• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam156
Toplam Ziyaret844487
Yaren Leylek Geldi


Yaren Leylek'in geçen yıllara nazaran bu yıl erken gelmesi dikkat çekti.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi "Yaren Leylek", on beşinci kez gelerek, balıkçı Adem Yılmaz'ın teknesindeki yerini aldı.

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır süren bir bahar geleneği bu yıl da bozulmadı. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu sıra dışı dostlukla milyonların sevgisini kazanan Yaren leylek, göç yolculuğunu tamamlayarak on beşinci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne döndü ve dostunun kayığına kondu.

Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü.

Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği göç rotası üzerinde yer alıyor. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Haber: DW Türkçe

Sapiens

Hayvanlardan Tanrılara l İnsan Türünün Kısa bir Tarihi

Sapiens, insanlık tarihindeki farklı atılımları ele alan dört ana bölümden oluşuyor: Bilişsel Devrim'den Tarım Devrimi'ne ve insanlığın birleşmesinden Bilimsel Devrim'e kadar Harari, değişimlerin insanlığın gidişatını nasıl etkilediğini gösteriyor.

kosektas.net

KİTAP TANITIM KÖŞESİ l SAPIENS



Homo sapiens, tanrılar, devletler, para ve insan hakları gibi yalnızca kendi hayal gücünde var olan şeylere inanabilen tek hayvan olduğu için dünyaya hükmeder: Bu kışkırtıcı fikirden yola çıkan Sapiens, insan türünün tarihini yepyeni bir bakış açısıyla yeniden anlatıyor.

Paranın şimdiye kadar tasarlanmış en çoğulcu karşılıklı güven sistemi olduğunu; kapitalizmin şimdiye kadar icat edilmiş en başarılı din olduğunu; modern tarımda hayvanlara yönelik muamelenin muhtemelen tarihteki en kötü suç olduğunu ve atalarımızdan çok daha güçlü olsak da onlardan çok daha mutlu olmadığımızı açıklıyor.
kosektas.net

Harari'nin 2014 yılında yayınlanan Sapiens: İnsanlığın Kısa Tarihi adlı kitabı, yirmi beş milyon kopya satarak uluslararası bir başarıya ulaştı. New York Times'ın en çok satan on kitabı arasında yer alan kitap, ABD pazarındaki ilk altı yılının yarısından fazlasında gazetenin en çok satanlar listesinde kaldı. İngiltere'de ise kitap, Sunday Times'ın en çok satanlar listesinde 96 hafta boyunca 1-3. sıralarda yer aldı. Sapiens, Barack Obama, Bill Gates, Natalie Portman, Janelle Monáe, Chris Evans ve daha birçok kişi tarafından önerildi. The Guardian, Sapiens'in kurgu dışı kitap pazarında devrim yarattığını ve "talepkar ve iddalı kitapları" seçkinleştirdiğini belirtti. 👉 Kaynak

YUVAL NOAH HARARI

Yetmiş bin yıl önce, yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Bunlar, ekolojik etkileri ateş böcekleri veya denizanasından daha az olan hayvanlardı. Bugün ise geriye sadece bir insan türü kaldı: Bu gezegenin hakimi biz. Homo sapiens.
 
Sapiens adlı kitap okuyanları, evrimsel köklerinden kapitalizm ve genetik mühendisliği çağına kadar tüm insanlık tarihinde nefes kesici bir yolculuğa çıkarıyor.
Sapiens, tarımın ortaya çıkışı, paranın icadı, dinin yayılması ve ulus devletin yükselişi gibi insanlığı ve etrafındaki dünyayı şekillendiren temel süreçlere odaklanıyor. Türünün diğer kitaplarından farklı olarak Sapiens, tarih, biyoloji, felsefe ve ekonomi arasındaki boşlukları daha önce hiç görülmemiş bir şekilde köprüleyen çok disiplinli bir yaklaşım benimsiyor. Dahası, hem makro hem de mikro bakış açısını benimseyen Sapiens, sadece neyin ne olduğunu ve neden olduğunu değil, aynı zamanda bireyler için neler hissettirdiğini de aktarıyor.

Sapiens okuyanları sadece geçmişteki gelişmeleri günümüz kaygılarıyla ilişkilendirmeye değil, aynı zamanda dünyaya dair temel anlatıları sorgulamaya da davet ediyor. Kitabın sonuçları aydınlatıcı, hatta kimi zaman kışkırtıcı. 
Örneğin: Dünyayı biz insanlar yönetiyoruz çünkü tanrılar, devletler, para ve insan hakları gibi tamamen kendi hayal gücümüzde var olan şeylere inanabilen tek hayvan biziz.

Sapiens ekolojik seri katillerdir; taş devri aletleriyle bile atalarımız, tarımın ortaya çıkışından çok önce gezegenin büyük kara memelilerinin yarısını yok etmişlerdir.

Tarım Devrimi tarihin en büyük sahtekarlığıydı; buğday Sapiens'i evcilleştirdi. Para, şimdiye kadar tasarlanmış en evrensel ve çoğulcu güven sistemidir. Herkesin güvendiği tek şey paradır.
 
İmparatorluk, insanların icat ettiği en başarılı siyasi sistemdir ve içinde bulunduğumuz emperyalizm karşıtı duygu dönemi muhtemelen kısa ömürlü bir sapmadır.

Kapitalizm, sadece bir ekonomik teori değil, bir dindir, hem de bugüne kadarki en başarılı dindir. Modern tarımda hayvanlara yapılan muamele, tarihin en kötü suçu olabilir.

Bireycilik, devletler ve piyasalar tarafından aileleri ve toplulukları parçalamanın bir yolu olarak teşvik edildi.

Atalarımızdan çok daha güçlüyüz, ama çok daha mutlu değiliz.

Sapiens yakında yok olacak. Yeni teknolojilerin yardımıyla, birkaç yüzyıl hatta on yıl içinde, Sapiens kendilerini tamamen farklı varlıklara dönüştürecek ve tanrısal niteliklere ve yeteneklere sahip olacaklar. Tarih, insanların tanrıları icat etmesiyle başladı ve insanlar tanrı olduğunda sona erecek.

“İşte Sapiens'in uluslararası bir çok satan kitap sıralamasına hızla yükselmesinin basit bir nedeni. Tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını ele alıyor ve unutulmaz derecede canlı bir dille yazılmış.

Book Review: Jared Diamond

"Sapiens": "Bilge", "bilen" veya "akıllı" anlamında.

Kitabın kütüphanemizdeki PDF sürümüne buradan ulaşabilirsiniz.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Yuval Noah Harari l Sapiens l Çeviri: Ertuğrul Genç l ISBN: 9786055029357

Leylekler Bizim Köyü Çok Severdi



Soğuk suyun akışı,
Serçelerin ötüşü,

Gökyüzünde şenlikti,
Leyleklerin uçuşu...

Yerkürenin kuzey yarısında, ekvator ile kuzey kutbu arasındaki bölgelerde havanın nisan ve mayıs aylarından itibaren ısınmaya başladığını nereden bildikleri şaşırtıcı, hatta mucize olan leylekler, sıcak yaz aylarını geçirmek için soğuk kış aylarını geçirdikleri ülkelerden geri döner, beş altı ay gibi uzun bir süre bizim köyde kalırlardı.

Altı yedi ay gibi uzun bir zaman sonra, o kadar uzak mesafeleri kat edip bizim köye gelen leylekler, sanki pusulaları varmış gibi hedefi hiç şaşırmadan, Süllü amcanın tuvaletinin üzerindeki, daha tam anlamıyla hazır olmayan yuvaya konarlar; gagalarını tüylerine gömer, tüylerini kabartıp gerneştikten sonra huzur içinde uykuya dalarlardı.

Önce erkek leylek gelirdi. Çok telaşlı bir şekilde, geçen yıl bırakıp gittiği yuvayı çubuk ve otlarla onarıp yenilemeye başlardı. İşi bittiğinde ise özlem içinde başını gökyüzüne çevirip dişisinin gelmesini beklerdi. Takriben bir hafta sonra dişi leylek de, erkek leylek tarafından onarılmış olan yuvaya döner ve hemen yerini alırdı.

Leyleklerin birbirlerini karşılama töreni oldukça ilginç olurdu. Yuvanın sahibi erkek, dişisini karşılamak için kanatlarını hızla çırpar ve gagasıyla tıkırdardı. Daha sonra, etraflarına aldırmadan en güzel anlarını yaşamaya başlarlardı. Baş döndüren bir yükseklikte gerçekleşen bu tutku dolu sevgi gösterisinin meyvesi dört ya da beş yumurta olurdu. Takriben dört, bilemediniz beş hafta sonra tüy yumağı civcivler yumurtalarından çıkmaya başlarlardı. İşte bundan sonra anne ve baba leylek için telaş başlar; baba leylek, çığırtkan yavrularının beslenmeleri için gerekli solucan, çekirge ve sümüklü böcek bulabilmek için harekete geçer, hatta bir süre sonra talep daha da artar; fare, kurbağa ve yılanlar sofrayı süslerdi.

Baba leylek yavrularını beslemekle yükümlü iken, anne leylek kanatlarının altına alarak yavrularını yağmur, fırtına ve kızgın güneş sıcağından korurdu.

Evin sahibi Süllü amca, doğal yaşamın bir parçası olan leylekleri gözü gibi korur, doğum yerlerine ilk kez geri dönen genç leyleklerin yuvayı onarmalarına yardımcı olur, onlara taş attırmaz, yuvadan düşüp yaralanan körpe yavruların yaralarını sarar, iyileşmelerini sağlardı.

Leylekler, bölgede havalar soğumaya başlar başlamaz başka bölgelerden gelen leyleklerle gökyüzünde birleşerek seyredilmeye değer bir görüntü oluşturduktan sonra, yolculuk rotaları olan Güney Afrika, Körfez, Süveyş ve İsrail’e doğru yola koyulurlardı.

Süllü amca: Süleyman Ceyhan

Lütfullah ÇETİN 

17 Şubat 2004