• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam101
Toplam Ziyaret844432
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on beşinci kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır süren bir bahar geleneği bu yıl da bozulmadı. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu sıra dışı dostlukla milyonların sevgisini kazanan Yaren leylek, göç yolculuğunu tamamlayarak on beşinci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne döndü ve dostunun kayığına kondu.

Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü.

Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği göç rotası üzerinde yer alıyor. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Haber: DW Türkçe

Kitap l Gazap Üzümleri l John Steinbeck



"John Steinbeck"in "Gazap Üzümleri" 1939 yılında yayınlanmış klasik bir roman. Roman, Büyük Buhran Dönemi’ndeki ekonomik çöküşün “Joad Ailesi” üzerindeki etkisini canlı bir şekilde tasvir ediyor ve hem işçi sınıfının şanlı mücadelesini hem de büyük şirketlerin ve tarım endüstrisinin, kâr uğruna, emeği nasıl sömürdüklerini anlatıyor.

Büyük Buhran sırasında, Joad ailesinin, daha iyi bir yaşam sürdürebilmek için, Oklahoma'dan Kaliforniya'ya yaptığı yolculuğu keyifli bir şekilde anlatan “John Steinbeck”, yoksulluk ve sosyal adaletsizlik karşısında insan ruhunun ne denli dayanıklı olabileceğine de vurgu yapıyor.

Büyük Buhran Dönemi’nde, büyük şirketlerin göçmen işçileri sömürmesi ve yoksul yaşam koşullarına yol açması nedeniyle adaletsizlik had safhaya ulaşmıştır. “Tom Joad” liderliğinde kendilerine vaat edilen topraklara ulaşmak için Kaliforniya'ya doğru bir yolculuğa çıkan “Joad ailesi”, batıya doğru ilerledikçe, hem doğal engellerle hem de büyük şirketler tarafından kurulan tuzaklarla karşılaşır.

Steinbeck'in duru anlatımı, dönemin çaresizliğini yansıtıyor ve insan ruhunun zorluklara karşı dayanıklılığını tasvir ediyor. “Gazap Üzümleri”, Amerikan kapitalist sistemine yönelik sert bir eleştiri; göçmen işçilerin karşı karşıya kaldığı sömürüyü ve toplumda kökleşmiş derin eşitsizlikleri gözler önüne seriyor.

Joad ailesinin yolculuğu, yoksulluğun ve yerinden edilmenin insanlık dışı etkilerini ortaya koyuyor ve adaletsizlik karşısında insan onurunun ne denli erozyona uğradığını vurguluyor.

“Gazap Üzümleri”, adaletsizlikle mücadele aracı olarak örgütlü eylem ve dayanışmayı savunuyor. "Tom Joad"ın bireyci bir zihniyetten sıyrılıp örgütlü direnişe daha olumlu bakışı bu ayrıntının altını çiziyor. Haksızlığa karşı verilen mücadele sırasında göçmen işçi kamplarının oluşumu, sömürücü uygulamalara karşı direnişin ve toplumsal desteğin sembolü haline geliyor.

"Gazap Üzümleri", sadece Amerika’da değil, tüm dünya toplumları üzerinde de önemli bir etki yarattı; işçi hakları, sosyal adalet ve daha bir çok haktan mahrum bırakılan emekçilerin durumuyla ilgili tartışmaları ateşledi. Kitap, algılanan sosyalist imalar nedeniyle eleştirilere, hatta sansüre maruz kaldı.

“Gazap Üzümleri", hikaye anlatıcılığının ötesine geçen, toplumsal sorunların kalbine inen ve okuyucuları tarihin çalkantılı bir döneminde Amerikan deneyiminin sert gerçekleriyle yüzleşmeye zorlayan güçlü bir çalışma.

Gazap Üzümleri, PDF Sürümü

Britannica l English Literature


Leylekler Bizim Köyü Çok Severdi



Soğuk suyun akışı,
Serçelerin ötüşü,

Gökyüzünde şenlikti,
Leyleklerin uçuşu...

Yerkürenin kuzey yarısında, ekvator ile kuzey kutbu arasındaki bölgelerde havanın nisan ve mayıs aylarından itibaren ısınmaya başladığını nereden bildikleri şaşırtıcı, hatta mucize olan leylekler, sıcak yaz aylarını geçirmek için soğuk kış aylarını geçirdikleri ülkelerden geri döner, beş altı ay gibi uzun bir süre bizim köyde kalırlardı.

Altı yedi ay gibi uzun bir zaman sonra, o kadar uzak mesafeleri kat edip bizim köye gelen leylekler, sanki pusulaları varmış gibi hedefi hiç şaşırmadan, Süllü amcanın tuvaletinin üzerindeki, daha tam anlamıyla hazır olmayan yuvaya konarlar; gagalarını tüylerine gömer, tüylerini kabartıp gerneştikten sonra huzur içinde uykuya dalarlardı.

Önce erkek leylek gelirdi. Çok telaşlı bir şekilde, geçen yıl bırakıp gittiği yuvayı çubuk ve otlarla onarıp yenilemeye başlardı. İşi bittiğinde ise özlem içinde başını gökyüzüne çevirip dişisinin gelmesini beklerdi. Takriben bir hafta sonra dişi leylek de, erkek leylek tarafından onarılmış olan yuvaya döner ve hemen yerini alırdı.

Leyleklerin birbirlerini karşılama töreni oldukça ilginç olurdu. Yuvanın sahibi erkek, dişisini karşılamak için kanatlarını hızla çırpar ve gagasıyla tıkırdardı. Daha sonra, etraflarına aldırmadan en güzel anlarını yaşamaya başlarlardı. Baş döndüren bir yükseklikte gerçekleşen bu tutku dolu sevgi gösterisinin meyvesi dört ya da beş yumurta olurdu. Takriben dört, bilemediniz beş hafta sonra tüy yumağı civcivler yumurtalarından çıkmaya başlarlardı. İşte bundan sonra anne ve baba leylek için telaş başlar; baba leylek, çığırtkan yavrularının beslenmeleri için gerekli solucan, çekirge ve sümüklü böcek bulabilmek için harekete geçer, hatta bir süre sonra talep daha da artar; fare, kurbağa ve yılanlar sofrayı süslerdi.

Baba leylek yavrularını beslemekle yükümlü iken, anne leylek kanatlarının altına alarak yavrularını yağmur, fırtına ve kızgın güneş sıcağından korurdu.

Evin sahibi Süllü amca, doğal yaşamın bir parçası olan leylekleri gözü gibi korur, doğum yerlerine ilk kez geri dönen genç leyleklerin yuvayı onarmalarına yardımcı olur, onlara taş attırmaz, yuvadan düşüp yaralanan körpe yavruların yaralarını sarar, iyileşmelerini sağlardı.

Leylekler, bölgede havalar soğumaya başlar başlamaz başka bölgelerden gelen leyleklerle gökyüzünde birleşerek seyredilmeye değer bir görüntü oluşturduktan sonra, yolculuk rotaları olan Güney Afrika, Körfez, Süveyş ve İsrail’e doğru yola koyulurlardı.

Süllü amca: Süleyman Ceyhan

Lütfullah ÇETİN 

17 Şubat 2004