Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam108
Toplam Ziyaret805750
Şair Nedim Uçar

Şair Nedim Uçar
5 Ocak 1945 - 26 Kasım 2018

Doğanın görkemliliğini yakalamış, anayurdunu karış karış dolaşmış, anadilinin doğurganlığının farkına varabilmiş, az şair vardır, işte onlardan biri Nedim Uçar’dır.

Şair Nedim Uçar'ın şiirleri, nadir görülen bir berraklıkta parlar; sade ve yalın, kısa ve açık dizeler, duygusal derinlik ve içgörü içerir. 

Şair Nedim Uçar’ın şiirleri okuyanları, karlı dağlara, sığ ormanlara, sarp yollara, alçak ovalara, coşkun ırmaklara, buz mavisi sabahlara, gül kurusu akşamlara, menekşe moru gecelere, göz kırpan yıldızlara, dik ve derin kanyonlara, sığ vadilere, engin denizlere, hırçın şelalelere, yüksek tepelere, davet eder.

Şair Nedim Uçar, günlük rutinleri derin düşüncelere dönüştürme konusunda son derece mahirdi. Bu maharetiyle bize, şiirin görkemliliğe ihtiyaç duymadığını; en karamsar günlerden, en mütevazı ortamlardan, en sessiz anlardan ve hayatın en bilindik kavşaklarından şiir doğabileceğini gösterdi.

Şair Nedim Uçar’ın şiirlerini okumak, doğanın gerçeği fısıldadığı, inzivanın bilgeliği tetiklediği bir dünyaya adım atmaktır. Nedim Uçar’ın her şiir kitabı şiirseverler için bir hazinedir. O kitaplardaki şiirler okuyanları, zengin imgeler ve kafiyeli sözler eşliğinde, doğal, ulusal ve evrensel değerlere ulaştırırlar!

Şair Nedim Uçar’ın Şiir Kitapları

  • Öksüz
  • Yağmurla Geliyorum
  • Gül Kurusu Akşamlar
  • Göz Kırpan Yıldızlar
  • Yıldızlar Düşer Avuçlarıma
  • Gün Işığında Zaman
  • Dünya Bir Dostluk Bahçesi
  • Titreyen Sular
  • Yıldızlar Ellerimde Ufalır
  • Yeşil Vadiler
  • Gönlümün Irmakları
  • Buz Mavisi Sabahlar
  • Dizelerle Nasrettin Hoca
  • Sılaya Özlem
  • Yolda Geçen Bir Ömür

Şair Nedim Uçar’ın kimi şiir kitabı kütüphanemizde mevcuttur, isteyenlere ücretsiz ulaştırılır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Dedeme Mektup - Vahdettin Şen

DEDEME MEKTUP

 

 Vahdettin Şen


Babacığım; seni saygıyla anıyorum, mekanın cennet olsun!
Serkan Şen

Dede aramızda var elli sene,

Neler geldi, neler gitti sorsana,

Senin zamanında yüz olan hane,

Sığmadı köye de taşınır şimdi.

 

Ne ekin biçen var, ne tırmık çeken,

Ne pulluklar kaldı ne kara saban,

Öylece duruyor beş dişli yaban,

Harmandan tarlada kalkılır şimdi.

 

Kimse kuyulara buğday koymuyor,

Her şeyler bol ama kimse doymuyor ,

Yağmurda yağmasa kıtlık olmuyor,

Helale haram karışır şimdi.

 

Bahçe bostan eken diken kalmadı,

Bağlar harap oldu, üzüm kalmadı,

Cahile söylenir sözüm kalmadı,

Zenginle fakir yarışır şimdi.

 

Pek kalmadı gelinlerin kavgası,

Değişti köyün eski havası,

Bir köşede durur pilav tavası,

Bulgur pirinç ile güreşir şimdi.

 

Sığıra sürecek eşek kalmadı,

Süngeri çıktı döşek kalmadı,

Bebeleri saracak beşik kalmadı,

Kuzular koyuna karışır şimdi.

 

Bağlar harap oldu üzüm çarşıdan,

Uzak kaldık pekmez ile turşudan,

İmrenerek bakıyoruz karşıdan,

Aylar yıllarınan yarışır şimdi.

 

Ne ekmeğin tadı, ne de aşların,

Düzeni yok baharların, kışların,

Ayak çeker cezasını başların,

Dostlar düşman ile barışır şimdi.

 

ŞEN ozan dedeye derdini söyler,

Yıllar uzadıkça yolunu gözler,

Ne yanar, ne tüter ocakta közler,

Ciğerler ateşsiz tutuşur şimdi.

 



 


Yorumlar - Yorum Yaz
Şiir Tanıtım Köşesi

Şiirler, başarılı olduklarında,
baş döndürücü bir kısalıkta,
kayıt altına alınamayan,
sınır çizilemeyen, bitmek
bilmeyen hikayeler anlatırlar. 

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Salkım söğütler
altında koyulaşırdı sohbetler.
Politika, gaile, din; vergi, savaş, kıtlık;
gurbet, sıla, yoksulluk
ve bir de askerlik anıları
süslerdi anlatılanları.
Gocunulmazdı,
açıktı eleştiri
ve kahpe feleğe intizar vardı içinde.

Suspus olunur
çıt çıkmazdı ajans vakti.
Tefe koyulur,
safça
ve insafsızca
suçlanırdı halktan olmayan parti:
Oy vermiş,
alay edilen
birkaç tövbekâr vardı içinde.

Cepte taşınırdı kanıtlar:
Hayat Mecmuası, Akbaba;
Ferhat’tan Şirine,
Keremden Aslıya
yakılan ağıtlar
okunurdu defalarca.
Sevdiğine kavuşamayan yâr vardı içinde.

İşin en kötüsü,
pelesenk olmuştu dillerde
kalkınmasın köylü diye
kapatılan Hasanoğlan Köy Enstitüsü.
Seferberlik, jandarma,
halkın belini büken
bir de tahsildar vardı içinde.

Bazen berrak bazen çamurlu
çağıldardı dereden akan sular.
Ağzından bal damlayan
Ali Emmiler, Hasan Ağalar;
Çanakkale Gazisi
birisi topal,
nur yüzlü dört ihtiyar vardı içinde.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

Bilgi: İlk kez 29/11/2014 tarihinde yayınlanmış bir şiirdir!