• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Hastamın Öğretmeni - 16 - Venüs

 Hastamın Öğretmeni

 

16 -VENÜS

Ferihan Hanımı ziyarete gitmeden önce, öğretmeni Nahit Hanım hakkında neleri, sohbetin hangi aşamasında sorabileceğimi, tasarlayarak gidiyordum. Çok hassas davranmak zorundaydım. Sohbetimiz süresince Nahit Hanım konusu, genellikle, sorulan ve yanıt alınamayan birkaç cümleden ibaret kalıyordu. Samanlıkta iğne aramak gibi bir şey..

“Akşamları neler yapardınız okulda?”

“Yatılı okuduğunuz için siz de bilirsiniz: Yemek, etüt, yatakhane. Okulumuz yatılı olduğu için her gece bir hoca nöbetçi kalırdı. Benim yazım çok düzgündü. Nahit Hanım nöbetçi kaldığında, beni odasına çağırırdı; yazı yazardım: Anılar, makaleler, not defterleri…”

“Savaş yıllarıydı o yıllar. Kıtlık yılları… Araç ve gereçleriniz yeterli miydi?”

“Bu günkü kalitede olmasa da her şeyimiz vardı. Saman kağıtlı veya sarı yapraklı defterlerimiz, çabuk biten kurşun kalemlerimiz, yazısı çıkmayan sabit kalemlerimiz. İki öğrencinin oturduğu sıralarımız vardı. Sıraların gözleri kapaklı idi ve kapak öne doğru kaldırarak açılırdı. Derslerle ilgili araç gereçlerimiz hep sıranın gözünde bulunurdu. Başka yere götürmezdik. Sıra kapağımın iç kısmına, cebir öğretmenimiz Macide Hanımın resmini yapıştırmıştım. Ben, sınıfta arka taraftaki sıralarda otururdum. İletişim kurmak istediği zaman, Nahit Hanım öndeki öğretmen masasından bana bir pusula gönderirdi. Pusula elden ele dolaştığı için, bana gelene kadar ne yazdığını herkes okurdu. Bana karşı duyduğu ilgiyi, sınıftaki herkes biliyordu. Arkadaşlar, ‘Seninki geliyor, seninki gitmiş,’ derlerdi.”

“Yatakhanedeki arkadaşlardan biri hafta sonları evci çıkardı ve yatağı boş kalırdı. Eğer Hafta sonu nöbeti varsa, o yatakta Nahit Hanım yatardı.”

“Nahit Hanım benim şiir yazdığımı biliyordu. Şiir yazdığım defteri hep merak ettiğini hissediyordum.”

“İri yarı, dişlek, çirkin bir kız arkadaşımız vardı. Kendisini de ikna ederek adını ‘Venüs’ koymuştuk. Son ders bittikten sonra benim şiir defterini, arkadaşlarla birlikte Venüs’ün sıra gözüne saklardık. Sabah geldiğimizde Nahit Hanımın şiir defterini bulup bulamadığını kontrol ederdik. Bulamadıysa, ‘Seninki yine bulamamış’ derlerdi. Yine, defteri sakladığım bir günün sabahı sınıfa gelip sıra kapağımı açtığımda, sıra gözümün arandığını gördüm. Hatta kapakta yapıştırılmış olarak bulunan Macide Hanımın resmi kapaktan çıkarılmış ve en üstteki kitabın üzerine koyulmuştu. Nahit Hanım beni Macide Hanımdan sanırım kıskanmıştı. Defter saklama işi öğrenci şımarıklığından başka bir şey değildi. Oysaki Nahit Hanım defteri istese, götürüp kendisine verirdim.”

“Yaz tatilinde Çapada mı kalıyordunuz?”

“Hayır. Ailem Zonguldak’ta olduğu için, Yazın tatilde Zonguldak’a giderdim. 10. Sınıftan 11. Sınıfa (son sınıf) geçtiğim yıl yazın, Zonguldak’ta evdeyim, dış kapının zili çaldı birden. Açmak için gittiğimde şoke oldum: Öğretmenim Nahit Hanım karşımda duruyordu. Yemek yedik evde ailemle birlikte. Zonguldak’ı gezdirdim. Akşam da vapurla İstanbul’a geri döndü.”

“Bir öğretmeninizin, hem de savaş yıllarında, ta İstanbul’dan kalkıp Zonguldak’a gelmesini ve sizi gördükten sonra aynı gün İstanbul’a dönmesini nasıl değerlendirdiniz?”

“…”

Aralarında geçen konuşmalar hakkında ketum davransa da “Ben o günlerde iki kadın veya iki erkek arasında, aşk ve cinsellik yaşanabileceği bilgisine bile sahip değildim,” demeden edemiyor.

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Elif Eralp

Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt