu destanı, şu an gibi anımsıyorum. Ve yine maalesef aklımda sadece iki kıtası kalmış.

Ankara şirin merkez
Güzelleştir Menderes,
Kurban kestiler herkes
Yaşa yavuz Menderes.

Yandı pilot kül oldu
Tarihlere ün oldu,
Türk’e büyük şan oldu
Yaşa yavuz Menderes.

İktidarları halkın seçtikleri oluşturur, erk onlardadır. Şiir, hem elim bir trafik kazasını duyurmakta, hem de Menderese övgüler yağdırmaktaydı.

Yılda birkaç kez gazetede gelirdi evimize: Hürriyet, Ulus, Son Havadis. Ulus Cumhuriyet Halk Partisi taraftarı, Son Havadis ise Demokrat Parti taraftarı gazetelerdi. 1957 yılında yapılan genel seçimlerde; oyların %48'ini alan Demokrat Parti 424 milletvekili, oyların %41'ini alan CHP ise 178 milletvekili çıkarmıştı. (Kazanılan milletvekili sayısındaki adaletsizlik, seçim sisteminin çoğunluk sistemi olmasından kaynaklanmaktadır.) 1950'lerin son yıllarında, evimizde, Akbaba adlı bir derginin varlığını hatırlıyorum. Akbaba, ulusal düzeyde yayınlanan bir dergiydi ve yazılı basında ilk şiiri bu dergide okumuştum. (aklımda sadece bir dörtlüğü ve nakaratı kalmış!)

ZIMBA

Allah diye kalkınca
Seçim oldu hakkınca,
Paşa kızmış, köpürmüş
Bozmak ister aklınca.

Zımba, zımba, zımba.
Boş yere vur bir zımba.

Eskiden de ağıt yakılırmış ölen insanların ardından; tıpkı şimdilerde olduğu gibi. 8-10 köyün bir ağıtçısı olurmuş ve köylerden birinde bir insan vefat ettiğinde, bu ağıtçı çağrılarak ağıt yakması istenirmiş.

Ağıtçının bulunduğu köyle, komşu bir köy mera yüzünden kavgalıymış. Kavgalı olunan bu köyde bir ölüm olayı olmuş ve zorunlu olarak ağıtçıyı çağırmışlar. Düşünebiliyor musunuz, ağıtçı, kendi köyleriyle kavgalı olan başka bir köyün ölüsü için ağıt yakacak. Yaslı ve tarafsız olması beklenir doğal olarak. Ağıtçı, Dr. Ahmet Şükrü Esen’in aşağıdaki ünlü dörtlüğünü, değiştirerek sıkıştırıvermiş yaktığı ağıtların arasına. İşin ilginci, hiç kimse de fark etmemiş yakılan ağıtı. Herkes kaybettiğinin derdinde, yasını yaşıyor. Derler ya: “Ağrın nerendeyse canın da oradadır.” Ne kadar da doğru.

Ne deyim de ağlayayım
Ölü benim olmayınca;
Teker teker biter mi hiç
Kırkar kırkar ölmeyince. 

   


Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası