• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam141
Toplam Ziyaret877457
Resim Tanıtım Köşesi

Görseldeki figürlerin konumlanışı, dönemin ev içi rollerini ve teknolojik cihazlarla kurulan ilişkileri temsil eden bir mikro-toplumsal düzen sunuyor. Erkek figürün cihazın düğmelerini ayarlamakla meşgul oluşu, teknik müdahale rolünün aile içinde nasıl cinsiyetlendirilmiş bir pratik olarak konumlandığını ima ediyor. Çocuğun kolundaki saate işaret ederek sabırsızlık göstermesi, teknolojik beklentilerin kuşaklar arası farklılaşmasını yansıtıyor. Televizyonun üzerine eğilmiş genç kızın sıkılmış ifadesi, arızanın aile içi zaman akışını kesintiye uğratan bir “bekleme anı” yarattığını gösteriyor.

Arka planda çay servisi hazırlayan kadın figürü ise, ev içi bakım emeğinin sürekliliğini temsil ediyor; teknik aksaklık karşısında bile gündelik ritüellerin devam ettiğini vurguluyor. Televizyonun etrafında toplanmış bu küçük topluluk, erken medya teknolojilerinin yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda aile içi etkileşimi biçimlendiren bir sosyalleşme odağı olduğunu ortaya koyar.

Bu bağlamda sahne, “televizyon tamiri”nin yalnızca teknik bir müdahale değil, aynı zamanda aile üyelerinin rollerini, beklentilerini ve ortak deneyimlerini yeniden üreten kültürel bir pratik olduğunu gösteren tipik bir Kurt Ard anlatısı niteliği taşıyor.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Adnan Yalım - Ahmetli'de Akşam


 

 



Ahmetli'de Akşam l Tuval Üzerine Yağlıboya l 89x116 cm l 2012

Ola ki henüz satılmadı ise, ben talibim bu resime,
Ahmetli'de Akşam'ı severim, bedeli ne ise öderim!
Serginin bitmesine daha kaç gün var, nasıl beklerim ben o güne kadar,
Ahmetli'de Akşam'ı alacağım, evimin baş köşesine asacağım!


Ahmetli'de Akşam l Tuval Üzerine Yağlıboya l 89x116 cm l 2012

Ahmetli’de vakit akşam üzeri,
Ağaçların rengi bakır çalığı.
Bu ne hüner, ne üstün bir beceri,
Belli ki bu bir öke ustalığı.

Doğal sadelik içeren, kendi tarzını karakterize eden resimler çizen Adnan Yalım'ın çizmiş olduğu resimlere bu bağlantı aracılığıyla ulaşabilirsiniz!
kosektas.net

“Boş tuvalin saflığını soyut ve somut objelerle doldurmak için yağlı boya kullanıyorum. Gerek çocukluğumda, gerek gençliğimde yaşadığım kimi anılarımı, resime yansıtarak paylaşmaya ve böylece köyüme olan vefa borcumu ödemeye çalışıyorum. Kimi zaman, gözlemlediğim doğa manzaralarını ön plana çıkararak, aynı ortamda yaşamış olan akranlarımı o büyülü alanlara taşıyacak resimler çiziyorum. Resimlerim seyredenleri, tek bir bakışla, zamanla yaşadıkları sevinçleri, attıkları kahkahaları, hissettikleri endişeleri, yeniden deneyimleyecekleri bir anın içine çektiklerinde mutlu oluyorum.

Köşektaş’a duyduğum özlem sonrası çizme fikri oluşan, “Ahmetli’de Akşam” adını verdiğim bu resim, bir zamanlar ortasında oturduğum, gitar çaldığım, şarkı söylediğim, kısaca Ahmetli’de geçirdiğim zamanın her anının bir manzarası. Kendi kuşağımdan olan herkes için bu resmi seyretmek, çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadıkları sevinci ve heyecanı, endişe ve kederi deneyimlemek için bir fırsat!" Adnan Yalım

 

 

 

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası'nda yer alan metin, resim, fotograf gibi tüm içeriklerin hakları asıl sahiplerine aittir! Söz konusu bu içerikler, sahiplerinin rızası olmadan, matbu ya da dijital, başka ortamlarda kullanılamaz!

Kitap Tanıtım Köşesi


Milliyetçilik:
Türkiye'nin Çıkmazı

“Erdoğan Aydın, bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu bir etkinliğe çağırıyor okuru: Düşünmeye! Rehberlik ediyor üstelik.”


Milliyetçilikle dünyayı ve insanlığı sürekli savaş gerilimine sokmaktan başka bir şey yapılamayacağı bir yana; ülkenin sorunlarına da çözüm üretilemez!

Modernçağ tarihinin de gösterdiği gibi milliyetçilik; insanlığa, ortaçağdaki dinsel ideolojilerle kıyaslanacak denli büyük felaketler getirmiştir. Bütün savaşlar, artan silahlanma, eğitim, sağlık ve kalkınma bütçelerinin kısılması, hep milliyetçilikle meşrulaştırılmıştır. Dahası; insanı ve haklarını, dinin yerini alan yeni bir kolektif kimlikle ezmenin ve burjuvazinin çıkarlarına feda etmenin aracı olmuştur.

Sorunlarımızı görüp aşmamızı sağlayacak demokratik sağduyumuzu elimizden alıp, bizi öteki inanç ve halklara düşman etmekte din nasıl olumsuz bir misyon görmüşse, milliyetçilik de modern koşullarda aynı misyonu görmektedir.

Bu bağlamda devlet kendi halkına, sürekli olarak "davulcuya kaçabilecek kız" muamelesini reva görmektedir.

Özetle bu kitapta, milliyetçiliğin -ve yanısıra dinin- halkın kontrolü, tektipleştirilmesi ve haklarının unutturulması için nasıl temel bir ideolojik araç olarak kullanıldığı gösterilmektedir.

Kitap, kâh tarihe gidip, kâh günümüzde tartışılan sorunlara gelerek, milliyetçilikle şekillendirilmiş Türkiye’nin öyküsünü anlatıyor.

“Egemenliğin “kayıtsız şartsız millete ait” olduğunu haykıran egemen söylemin ardında, gerçekte “milletin” nasıl güdülüp kontrol altında tutulduğu yatıyor. “Halkını ve ülkesini sevmek” sanısının aksine, milliyetçiliğin hak ve özgürlüklerimizden uzaklaştırılmamıza hizmet eden bir egemenlik ideolojisi olduğunu da açıkça ortaya koyuyor.

Füsun Akatlı

Milliyetçilik: Türkiye'nin Çıkmazı

Erdoğan Aydın.

ISBN: 9789750406355