• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam142
Toplam Ziyaret852779
Nofretete


Berlin’in Mona Lisa’sı…
Sanki daha da güzel, sanki daha mükemmel.

Kireç ve alçı karışımı bir harçla M.Ö. 14. yüzyılda (yaklaşık 3350 yıl önce) yapılmış bu büstü ölümsüz kılan, Nil’in kraliçesi, heybetli firavun Akhenaton’un eşi Nefertiti’nin güzelliğinden çok, onu yaratan heykeltıraş Thutmosis’in maharetidir kuşkusuz.

Büstle ilgili aşağıda aktardığımız bilgi, 2012 yılında büstün bulunuşunun 100. yılı dolayısıyla “Im Licht von Amarna” adı altında Berlin’de gerçekleştirilen bir serginin kitapçığından alınmış olup Almanca aslından Türkçeye çevrilmiştir.

Alman arkeolog Ludwig Borchardt, büstü çöl kumları arasından bulup çıkardığında anı defterine kısaca şunları yazmış:
“Renkler – henüz yeni sürülmüş gibi – taptaze. Olağanüstü bir çalışma. Kelimeler yetmez, görmek gerekir!”

Büstün Mısır’a iadesi için bugüne dek yapılan girişimler sonuç vermemiş ve eser Berlin’de kalmış. Ancak bu, büst için verilen mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Berlin Müzeler Müdürlüğü ve Alman Dışişleri Bakanlığı, 1912 yılında yapılan kazıların ruhsatlı olduğunu ve büstün Almanya’ya tamamen yasal yollarla getirildiğini savunurken; Mısırlı arkeologlar ise büstün gerçek yerinin Tell el-Amarna Bölgesi olduğunu ve bu nedenle iade edilmesi gerektiğini belirterek mücadelelerini sürdürüyorlar.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası


 

 


KÖŞEKTAŞ SÖYLENCESİ

Lütfullah Çetin

Köşektaş Köyü, bulunduğu coğrafi konum itibarıyla; vaktiyle ortasından şırıl şırıl pınarların aktığı söylenen bir bölgenin hemen tepebaşındadır. Ancak bölgenin günümüzdeki doğal bitki örtüsü tamamen bozkır görünümündedir. Bu bozkır görünümünün, vaktiyle bölgede geniş yer kaplayan ormanların yok olmasıyla oluştuğu anlatılır. Günümüzde bölge, Türkiye’nin orman açısından en yoksul bölgelerindendir. Ağaçlıklara ancak bölgeyi kuşatan alçak tepelerin alt kesimlerinde ve su boylarında rastlanır.

Eskiçağlarda taşımacılık, yük hayvanlarıyla yapıldığından, hem çok yavaş, hem çok pahalı, hem çok güç hem de çok tehlikeli bir işmiş. Her babayiğidin yapabileceği bir iş olmayan taşımacılık, bölge koşullarına en iyi şekilde uyum sağlamış hayvanlarla, korkusuz ve cesaretli insanlar tarafından yapılırmış.

Köşektaş’ta yıllardır anlatılagelen bir söylenceye göre, su ve yeşil zengini  Köşektaş’a yakın bu bölge, develeriyle taşımacılık yapan kimselere, tüccarlara, konaklama ve dinlenme bakımından, çok cazip gelirmiş.

Bir gün, bir tüccar yüklü deve kervanıyla uzun bir yolculuğa çıkmış. Saatlerce yol aldıktan sonra Köşektaş’ın altbaşındaki pınarlı, suyu bol alana varmış. Hem kendisi hem de develeri aç, susuz, yorgun ve uykusuzmuş. Develeri yemleyip suladıktan sonra kendi karnını doyurmuş, su içmiş, namazını kılmış ve kısa bir uykuya dalmış. Uyandığında, yolculuğun uzunluğunu düşünerek develerin yem ve su tedarikini yeniden yapmış. Tam yola koyulacakken, bir deve ile yavrusunun kervanda olmadığını fark etmiş.

Zaman kaybetmeden aramaya başlamış. Dağ dememiş, taş dememiş, dere tepe dolaşmış ama izlerine rastlayamamış. Sanki yer yarılmış da deve ile yavrusu içine karışmış. Umudunu yitiren tüccar, sonunda olduğu yere çökmüş, ellerini göğe açmış ve kervanı terk eden deve ile yavrusunun bulundukları yerde taşa dönüşmesini dilemiş. Tüccarın bu dileği Tanrı katında kabul görmüş olmalı ki; deve ile yavrusu o anda oldukları yerde taş kesilivermişler.

Bilgi: Yıllardır anlatılagelen ve herkes tarafından bilinen bu söylence Lütfullah Çetin tarafından yazıya yansıtılmıştır.


Kervan: Bir yerden bir yere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı.
Tüccar: Ticaret yapan, ticaretle uğraşan kimse; tacir.
Söylence: Hayali hikaye.
Köşek: Deve yavrusu.


 

 

 

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası'nda yer alan metin, resim, fotograf gibi tüm içeriklerin hakları asıl sahiplerine aittir! Söz konusu bu içerikler, sahiplerinin rızası olmadan, matbu ya da dijital, başka ortamlarda kullanılamaz!


0 Yorum - Yorum Yaz
Köşektaş Köyü

Hacıbektaş'ın Güzel Bir Köyü; Köşektaş Köyü
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Köşektaş, Nevşehir’e bağlıdır ve Özkonak’tan sonra en fazla sanatçı, yazar ve bilim insanı yetiştiren köylerimizden biridir.

Ürgüp Ortaokulu’nda parasız yatılı okurken çok sevdiğim bir Köşektaşlı arkadaşım vardı. Köşektaş ismini de ilk kez 1970’li yıllarda duymuştum.

Daha sonra öğretmen, yazar-çevirmen, dürüst insan rahmetli Mehmet Dündar’ı tanıma fırsatım oldu. Yeğeni Ali Dündar’ı da Ankara Adliyesi’nde çalışırken tanıma fırsatım oldu. Emekli öğretmen Kamil Gülmez Hoca uzun yıllar CHP Nevşehir İl Başkanlığı yaptı. Ozan Cemil Gören ve ressam Adnan Yalım da Köşektaş Köyü’nün yetiştirdiği değerler arasındadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün üst düzey kadrolarına kadar yükselmiş merhum Dr. Şair Nedim Uçar da Köşektaş köyündendir.

Köşektaş Köyü’nden olup kitap yayımlamış başka şair ve yazarlarımız da mevcuttur.

Köşektaş, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı olup, Köşektaş Köyü’ne ait internet sitesinde yer alan bilgilere göre; köyün, Herikli Aşireti’ne mensup aileler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Köşektaş’ta bilinen ilk okul binası, 1928 yılında Kızılağıl Köyü ile ortak yapılan ve ortak kullanılan, kerpiç duvarlı, toprak damlı binadır. 1928 yılında yapılan bu üç yıllık resmî okula atanan ilk öğretmen, 1319 (1903) doğumlu, Kırşehirli Musa Kazım Dündar adında bir Cumhuriyet öğretmenidir. Bu muhterem insan, 1928–1941 yılları arasında 14 yıl süreyle görev yapmıştır.

Köşektaş halkının çoğunluğu, benim de mensubu olduğum, Danişmendli Türkmenlerinin bir parçası olan Boynuinceli Yörüklerinin Herekli (Herikli) cemaatini oluşturmaktadır. Bilindiği gibi Herikli Aşireti’ne mensup köylerin çoğunun ismi “K” harfi ile başlamaktadır. Herikli Aşireti’ne mensup köyler; Kozaklı, Acıgöl, Gülşehir ve Hacıbektaş ilçelerine dağılmış vaziyettedir. Köşektaş Köyü halkının tamamı Türkmen’dir ve köy halkını oluşturan büyük aile grupları; Camlı, Capıllı, Çöllü, Delioğlanlı, Handilli, Karayusuflu, Kelalili, Kelemenli, Kırımlı, Kırkoğlu, Kızılhalilli, Kokara, Köşgerli, Köydağıtan, Mehmet Kaali, Melekli, Şehirliuşağı, Uzunlu vb. ailelerden oluşmaktadır.

Herikli Aşireti’ne mensup, Nevşehir’in değişik yörelerine dağılmış köylerden de çok sayıda şair, yazar ve bilim insanı yetişmiştir.

Köşektaş köyü adını volkanik kayadan alır:

“Köşek” sözcüğü Türkçede “bir yaşına kadar olan deve yavrusu” anlamına gelmektedir. Köşektaş’a adını veren kaya parçası, köyün kuzey tarafında, tek katlı ev büyüklüğündedir.

Köşektaş Köyü’nün kuruluş tarihi, genelde diğer bölge köylerinde olduğu gibi, 1800’lü yıllara dayanmaktadır.

Doç. Dr. Faruk Güçlü