• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam311
Toplam Ziyaret843730
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on beşinci kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır süren bir bahar geleneği bu yıl da bozulmadı. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu sıra dışı dostlukla milyonların sevgisini kazanan Yaren leylek, göç yolculuğunu tamamlayarak on beşinci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne döndü ve dostunun kayığına kondu.

Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü.

Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği göç rotası üzerinde yer alıyor. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Haber: DW Türkçe

Şair Nedim Uçar

Köşektaşlı Şair Nedim Uçar

21 Ekim 2010, Café Segafredo, Darmstadt/Almanya
Haber: kosektas.net

Haber: kosektas.net


 Doç. Dr. Tamilla Abbashanlı

Söyleşi

Köşektaşlı Şair Yazar Nedim Uçar, 30 Aralık 2009 Çarşamba günü “Anadolu Diyarı” adlı TV programının canlı yayın konuğu oldu.

    Nedim Uçar

Vikipedi, Özgür Ansiklopedi


1945 Yılında Nevşehir ili Hacıbektaş ilçesi Köşektaş Köyü’nde doğdu. Ankara Polis Koleji ve Polis Akademisi’ni bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne devam etti. Anadolu Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi’nden mineraller, kıymetli ve yarı kıymetli taşlar ve tarihi eserler konusunda uzmanlık belgeleri aldı. Görevi gereği çeşitli illerde çalıştı. 1994 yılından itibaren 1.Sınıf Emniyet Müdürü olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görevine devam etmiş, 2005 yılında Polis Başmüfettişi olarak görev yaparken emekliye ayrılmıştır.

Nedim Uçar ilk şiirlerini çocukluk yıllarında yazdı. İlahi aşkı, doğa ve insan sevgisini, gökyüzünün güzelliklerini ve güncel olayları konu aldı. Hece ölçüsünün pek çok çeşidini kullandı. Şair, şiirin evrensel bir dil ve bütün insanlığın, hatta kainatın ortak yapıtı olduğunu savunmaktadır.

Şair Nedim Uçar’ın şiirleri, yurt içinde ve yurt dışında basılan bir çok gazete, dergi, antoloji ve kitaplarda, ayrıca televizyon ve radyo programlarında yer aldı. Düzenlenen uluslararası, ulusal, kurumsal ve bölgesel nitelikli şiir, destan, hikâye, slogan, marş, güfte ve TSM dalındaki yarışmalarda 100’ün üzerinde derece ve ödül kazandı.

1993 yılında Dünya Sanat ve Kültür Akademisi’nin daveti üzerine Meksika, Amerika ve Kanada’da 14. Dünya Şairler Şölenine katıldı. 1994 yılında Şair Nedim Uçar’a Kaliforniya Üniversitesi WCP Akademi’since Çin Cumhuriyeti Taipei şehrinde Dünya Edebiyat Doktora diploması ve unvanı verilmiştir.

T.C. Milli eğitim Bakanlığının 1999 yılında komisyona hazırlattığı İlköğretim 8.Sınıf Türkçe kitabına Türkiye'm isimli şiiri ders konusu olarak girmiştir.

Nedim Uçar’ın şiirlerinden 200 tanesi Türk Sanat Müziği dalında, 2 tanesi Hafif Müzik dalında, 3 tanesi Çocuk Şarkıları dalında bestekarlarca bestelenmiş, ayrıca 5 şiiri de resmi marş olarak kabul edilmiştir. Ulusal ve uluslar arası düzenlenen şairler kongresi, seminer, sempozyum, bildiri ve şiir şölenlerine, radyo ve televizyon programlarına eserleriyle katılan şairin, 168 şiiri yabancı dile çevrilmiştir.

Şairin hayatı, kişiliği ve eserleri ile ilgili değişik üniversitelerce yirmi bir ayrı alanda tez hazırlanmıştır.

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı’nda okullara tavsiyeli kitabı olan ve T.C. Kültür Bakanlığı’na bağlı kütüphanelerde kitapları bulunan Dr. Nedim Uçar’ın elinde kendisine ait 2000’in üzerinde şiir ve belgesel nitelikli kitap olabilecek dokümanlar mevcuttur.


  Lütfen dikkat!

Bu sitede yayınlanan kaynakların her hakkı saklıdır. Kopya edilerek çoğaltılamaz, başka bir sitede yayınlanamaz!

kosektas.net


  

 

Yorumlar - Yorum Yaz
Leylekler Bizim Köyü Çok Severdi



Soğuk suyun akışı,
Serçelerin ötüşü,

Gökyüzünde şenlikti,
Leyleklerin uçuşu...

Yerkürenin kuzey yarısında, ekvator ile kuzey kutbu arasındaki bölgelerde havanın nisan ve mayıs aylarından itibaren ısınmaya başladığını nereden bildikleri şaşırtıcı, hatta mucize olan leylekler, sıcak yaz aylarını geçirmek için soğuk kış aylarını geçirdikleri ülkelerden geri döner, beş altı ay gibi uzun bir süre bizim köyde kalırlardı.

Altı yedi ay gibi uzun bir zaman sonra, o kadar uzak mesafeleri kat edip bizim köye gelen leylekler, sanki pusulaları varmış gibi hedefi hiç şaşırmadan, Süllü amcanın tuvaletinin üzerindeki, daha tam anlamıyla hazır olmayan yuvaya konarlar; gagalarını tüylerine gömer, tüylerini kabartıp gerneştikten sonra huzur içinde uykuya dalarlardı.

Önce erkek leylek gelirdi. Çok telaşlı bir şekilde, geçen yıl bırakıp gittiği yuvayı çubuk ve otlarla onarıp yenilemeye başlardı. İşi bittiğinde ise özlem içinde başını gökyüzüne çevirip dişisinin gelmesini beklerdi. Takriben bir hafta sonra dişi leylek de, erkek leylek tarafından onarılmış olan yuvaya döner ve hemen yerini alırdı.

Leyleklerin birbirlerini karşılama töreni oldukça ilginç olurdu. Yuvanın sahibi erkek, dişisini karşılamak için kanatlarını hızla çırpar ve gagasıyla tıkırdardı. Daha sonra, etraflarına aldırmadan en güzel anlarını yaşamaya başlarlardı. Baş döndüren bir yükseklikte gerçekleşen bu tutku dolu sevgi gösterisinin meyvesi dört ya da beş yumurta olurdu. Takriben dört, bilemediniz beş hafta sonra tüy yumağı civcivler yumurtalarından çıkmaya başlarlardı. İşte bundan sonra anne ve baba leylek için telaş başlar; baba leylek, çığırtkan yavrularının beslenmeleri için gerekli solucan, çekirge ve sümüklü böcek bulabilmek için harekete geçer, hatta bir süre sonra talep daha da artar; fare, kurbağa ve yılanlar sofrayı süslerdi.

Baba leylek yavrularını beslemekle yükümlü iken, anne leylek kanatlarının altına alarak yavrularını yağmur, fırtına ve kızgın güneş sıcağından korurdu.

Evin sahibi Süllü amca, doğal yaşamın bir parçası olan leylekleri gözü gibi korur, doğum yerlerine ilk kez geri dönen genç leyleklerin yuvayı onarmalarına yardımcı olur, onlara taş attırmaz, yuvadan düşüp yaralanan körpe yavruların yaralarını sarar, iyileşmelerini sağlardı.

Leylekler, bölgede havalar soğumaya başlar başlamaz başka bölgelerden gelen leyleklerle gökyüzünde birleşerek seyredilmeye değer bir görüntü oluşturduktan sonra, yolculuk rotaları olan Güney Afrika, Körfez, Süveyş ve İsrail’e doğru yola koyulurlardı.

Süllü amca: Süleyman Ceyhan

Lütfullah ÇETİN 

17 Şubat 2004