Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam44
Toplam Ziyaret402030
Şiir Tanıtım Köşesi

Çanakkale'de Mustafa Onbaşı...

Seçkin öğretmenimiz Hüseyin Seyfi tarafından yazılmış olan bu nadide şiir, hamaset ve abartıdan uzak, savaşa karşı duyulan güçlü nefreti yansıtıyor!

kosektas.net

Bizim topçulardı
yukarı cepheden
ateş eden,

çok gecikmedi
onlar da
karşılık verdi,

akşam olunca
ortalık kararınca
toz duman arasında

bilmem bizimkiler
bilmem onlarınkiler
anlayamadık
karanlığın içinden

dedi,
arkadaşlar,

sen yaralanmişen
kan sızıyor yeninden

gördüm ki
bir kolum
tam dirseğimden
...

eh
dedim,
ben
de
yaralanmişem

baktım,
yere düşen
elim,
toprak sıkıyor,
belki de
öfkesinden

Hüseyin Seyfi

Anasayfa

www.kosektas.netBİLGİSUNUM SAYFAMIZ KOSEKTAS.NET, İSTİSNALAR DIŞINDA, PASKALYA TATİLİ BOYUNCA GÜNCELLENMEYECEKTİR! 17 NİSAN 2015 CUMA GÜNÜ, ŞİİRLERLE ŞENLENDİK ADLI YAZI DİZİMİZİN 21. BÖLÜMÜYLE, TEKRAR KARŞINIZDA OLACAĞIZ! KOSEKTAS.NET, KÖŞEKTAŞ KÖYÜ BİLGİSUNUM SAYFASI

 
ÖTEKİ ÇANAKKALE
Çanakkale Savaşları`nın yıldönümlerini, toplumu sarmalayan şiddet kültüründen kurtulmak için yaşamın, kardeşliğin, yurt ve dünya
barışının dillendirildiği günlere dönüştürmeliyiz!
Hacı ÇÖL
---------------------------------------------------------------------

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 20. BÖLÜM

 Şairimiz, şiirimiz ve nesrimizle biz farklıyız, çünkü biz Köşektaşlıyız! 
Seçkin şairimiz Dr. Salim Çelebi'nin yazmakta olduğu, 46 bölümden
oluşan, "Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizisinin 20. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

28 Mart 2015, Cuma
 
Şiirlerle Şenlendik, 20  - Akılda Kolay Kalanlar

Edebiyat kitaplarında yoktu ama Salah Birsel’in Hacivat’la ilgili şiirlerini ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Karadut” adlı şiirini zevkle ve keyifle okuyorduk. Üstelik birkaç okumadan sonra kolayca aklımızda kalıyordu.

HACİVATIN EVİ

Hacivat'ın evi
Köşede ufaraktan
Bir tüfek atımı duraktan
Kapı pencere elekten
Döşemeler zemberekten
Dökülmekten
Sökülmekten
İncelmiş süpürülmekten.

HACİVAT’IN KARISI

Hacivat'ın karısı
İncecikten yeldirmeli
Göz kaş oynatmalı
Gerdan kırmalı
Beden sarmalı
Gülmeli güldürmeli


Rakı süzmeli
Âşık üzmeli
Şiir düzmeli
Hacivat'ın karısı
Beyoğlu'nda gezmeli

KARADUT

Karadutum, çatal karam, Çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem.
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum.
Günahımsın, vebalimsin
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan,
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum,
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem?
Gülen ayvam, ağlayan narımsın,
Kadınım, kısrağım, karımsın.  

Nedendir bilmem, hiç sevemedim; Çingene yerine kullanılan "Roman" sözcüğünü. Hindistan kökenli, göçebe bir halktır Çingeneler. İkinci Dünya savaşında bu güzel insanlar da ne yazık ki soykırıma uğramışlar ve beş yüz bin çingene, aşağılık ırktan oldukları savıyla katledilmişlerdir.

Bizim de Çingenelerimiz vardı köyümüzde. Yöresel dille, "Cingan" derdik onlara. Baharla birlikte köyümüze gelirler ve Öz'deki çayırlığa çadırlarını kurarlardı. Köyümüze gelenler, kalaycılık mesleğini yapanlardı. Anne- baba; çoluk-çocuk; omuz omuza çalışırlardı. Hanımlar ve çocuklar, köydeki her bir evden kalaylanacak bakır kapları toplar; ailenin yetişkin erkekleri toplanan bu kapları kalaylar ve yine kalaylanan kaplar, toplayanlar tarafından ev, ev dağıtılırdı. Hem de özellikle sini gibi yayvan kaplar kırmızı noktalarla süslenerek.


(Devam edecek)


 
Uyarı - HTML kodları ve yazılım dahil olmak üzere, bu sitede bulunan hiçbir malzeme kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz. Telif ve mülkiyet hakları saklı kalmak koşuluyla ve kaynak gösterilerek,
bu sitede bulunan fotograf, resim, bilgi ve
belgelerden yararlanılabilir!
 
kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası
Şebeke: www.kosektas.net | İletişim: kosektas@kosektas.com | Son Güncelleme: 28 Mart 2015
Kitap Tanıtım Köşesi

Carlos Maria Dominguez'den

“Kağıt Ev”

'Bir gün bir kitap okudum ve...'

Kitap düşkünü herkes, kitapların bir süre sonra sorun çıkarmaya başladığını bilir. En basitinden, tozlanmalarından tutun, bir süre sonra kitaplıkta yeni kitap koyacak yer bulamamaya kadar bir sürü sorun yaratırlar. 

Okurların kitaplara karşı tutumu da kişiden kişiye değişir. Kimi okurken satırların altını çizer, sayfaların üzerine bir sürü not alır, kimi altı çizilmiş satırlar görünce dehşete kapılır. Kimi okur, kitabı birilerine ödünç vermek istemez, kimi ödünç verdiği kitaba ismini yazıp kime verdiğini bir kenara not alır, kimi ise okuduğu kitabı kitaplığına bile koymaz, hemen birilerine verir.

Kitaplara dair aklımızı kurcalayanları yazmaya kalksak çok şey yazabiliriz. Kağıt Ev ise kitapların yaratabileceği sorunların en büyüğünden başlıyor: Bluma Lennon, Emily Dickinson’ın Şiirler’ini okurken, bir arabanın altında kalıyor. Temsili bir okumayla, Bluma, bir Dickinson şiiri yüzünden, kitap, edebiyat, metin yüzünden hayatını kaybediyor. Kitapların insan hayatını değiştirdiğini herkes bilir: Siddhartha okuyup Hinduizm’e merak salan birilerini tanımışızdır, yollara düşme isteği duymadan Jack Kerouac okumanın zor olduğunu biliriz, belki yel değirmenleriyle savaşmamışızdır ama Don Quijote’den hepimiz bir şeyler öğrenmişizdir. Kitaplar insanın hayatını değiştirme gücüne sahiptir, kimi zaman tek bir cümle o gün almak zorunda olduğumuz hayati bir kararı etkiler, kimi zaman bir kitap, hayatımızı değiştirir. Fakat bu sefer durum biraz daha farklı. Daha somut, karşı çıkılamayacak kadar sonuçları ortada bir durumla karşı karşıyayız: “Bluma, onu hayattan alıp götürecek olanın yine bu olacağını bilmeden hayatını edebiyata adamış” bir akademisyendir. Bu kelama karşı çıkıp onu bir şiirin değil, bir arabanın öldürdüğü söylense de, “hiçbir şey temsilin dışında vuku bulmaz” diyerek tartışmanın temsili cazibesine kapılanlar da vardır.

KİTAPLARA VE OKUMAYA DAİR BİR YOLCULUK

Kağıt Ev, Bluma’nın ölümüyle başlayan, metne, kitaplara, okuma alışkanlıklarına dair bir kitap. Bluma’nın yaşamını yitirmesinin ardından masasındaki bir zarfta bulunan, üzeri çimento ve kir tabakası kaplı bir kitap üzerinden, kitapların insan hayatına etkisi üzerine ikinci bir hikâyeye, bir kitap düşkününün, bir bibliyofilin hayatının derinliklerine dalarız: Carlos Brauer’in hayatına.

1955 doğumlu Arjantinli yazar Carlos Maria Dominguez, ortaya koyduğu gizemli, üstü çimento kaplı bir kitap üzerinden, bizleri okuma alışkanlıkları ve kitaplar üzerine bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın ilk bölümü, bizleri gizemli bir kitabın peşinde maceralı bir yolculuğa çıkaracağı izlenimi verse de kitabın peşindeki yolculuk, bir kitap üzerinden başlayan, kitaplara ve okumaya dair bir yolculuk.

Bu yolculukta, çimento kaplı kitabın ardında neler yattığına dair merakımız kitap boyunca devam ediyor ve okuma alışkanlıklarına dair birçok şey öğreniyor, okur olarak bizim bile fark etmediğimiz şeyleri, kitabı okurken fark ediyoruz. Bir kütüphanenin boyutu ne kadar önemlidir ya da önemli midir, kitabın altı çizilir mi çizilmez mi, kitap okurken müzik dinlenir mi sorularını soran ve tüm bunlar dışında, edebiyata ve edebi arzulara, yazınsal her türlü maceraya dair birçok soru da sordurtan kısacık bir novella Kağıt Ev.

Yazının tümünü okumak için buraya tıklayınız.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası