• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam204
Toplam Ziyaret924660
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Hastamın Öğretmeni -6- Bin Dokuz Yüz Yirmi Üç Gibi Kadın

Hastamın Öğretmeni

6 -“BİN DOKUZ YÜZ YİRMİ ÜÇ GİBİ KADIN”

1909 Yılında Girit’te doğan Nahit Hanım, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirir. Felsefeyi bitirir bitirmesine de okullarda daha çok edebiyat öğretmenine ihtiyaç olduğu için, zaman zaman edebiyat öğretmenliği yapmak zorunda kalır.

Ankara Kız Lisesinde öğretmenken, bir baloda, dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin dans etme teklifini reddettiği için, Edirne Kız lisesine sürgün edilir.

Nahit Hanım, Atatürk’le 3 kez dans etme onuruna erişmiş bir kadındır.

Öğretmenken Ankara’da ve daha sonra da vefat edene dek İstanbul’da, başta edebiyatçılar olmak üzere aydınları evinde buluşturan bir yüce çınardır Nahit hanım. “Edebiyat Tapınağı” denirmiş, Cuma geceleri edebiyatçıları bir araya getiren evine.

93 yıllık yaşamına, pek çok şairle yaşadığı aşkı sığdırmış: Cahit Sıtkı Tarancı, Sabahattin Ali, Necip Fazıl Kısakürek, Can Yücel, Edip Cansever ve diğerleri... Fakat o, tek bir kişiye olan ölümsüz sevgisinden söz ediyor. “Cebi delikti ama insandı,” diye nitelediği Orhan Veliden.

1950’li yıllarda, Yaşar Kemal cezaevinden çıktıktan sonra Adana’dan Ankara’ya gelir, Abidin Dino’yu aramaktadır. Sora sora, Abidin Dino’nun nerde olduğunu ancak Nahit Hanımın bilebileceğini öğrenir ve adresini  bularak basar evin ziline. Kapıyı Nahit Hanımın annesi açar. Karşısında, saçı başı dağınık, poturu tozlu pejmürde bir adam görünce, “Nahit gel,” diye şaşkınca bağırır. “Bu haydut seni soruyor. Abidin’i arıyormuş!”

Nahit Hanım kim mi?
Bu soru her sorulduğunda, kendisi şu yanıtı verir: “Beni, bilen bilir. Nahit Hanım dersin, o kadar...”

Nahit Hanım için,“Kendisi zamanı, her evrede her kişide şimdiki zaman olarak yaşamıştır. Dostlukla belirtilmemiş aşkı aşk saymaz. Onun için herkesin yeri ayrıdır,” diyor Cemal Süreyya ve Nahit Hanımı, Cumhuriyet döneminin küçük burjuva duyarlılığının anası olarak tanımlıyor. Evini dostlarına daima açık tutan Nahit Hanımın evi, kültür ortamlarına ev sahipliği yapıyor yıllarca. Cemal Süreyya onun için, “Cumhuriyet gibi kadın veya bin dokuz yüz yirmi üç gibi kadın” nitelemelerinde bulunuyor.

Nahit Hanım, “Hayranım çok yoktu, çok ahbabım vardı,” diyor yapılan bir röportajda. “Evet, herkesin kapısına anıttan çiçek çalıp koymazlar ama... Beni seviyorlardı işte... Zafer anıtından hepsi çiçek çalıp getiriyordu. Bugün Yenişehir’de büyük bir sinema var ya, orası o zaman evdi, ben de orada oturuyorum. Karşısında da, askerlerin olduğu yerde kocaman bir anıt var. Anıta koyulmuş çelenkleri birileri almışlar benim kapımın önüne yığmışlar. Anıta konmuş iki bacaklı çelenkler benim kapımda! Düşünün. Suç sahibi ben oluyorum.”
 
 

            
 
 

Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası