• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter

Hastamın Ögretmeni - 8 - Nahit Hanım ve Orhan Veli (2)

Hastamın Öğretmeni

8 - NAHİT HANIM VE ORHAN VELİ (2)

1949-1950 yıllarında; Orhan Veli, Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Necati Cumalı, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat… “Yaprak” adında bir dergi çıkarırlar. Derginin masraflarını Nahit Hanım ve Dışişleri Bakanlığında çalışan Mahmut Dikerdem karşılar. 15 günde bir yayınlanan Yaprak Dergisi ancak 28 sayı çıkarabilir. Son sayının çıkması için yine para yoktur. Önce giydiği paltoyu, sonra da Abidin Dino’nun hediye ettiği resmi satmak zorunda kalır Orhan Veli. Kışın Ankara soğuğunda, üşüdüğünden dert yanmaz da paltosuz sokakta dolaşmaktan utandığını söyler büyük şair. Ünlü Fransız şair Philippe Soupault, büyükelçiliğin daveti üzerine Ankara’ya geldiğinde, ısrarla “Yaprak” dergisinin yönetim evini görmek ister. Oysa derginin bir yönetim bürosu bile yoktur. Alelacele, Orhan Veli’nin kalmakta olduğu  apartmanın bahçesindeki müştemilat onarılır ve Nahit Hanımın getirdiği eşyalarla döşenerek, “Yaprak” dergisinin yönetim eviymiş gibi Fransız şair davet edilir. Şiirin geleceği konusunda tartışma ve sohbet yapılır ve Orhan Veli’nin, kendisinden Türkçeye çevirdiği şiirler okunur.

Fransız şair ülkesine dönerken, “Ben şiiri Türkiye’de buldum,” diye demeçler verir.

Şiirimizdeki “Garip” akımının 3 silahşoru; Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’tir. Şiirdeki ölçüyü, uyağı ve ağdalı sözcükleri kullanmayı benimsemedikleri için; hakaret boyutuna varan eleştirilere uğramışlar, fakat şiiri de tramvaylara, kahvelere, evlere taşımışlardır.

Sait Faik bir gün,”Sende nasır var mı?” diye sorar Orhan Veli’ye. “Süleyman Efendi Şiirinden sonra, ahı tuttu, bende nasır çıktı.”

Şiirin tamamını bilmesek de şiirde geçen “Yazık oldu Süleyman Efendiye,” dizesini bugün de kullanmaya devam etmekteyiz:

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada nasırdan çektiği kadar;
hatta çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi;
kundurası vurmadığı zamanlarda
anmazdı ama Allahın adını,
günahkâr da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.

İstanbul’daki bir ecza laboratuarı, bir nasır ilacı çıkarmak üzeredir ve ilaç kutusunun üzerine, Orhan Veli’nin nasırla ilgili yukarıdaki dizlerini koymak için yüklüce bir para teklif eder. Beş parasız olmasına rağmen, cebi delik şair Orhan Veli, bu teklifi geri çevirir.

 


          
 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Elif Eralp

Herkes için bir Berlin hayal ediyorum” sloganıyla öne çıkan Elif Eralp, Sol Parti’nin Berlin’de yükselen ve geniş kitlelere ulaşan siyasetçilerinden biri. 1981’de Münih’te doğan Eralp’in ailesi, 1980 darbesi sonrası Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşti. Dortmund ve Hamburg’da büyüyen Eralp, hukuk eğitimi aldı ve adliyede stajını tamamladı.

2017’de Sol Parti’ye katıldı ve göçmen kökenli insanların sesini duyurmak amacıyla “Migrantische Linke/Links Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu. Kısa süre içinde Berlin Eyalet Parlamentosu’na girerek parti içinde etkisini artırdı. 2025’te Berlin Sol Partisi’nin başkan yardımcısı oldu; 2026 seçimleri için de baş aday gösterildi.

Berlin seçimlerinde Sol Parti, tarihinin en güçlü sonuçlarından birini alarak oyların %25,7’sini elde etti. Bu sonuç, Elif Eralp’i Berlin’in en etkili siyasi figürlerinden biri hâline getirdi ve onu belediye başkanlığı için ciddi bir aday konumuna taşıdı. Parti, bu başarıyla birlikte Berlin siyasetinde belirleyici bir rol üstlenme fırsatı yakaladı.

Eralp, göreve gelmesi hâlinde özellikle şu konulara odaklanacağını vurguluyor:

  • Kira kriziyle mücadele: Berlin’in en büyük sosyal sorunu olarak gördüğü kira artışlarının düzenlenmesi ve daha fazla sosyal konut inşa edilmesi.

  • Toplu konut politikaları: Büyük konut şirketlerinin kamusal denetime açılması ve kamulaştırma tartışmalarının sürdürülmesi.

  • Ulaşımın erişilebilirliği: Otobüs ve metro ücretlerinin düşürülmesi, toplu taşımanın daha uygun hâle getirilmesi.

  • Toplumsal kapsayıcılık: Göçmenlerin, mültecilerin ve farklı kültürel toplulukların şehir yaşamında daha görünür ve eşit bir konuma gelmesi.

Son yıllarda üye sayısını 7.000’den 19.000’e çıkaran Sol Parti’nin bu ivmesini sürdürebilmesi için Eralp’in, olası koalisyon görüşmelerinde tabanını zor kararlar konusunda ikna etmesi gerekecek.

Sonntagsblatt