Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam77
Toplam Ziyaret542256
Köşektaş ve Çevresi


Köşektaş'ın en büyük özelliği,
Hiçbir köyde olmayan güzelliği.

Eğer Köşektaş burnunuza buram buram tütüyor, ancak ondan çok uzakta iseniz, olduğunuz yerde gözlerinizi kapayın ve Göllüpınar'dan; Koca Yol, Karşı Mahalle ve Elmalık, ordan da Sivri'ye doğru kısa ve yavaş adımlarla, kısa bir yürüyüş yapın ve Köşektaş'a olan özleminizi bir nebze olsun giderin!

Yöresinin en yeşil ve en güzel köyü olan Köşektaş ve çevresini yansıtan fotograflara bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

kosektas.net
Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası





Anasayfa


www.kosektas.net


Köşektaş Köyü Kültür ve Dayanışma Etkinliği
Tanıtım/Duyuru Videosu

İNCESULU EMİNE l EMİNE AUS İNCESU




Emine, Almanya’da çalışmak için köyü İncesu’yu terkettiğinde, henüz 18 yaşındaydı. Filmde, binlerce örneği bulunan, bir göç olayı anlatılıyor. Emine’nin hayat hikayesini açık ve hararetli bir şekilde anlatışı oldukça etkileyici. Filmin Almanca ve Türkçe sürümleri mevcut olduğundan isteyen siparişini istediği dilde yapabilir. http://www.bt-medienproduktion.de/de/emine.html

YÖNETMEN: BARBARA TORTTNOW

6 Temmuz 2019, Cumartesi

DVD Film Tanıtım Köşesi l İncesulu Emine l Emine aus Incesu  
Yönetmen: Barbara Torttnow  l Almanca'dan Çeviri: Lütfullah Çetin

İncesu, Orta Anadolu’da, küçük bir köy. Babası Emine’yi, çalışması ve para kazanması için, Almanya’ya göndermişti. Babasının tek arzusu ailesini yoksulluktan kurtarmaktı. Ancak Emine, okula sadece iki yıl gidebilmişti ve bu yüzden ne yeterince okuma yazma biliyor, ne de hesap yapabiliyordu. Hal böyleyken, cebine koyduğu çalışma izni ile Almanya’ya uzun bir yolculuğa çıkıyordu. İstanbul’da gerekli tıbbi muayneler yapılmış, Emine’nin sağlıklı olduğu ve çalışması için hiçbir engel bulunmadığı belgelenmişti.

Savaştan yeni çıkmış Almanya’nın şiddetle yabancı iş gücüne ihtiyacı vardı. Federal Almanya hükümeti, bu yüzden, şiddetle döviz ihtiyacı bulunan Türk Hükümeti ile ‘İş Gücü Anlaşması’ imzalamıştı. Bu anlaşma, bir çok insanı, yurdunu terkederek, çalışmak için Almanya’ya gitmeye yöneltmişti.

İlk yıllarda kadınlar, Almanya’ya çalışmaya gelenlerin yüze yirmisini oluşturmaktaydı, üstelik çoğu da yalnız gelmişti. 

Emine, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen, geldiği kökenden ve köyü İncesu’dan kopamadı. Film, Emine‘nin Almanya’daki çalışma hayatından ve eski yurduna yaptığı ziyaretlerden kesitler sunmakta. Emine için orada her şey adeta olduğu gibi, bıraktığı gibi duruyor. Kadınlar, eskiden olduğu gibi, tandırda ekmek pişiriyor, eski gelenek ve göreneklere değer veriyorlardı.

Henüz çocuk yaşlarda girdiği ve kesintisiz devam ettirdiği maceralı yaşamını açık bir yüreklilikle anlatan Emine’nin söylediklerini kardeşi de, çocukları da onaylıyor. Emine o yıllarda yaşadığı korku ve taşıdığı kuşkuları da bir bir anlatıyor. Almanya gibi bir ülkede çocuk yaştaki bir kızın yalnız başına yaşaması ne demekti ve bu durum terkettiği köyün insanları tarafından nasıl karşılanır, nasıl yorumlanırdı? En çok genç erkeklerin peşine düşmesinden korkutuğu için, tıpkı yaşlı bir kadın gibi, geniş bir manto giyiyordu. Bunu ona büyükannesi tavsiye etmişti. Film, Emine’nin attığı o adımın, ne denli cesaretli bir adım olduğunu açık ve seçik bir şekilde gösteriyor. Artık geri dönüş, ne Emine için, ne de çocukları için, sözkonusu değil.

Neden yeterince Almanca öğrenemediğini ise şu şekilde izah ediyor Emine: „Başlangıçta çalıştığımız iş yerinde tercüman vardı. Bu yüzden Almanca öğrenme ihtiyacı duymadım. İzleyen yıllarda, evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonra, Almanca öğrenmek istedim, ancak zaman bulamadım.“ Emine, hayat hikayesini kendi anadilinde, Türkçe olarak anlatıyor. Filmdeki Almanca anlatım ise, tecrübeli bir seslendirci tarafından, eş zamanlı olarak yapılıyor ve bu sayede asıllık, özgünlük ve doğallık yüksek ölçüde sağlanmış oluyor.

Çocukları anneleriyle övünüyorlar. Oğlu Nafiz annesinin, henüz genç bir kızken, tek bir kelime bile Almanca bilmediği halde, hem de tek başına, Almanya’ya gelmesini, oldukça cesaretli buluyor. Kızı Dilek, annesinin onca zorluklara göğüs germiş olmasının kendisine ne yararlar sağlamış olduğunun bilincinde. Çocuklarının üçü de Almanca’yı, Türkçe’den daha iyi konuşuyor. Üçü de birer meslek öğrenmiş ve Alman Toplumu’nda kendilerine bir yer edinmişler. Üçü de ailelerinden gördükleri kimi gelenek ve görenekleri hâlã yaşatıyorlar. Örneğin kızı Dilek için küçük kızının evliliğe adımını bakire olarak atması büyük önem taşımakta.

Film uyum çalışmaları için oldukça uygundur ve Türkçe dersler için tavsiye edilir.

Türkçe sürüm için destek Stiftung Rheinland Pfalz für Kultur  adlı bir vakıftan sağlanmıştır.

Almanca’dan Türkçe’ye çeviri: Lütfullah ÇETİN

Almanca l Türkçe l İngilizce Altyazılı l Kamera: Rüdiger Kortz l Müzik: Mikail Aslan.

Ekleme Tarihi: 13. Ekim 2015

Source: https://german-documentaries.de/en_EN/films/emine-from-incesu.9846

 


HTML kodları ve yazılım dahil olmak üzere, bu sitede bulunan hiçbir malzeme kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz. Telif ve mülkiyet hakları saklı kalmak koşuluyla ve kaynak gösterilerek, bu sitede bulunan fotograf, resim, bilgi ve belgelerden yararlanılabilir!
kosektas.net
Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

 

www.kosektas.net|İletişim: kosektas@kosektas.com|Güncelleme: 1 Haziran  2019


Kapadokya Peri Bacaları, vadileri, tarihi veya coğrafyası yanında çeşitli konularla kendini tanıtmaya başladı. Bir zamanlar Türkiye genelinde belediyelerin kendi yörelerini tanıtmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemeleri, yöresel şenlikler, televizyon dizileri için çevrilen filmler gibi etkinlikler iç turizm açısından Kapadokya’ya hareketlilik getirdi. Asmalı Konak filminin hala etkisi sürmekte. Dizide gösterilen konakların önü, kayısı, kabak çekirdeği, zerdali kurusu, kuru üzüm gibi yemişlerin yanında Dicle’nin sürmesi, Sümbül Hanım’ın fuları ile adeta bir satış panayırı. Sara, “sürme” yi sorunca, satıcı kadın, takılıyor,
02.09.2016
Cezalandırıp insan yaşamına şu ya da bu şekilde son vermek eski zamanlardan beri tartışılan konu. Giyotinle boyun kesmeler, vahşi hayvanlara parçalatmalar, urganla tavana asmalar, iğne ile zehirlemeler, taşla öldürmeler hep insanın idam için kullandığı yöntemler olmuştur.
02.09.2016
"Komşu komşunun külüne muhtaçtır" sözü eski çağlardan beri geçerli. İnsan, binlerce yıl toplu yaşadı. Savunma, tehlikelerden korunma, daima grup ya da topluluk içinde birlikte gerçekleştirildi. İhtiyaçlar birlikte giderildi. Tarlada, bağda, bahçede, kırda insanlar sürekli birbiri ile iletişim halinde yaşadı. Ailede birlikte sofraya oturdu, işbölümünü birlikte yaptı, işe birlikte başladı. Dertlere, kederlere, üzüntülere ortak oldu, sevinçler beraber paylaşıldı.
08.11.2014
Araştırma sonucundan önce yalanı biraz açıklamak gerekiyor; Yalan kısaca, bilgi amacıyla davranışta bulunan veya konuşan kişinin, o bilginin yanlış olduğunu bilerek vermesi , aldatma niyet.. Yalan kısaca, bilgi amacıyla davranışta bulunan veya konuşan kişinin, o bilginin yanlış olduğunu bilerek vermesi , aldatma niyetini taşıması. Yalan temelde insanların yanlış yönlenmesine yol açtığından başkalarına zarar verebiliyor. Yalan insan üzerinde gittikçe alışkanlık yapıyor ve onu toplum nazarında itibarsızlaştırıyor. Yalan, insanlar arası güveni zedeliyor.
02.10.2012
İnsan var olduğundan bu yana güzeli, iyiyi bulmak için kendince arayışlara girmiş, önce kendini düzeltmekle başlamış işe, sonra doğadaki diğer güzelliklerle buluşarak onların içine kurulmuştur. Sanat her şeyden önce bir güzelliktir.Sanatçı ise durmadan bu güzelliğin peşinde koşan ve onu yakalayabilen kişidir. Sanat, içimizdeki iyilerin dışa vurumudur. Bazen bir coşku, bazen bir boşalma olarak karşımıza çıkar. Sanata önem veren ve bunu içinde duyan birey ve toplumlar daha barışçıldırlar. Sanatın özü duygulardır. Duyguların kaynağı sanatçının içidir.
17.04.2012
Geçen hafta, 31 Mart 2012 Cumartesi günü, Brüksel’de, Köşektaşlı Muhterem Fidan ile Bayram Fidan’ın kızı Nurdan’ın düğünündeydik. Avrupa‘nın dört bir yanından kalkıp düğüne gelmiş Köşektaşlılarla sohbet ederken, Yusuf Şeref, salonun giriş kapısını işaret ederek, „Bakın, bakın kim geliyor? dedi. Hepimiz birden başımızı o yöne çevirdik, ancak şaşırmadık. Şaşırmadık, çünkü gelen Oğuz Akdemir’di ve orada bulunan herkes biliyordu ki, her kim, her ne zaman, Avrupa'nın her neresinde olursa olsun, Oğuz Akdemir‘le karşılaşabilirdi.
06.04.2012
D A V E T İ Y E




13 Ağustos 2019, Salı günü, hem hasret gidermek, hem gönlümüzce eğlenmek hem de birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek adına, köyümüz Köşektaş’ta gerçekleştireceğimiz “Kültür ve Dayanışma Etkinliği’ne” tüm köylülerimiz davetlidir!

Çalışmasını geniş bir ekip ve büyük bir titizlikle yürütmekte olduğumuz zengin içerikli bu etkinlikte her yaş grubu kendine göre mutlaka bir şey bulacaktır!

Yöresel yemeklerin yeneceği, birlikte türkü ve şarkıların söyleneceği, davul ve zurna eşliğinde halayların çekileceği, Köşektaş ve insanına yönelik sunumların yapılacağı ve daha nice sürprizlerle dolu bu şenliği kaçırmamanızı tavsiye ederiz!

Duyduk, duymadık demeyin,
Kimselere söz vermeyin,
Şenliğimiz var bizim,
Gelmemezlik etmeyin!

Köşektaş Köyü Kültür ve Dayanışma Etkinliği

Tarih: 13 Ağustos 2019

Yer: Köşektaş Köyü İlköğretim Okulu Bahçesi

Düzenleyen:
Köşektaş Köyü Kültür ve Dayanışma Etkinlik Komitesi