• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam230
Toplam Ziyaret923161
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Hastamın Öğretmeni -2- Zarafet

Hastamın Öğretmeni

2 - ZARAFET

Yaşamında, mutlulukla yapıp haz duyduğu iki işlev vardı Hamit Albayın eşi Ferihan Hanımın: Salı günleri açılan Dikili Pazarına gitmek ve bahçedeki bitkileri sulamak. “Pazara gittiğimde, alışveriş yapmadan önce tüm Pazar yerini gezer; rengârenk sebze ve meyveleri seyrederim. Bu rengârenk sebze ve meyvelerle, hangi manavların en iyi resim yaptığını seçer ve o manavlardan alışveriş yaparım,” derdi.

Sağlığına çok düşkündü. Gazete ve televizyonlardan, sürekli olarak Dr. Mehmet Öz’ü takip ederdi. Ve yine Dr. Öz’ün tavsiyeleri doğrultusunda, gece yatmadan yarım saat önce yediği bir parça bitter çikolatanın, kendisine huzurlu ve derin bir uyku verdiğini söylerdi.

2000 li yılların başında, psikanalize (Psikolojik feNomeni anlayarak, duygusal bozuklukları tedavi etme) karşı aşırı bir ilgi duymaya başlamıştım. Sürekli okuyor, öğrenmeye çalışıyor ve fırsat buldukça da uyguluyordum.

2005 yılında, önce 52 yaşındaki oğlunu kalp krizinden kaybetti ve sonra da meme kanserine yakalandı Ferihan Hanım. Ameliyat oldu, 5 yıl süreyle de tedavi gördü. Meme kanseri olgusunu hiç kimseyle paylaşmadı. Bilen 3 kişi vardı: Komşusu bir avukat, bir hanım arkadaşı ve ben. Eşine, ölümünden kısa bir süre önce anlattı yaşadığı dramatik olayı, birkaç ay sonra da kızına söyledi. Yaşadıklarıyla, en yakınındakileri bile üzmek istemiyordu.

Oğlu vefat ettikten sonra, beni, onun yerine ikame etti. Her hafta bir gün; genellikle muayenehanede, bazen evlerinde, bazen de sahildeki çay bahçelerinde buluşur, sohbet ederdik. Son sohbetlerimizin birinde, “Dile kolay, en az 250 kez sohbet etmişiz!” demişti.

Her sohbetten sonra, bana beyaz bir zarf verirdi. Muayene ücretim olurdu bu zarfın içerisinde. Hekimlik hayatımda, bana muayene ücretini zarf içerisinde veren tek hastam, Ferihan Hanım olmuştur.

 
          

Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası