Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam53
Toplam Ziyaret619209
Şiir Tanıtım Köşesi

Ve şehir
Sessizce bir sabah sigarası içerken
Bir deri bavulda hayatın...
On birinci perondan,
Umutla dolu

Geleceğe adım attın...

Sen bize,
Yorgun ellerinle
Ve alnındaki sıcak terinle,
Bakarak ileriye,
Geniş bir yol açtın...

Sen bize,
Altmış yıl önceki küçük bir adımla,
Çok şeyler öğrettin...
Duyduğun sevgiyle bize,
Hasreti, rakı ve kavunla, bir kenara ittin...

Teşekkürler, dede!
Daha kaygısız bir gelecek umuduyla,
Dilsiz, çaresiz ve ailesiz,
*Diaspora'da,
Refahımız için, ömrünü tükettin...

Ne var ki bugün,
Hiçbir şey doğru bir his vermiyor...
Başarılandan bahsedemiyorum sana...
Mutlu olamıyorsun bizim için...
Çünkü sen yoksun, dede!
Ama biliyoruz ki,
Temelisin sen her şeyin!

Yasemin Bertel/Köln

*Türk diasporası (yurt dışında yaşayan Türk yurttaşları), Türkiye'den göç etmiş Türklerin dünyadaki tahmini nüfusunu anlatmak için kullanılan terimdir. (Vikipedi)

Bilgi: Şiir, Almanca aslından, Türkçe'ye çevrilmiştir!

Su Kızı

Bilgi: Soldaki fotograf, Adem Bozkurt'un 2006 yılının Eylül ayında çekip bize göndermiş olduğu bir Köşektaş fotografıdır. kosektas.net




Yağmurun bol yağması bolluğu; az yağması da kıtlığı, dolayısıyla da açlığı beraberinde getirdiğinden, ilkel dönem insanları, doğa olaylarını meydana getirdiklerini sandıkları güçlerden, gerek törenler düzenleyerek, gerekse adaklar adayarak medet ummuşlar.

İslâmi inanca göre yapılan yağmur duasından degişik olarak, kaynağını İslâmiyet öncesi inanışlardan almış olan ve yöremizde "Su Kızı Donatımı" diye adlandırılan bu tören, Anadolu’nun bir çok yöresinde olduğu gibi, köyümüzde de düzenlenirdi.

Bu tören için mahallenin çocukları bir araya gelerek, herhangi bir kimsenin evinden aldıkları, eski bir entariyi, ortasından sopa geçirilmiş bir süpürgenin üzerine geçirerek, törenin simgesi olan kuklayı oluştururlar ve bu kuklayla ev ev dolaşırlardı. Bu dolaşma sırasında, her evin önünde durarak;

                                "Yağ yağ yağmur
                                              teknede hamur
                                                          ver Allahım ver
                                                                     sulu sulu yağmur"

sözlerini söylerler, ev sahibinden armağanlar isterlerdi. Ev sahibi yağ, bulgur, salça vb. malzemeleri çocuklara verir ve ardından, eski kıyafet giydirilmiş olan kuklanın tepesinden bir kova su dökerdi. Tören bittiğinde çocuklar, herhangi bir evde toplanarak, topladıkları bulgur, yağ ve salça ile toplandıkları evin sahibine pilav pişirtirler, birlikte yerlerdi.

Bilgi: İlk kez 09. Şubat 2004 tarihinde yayınlanmış bir yazıdır!

kosektas.net


  
766 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Şiir Tanıtım Köşesi

Sizinle galiba arkadaş filandık
Işıklı günlerinde gençliğimizin.
Hayalleriyle kanatlanırdık
Gelecek, güzel Türkiye'nin.
Fakat nasıl da değiştiniz birden
Arınıp bütün o düşlerden
Buzlu sularında bencilliğin.
Ne çok hain.

Hayır, belki de değişmediniz,
Aslınız belki de buydu sizin.
Sadece zamana ayak uydurdunuz
Ortak ateşinde ısınıp gençliğin.
Sonra neyseniz o oldunuz
Asıl kimliğinizi buldunuz
Uşağı oldunuz zalimin.
Ne çok hain.

Şimdi giydiğiniz her şey markalı
Tadını aldınız zenginliğin.
O fotoğraflar parkalı markalı
Uzak bir anısı oldu geçmişin.
Fakat yine de yeri geldikçe
El atıp eski albüme
Kullanıyorsunuz reklam için.
Ne çok hain.

Aynı arsız kibir suratlarınızda
Erkeğinizin dişinizin.
İçim bulanıyor karşıma çıktıkça
Ekranlarında TV'lerin.
Kiminiz yeni yetme faşist çığırtkan
Kiminiz kaşarlanmış sırtlan,
Sanırsın kardeşi vampirin.
Ne çok hain.

Yoksul aile çocuklarıydınız
Orta halli, belki zengin.
Soyluydu sizden anneniz babanız,
Sade yurttaşları Cumhuriyet'in.
Siz hangi piç köklerden türediniz,
Kimsiniz, neden böylesiniz
Nasıl boğuldunuz içinde ihanetin.
Ne çok hain.

Zaman geçer, devran döner
Yıkılır sarayı, zindanı zalimin
Efendi uşağını terk eder
Gereği kalmayınca hizmetin
Hele azıcık da diklendiniz mi
Yersiniz kaçınılmaz tekmeyi
Hadi, sıkıysa diklenin
Ne çok hain

Kimliksizler, omurgasızlar
Hedefisiniz şimdi lanetin.
Ne hizmetinde olduğunuz iktidar
Ne sahte parıltısı şöhretin
Kurtaramayacak sizi bu lanetten,
Halkın içinde yükselen nefretten,
Artık hiç değilse susmayı deneyin.
Ne çok hain.

Ataol Behramoğlu