• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam372
Toplam Ziyaret845407
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on beşinci kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır süren bir bahar geleneği bu yıl da bozulmadı. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu sıra dışı dostlukla milyonların sevgisini kazanan Yaren leylek, göç yolculuğunu tamamlayarak on beşinci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne döndü ve dostunun kayığına kondu.

Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü.

Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği göç rotası üzerinde yer alıyor. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Haber: DW Türkçe

Şiirlerle Şenlendik - 45. Bölüm

ŞİİRLERLE ŞENLENDİK - 45. BÖLÜM

"Şiirlerle Şenlendik" adlı yazı dizimizin 45. bölümünü
siz ziyaretçilerimize sunmanın kıvancını yaşıyoruz!
kosektas.net

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

19 Şubat 2016, Cuma

Şiirlerle Şenlendik, 45 - Hayatın Anlamı

İlkokulda öğrenmiştik canlılarla cansızlar arasındaki farkı: Cansızlardan farklı olarak canlılar; doğarlar, ürerler (yerlerine yeni nesil bırakırlar) ve ölürler. Canlıların doğumu ve üremesi konusunda yetişkin her birey az buçuk fikir sahibi. Ölüm ve sonrasındaki yaşam konusunda ise, ileri sürülenler muhtelif. Ölüp de geri dönen olmadığı için; kaynağı ne olursa olsun, söylenenler sadece öngörülerden ibaret. Rivayet muhtelif yani.

Ölüm sonrası gibi soyut olaylarla değil de hayatın gerçekleriyle daha çok yüzleşmemiz gerekiyor. İster istemez şu soru geliyor akla: Hayatın anlamı nedir: Para mı? Kariyer mi? Şöhret mi?

83 yaşında olmasına rağmen, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden mezun olan Kezban hanım için; hayatın anlamı ne?

6 ay önce ayrıldığı eşini, sokağın ortasında vurarak öldüren, 2 çocuk sahibi 24 yaşındaki Hakan Karadağ için; hayatın anlamı ne?

Kadınlar tarafından vurulup öldürüldüğü zaman cennete gidemeyeceğine inanan ve rastladığı her Alevi’yi öldüren Işid militanı için; hayat ne anlam ifade ediyor?

Ayetullah Humeyni olduğuna inanan bir akıl hastası için; ne olabilir hayatın anlamı?

Karın doyurarak hayatta kalmak dışında, bir anlamı olmalı hayatın. Şekillenerek dönem dönem değişebilen ve kişiye, ”ben de varım” dedirtebilen bir anlam.

“Bana ne?” diyerek, kendisini toplumsal olaylardan soyutlayan birey…

“El ile gelen düğün bayram” felsefesiyle, sesini çıkarmayan yurttaş…

Örgütlenmeden ürküp, korkan kamu çalışanı…

Rant uğruna doğanın tahribatına seyirci kalanlar…

Sömürüye, savaşa ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmeyenler…

Sorum sizlere: Nedir hayatınızın anlamı?

Bu hayat bir kez sunuldu bizlere: İkincisi veya tekrarı yok. Yarın çok geç olacaktır her birimiz için. Mesleğimiz dışında anlam katmalıyız hayatımıza: Doğamız, kendimiz ve diğer insanlar için.

Bir anlamı olmalı hayatın; evet, bir anlamı…

GİDERAYAK

Giderayak işlerim var bitirilecek,

                          giderayak.

Ceylanı kurtardım avcının elinden

ama daha baygın yatar ayılamadı.

Kopardım portakalı dalından

ama kabuğu soyulamadı.

Oldum yıldızlarla haşır neşir

ama sayısı bir tamam sayılamadı.

Kuyudan çektim suyu

ama bardaklara konulamadı.

Güller dizildi tepsiye

ama taştan fincan oyulamadı.

Sevdalara doyulamadı.

Giderayak işlerim var bitirilecek,

                         giderayak

                                   Haziran 1959


Leylekler Bizim Köyü Çok Severdi



Soğuk suyun akışı,
Serçelerin ötüşü,

Gökyüzünde şenlikti,
Leyleklerin uçuşu...

Yerkürenin kuzey yarısında, ekvator ile kuzey kutbu arasındaki bölgelerde havanın nisan ve mayıs aylarından itibaren ısınmaya başladığını nereden bildikleri şaşırtıcı, hatta mucize olan leylekler, sıcak yaz aylarını geçirmek için soğuk kış aylarını geçirdikleri ülkelerden geri döner, beş altı ay gibi uzun bir süre bizim köyde kalırlardı.

Altı yedi ay gibi uzun bir zaman sonra, o kadar uzak mesafeleri kat edip bizim köye gelen leylekler, sanki pusulaları varmış gibi hedefi hiç şaşırmadan, Süllü amcanın tuvaletinin üzerindeki, daha tam anlamıyla hazır olmayan yuvaya konarlar; gagalarını tüylerine gömer, tüylerini kabartıp gerneştikten sonra huzur içinde uykuya dalarlardı.

Önce erkek leylek gelirdi. Çok telaşlı bir şekilde, geçen yıl bırakıp gittiği yuvayı çubuk ve otlarla onarıp yenilemeye başlardı. İşi bittiğinde ise özlem içinde başını gökyüzüne çevirip dişisinin gelmesini beklerdi. Takriben bir hafta sonra dişi leylek de, erkek leylek tarafından onarılmış olan yuvaya döner ve hemen yerini alırdı.

Leyleklerin birbirlerini karşılama töreni oldukça ilginç olurdu. Yuvanın sahibi erkek, dişisini karşılamak için kanatlarını hızla çırpar ve gagasıyla tıkırdardı. Daha sonra, etraflarına aldırmadan en güzel anlarını yaşamaya başlarlardı. Baş döndüren bir yükseklikte gerçekleşen bu tutku dolu sevgi gösterisinin meyvesi dört ya da beş yumurta olurdu. Takriben dört, bilemediniz beş hafta sonra tüy yumağı civcivler yumurtalarından çıkmaya başlarlardı. İşte bundan sonra anne ve baba leylek için telaş başlar; baba leylek, çığırtkan yavrularının beslenmeleri için gerekli solucan, çekirge ve sümüklü böcek bulabilmek için harekete geçer, hatta bir süre sonra talep daha da artar; fare, kurbağa ve yılanlar sofrayı süslerdi.

Baba leylek yavrularını beslemekle yükümlü iken, anne leylek kanatlarının altına alarak yavrularını yağmur, fırtına ve kızgın güneş sıcağından korurdu.

Evin sahibi Süllü amca, doğal yaşamın bir parçası olan leylekleri gözü gibi korur, doğum yerlerine ilk kez geri dönen genç leyleklerin yuvayı onarmalarına yardımcı olur, onlara taş attırmaz, yuvadan düşüp yaralanan körpe yavruların yaralarını sarar, iyileşmelerini sağlardı.

Leylekler, bölgede havalar soğumaya başlar başlamaz başka bölgelerden gelen leyleklerle gökyüzünde birleşerek seyredilmeye değer bir görüntü oluşturduktan sonra, yolculuk rotaları olan Güney Afrika, Körfez, Süveyş ve İsrail’e doğru yola koyulurlardı.

Süllü amca: Süleyman Ceyhan

Lütfullah ÇETİN 

17 Şubat 2004