• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Hastamın Öğretmeni -6- Bin Dokuz Yüz Yirmi Üç Gibi Kadın

Hastamın Öğretmeni

6 -“BİN DOKUZ YÜZ YİRMİ ÜÇ GİBİ KADIN”

1909 Yılında Girit’te doğan Nahit Hanım, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirir. Felsefeyi bitirir bitirmesine de okullarda daha çok edebiyat öğretmenine ihtiyaç olduğu için, zaman zaman edebiyat öğretmenliği yapmak zorunda kalır.

Ankara Kız Lisesinde öğretmenken, bir baloda, dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin dans etme teklifini reddettiği için, Edirne Kız lisesine sürgün edilir.

Nahit Hanım, Atatürk’le 3 kez dans etme onuruna erişmiş bir kadındır.

Öğretmenken Ankara’da ve daha sonra da vefat edene dek İstanbul’da, başta edebiyatçılar olmak üzere aydınları evinde buluşturan bir yüce çınardır Nahit hanım. “Edebiyat Tapınağı” denirmiş, Cuma geceleri edebiyatçıları bir araya getiren evine.

93 yıllık yaşamına, pek çok şairle yaşadığı aşkı sığdırmış: Cahit Sıtkı Tarancı, Sabahattin Ali, Necip Fazıl Kısakürek, Can Yücel, Edip Cansever ve diğerleri... Fakat o, tek bir kişiye olan ölümsüz sevgisinden söz ediyor. “Cebi delikti ama insandı,” diye nitelediği Orhan Veliden.

1950’li yıllarda, Yaşar Kemal cezaevinden çıktıktan sonra Adana’dan Ankara’ya gelir, Abidin Dino’yu aramaktadır. Sora sora, Abidin Dino’nun nerde olduğunu ancak Nahit Hanımın bilebileceğini öğrenir ve adresini  bularak basar evin ziline. Kapıyı Nahit Hanımın annesi açar. Karşısında, saçı başı dağınık, poturu tozlu pejmürde bir adam görünce, “Nahit gel,” diye şaşkınca bağırır. “Bu haydut seni soruyor. Abidin’i arıyormuş!”

Nahit Hanım kim mi?
Bu soru her sorulduğunda, kendisi şu yanıtı verir: “Beni, bilen bilir. Nahit Hanım dersin, o kadar...”

Nahit Hanım için,“Kendisi zamanı, her evrede her kişide şimdiki zaman olarak yaşamıştır. Dostlukla belirtilmemiş aşkı aşk saymaz. Onun için herkesin yeri ayrıdır,” diyor Cemal Süreyya ve Nahit Hanımı, Cumhuriyet döneminin küçük burjuva duyarlılığının anası olarak tanımlıyor. Evini dostlarına daima açık tutan Nahit Hanımın evi, kültür ortamlarına ev sahipliği yapıyor yıllarca. Cemal Süreyya onun için, “Cumhuriyet gibi kadın veya bin dokuz yüz yirmi üç gibi kadın” nitelemelerinde bulunuyor.

Nahit Hanım, “Hayranım çok yoktu, çok ahbabım vardı,” diyor yapılan bir röportajda. “Evet, herkesin kapısına anıttan çiçek çalıp koymazlar ama... Beni seviyorlardı işte... Zafer anıtından hepsi çiçek çalıp getiriyordu. Bugün Yenişehir’de büyük bir sinema var ya, orası o zaman evdi, ben de orada oturuyorum. Karşısında da, askerlerin olduğu yerde kocaman bir anıt var. Anıta koyulmuş çelenkleri birileri almışlar benim kapımın önüne yığmışlar. Anıta konmuş iki bacaklı çelenkler benim kapımda! Düşünün. Suç sahibi ben oluyorum.”
 
 

            
 
 

Yorumlar - Yorum Yaz
Elif Eralp

“Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt