• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret881923
Resim Tanıtım Köşesi

Görseldeki figürlerin konumlanışı, dönemin ev içi rollerini ve teknolojik cihazlarla kurulan ilişkileri temsil eden bir mikro-toplumsal düzen sunuyor. Erkek figürün cihazın düğmelerini ayarlamakla meşgul oluşu, teknik müdahale rolünün aile içinde nasıl cinsiyetlendirilmiş bir pratik olarak konumlandığını ima ediyor. Çocuğun kolundaki saate işaret ederek sabırsızlık göstermesi, teknolojik beklentilerin kuşaklar arası farklılaşmasını yansıtıyor. Televizyonun üzerine eğilmiş genç kızın sıkılmış ifadesi, arızanın aile içi zaman akışını kesintiye uğratan bir “bekleme anı” yarattığını gösteriyor.

Arka planda çay servisi hazırlayan kadın figürü ise, ev içi bakım emeğinin sürekliliğini temsil ediyor; teknik aksaklık karşısında bile gündelik ritüellerin devam ettiğini vurguluyor. Televizyonun etrafında toplanmış bu küçük topluluk, erken medya teknolojilerinin yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda aile içi etkileşimi biçimlendiren bir sosyalleşme odağı olduğunu ortaya koyar.

Bu bağlamda sahne, “televizyon tamiri”nin yalnızca teknik bir müdahale değil, aynı zamanda aile üyelerinin rollerini, beklentilerini ve ortak deneyimlerini yeniden üreten kültürel bir pratik olduğunu gösteren tipik bir Kurt Ard anlatısı niteliği taşıyor.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Norveç Ağacı


"Norveç Ağacı", Japon yazar Haruki Murakami'nin 1987 yılında basılan bir romanı. Roman, aşkı ve kendini keşfetme yolunda ilerleyen bir gencin, Toru Watanabe'nin yetişkinliğe geçiş hikayesini anlatıyor.

Romanın adı, romanda tematik önem taşıyan The Beatles'ın "Norwegian Wood (This Bird Has Flown)" adlı şarkısından esinlenilerek konmuş. Murakami'nin çalışmaları büyülü gerçekçilik, iç gözlem ve çağrıştırıcı hikaye anlatıcılığının karışımıyla tanınıyor.

Romanın adı, romanda tematik önem taşıyan The Beatles'ın "Norwegian Wood (This Bird Has Flown)" adlı şarkısından esinlenilerek konmuş. Murakami'nin çalışmaları büyülü gerçekçilik, iç gözlem ve çağrıştırıcı hikaye anlatıcılığının karışımıyla tanınıyor.

Özetle “Norveç Ağacı", baş kahramanı Toru Watanabe'nin 1960'ların Tokyo'sundaki üniversite yıllarını konu alıyor. Hikaye, Toru ve Kizuki'nin kız arkadaşı Naoko'yu derinden etkileyen, arkadaşı Kizuki'nin intiharının anısıyla şekilleniyor. Toru, kendi akıl sağlığı sorunlarıyla boğuşan Naoko'yla romantik bir ilişkiye giriyor. Hikaye ilerledikçe Toru, nerede ne yapacağı belli olmayan bir sınıf arkadaşı olan Midori ile de karşılaşıyor. Toru'nun Naoko ve Midori ile ilişkileri, insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve kişisel mücadelelerin diğer insanlar üzerindeki etkisini yansıtıyor. 

Murakami, gerçekçi tasvirleri gerçekçilik unsurlarıyla harmanlayarak zengin bir duygu dokusu örüyor, aşkın karmaşıklığını derinlemesine inceleyerek, karakterlerin kimliklerini nasıl şekillendirdiğini tasvir ediyor.

Karakterlerden baş kahraman Toru, okuyucu için bağ kurulabilir bir mercek görevi görüyor. Onun içe dönük doğası ve duygusal yolculuğu, romanın daha geniş temalarını yansıtıyor. Naoko'nun kırılganlığı ve Midori'nin canlılığı, aşkın ve insani bağın farklı yönlerinin keşfedilmesine katkıda bulunuyor.

Roman, 1960'larda Japonya'daki öğrenci hareketinin arka planında geçiyor. Murakami, zamanın sosyal ve kültürel değişimlerini yakalayarak karakterlerin deneyimleriyle incelikli bir bağlam sağlıyor.

Murakami'nin düzyazısı, sadeliği ve duygusal yankısı nedeniyle övülür. Birinci şahıs anlatımı, okuyucuların Toru'nun düşünceleri ve duygularıyla yakından bağlantı kurmasına olanak tanıyor.

Roman, Naoko'nun mücadelesi üzerinden ruh sağlığına değiniyor. Murakami bu temayı hassasiyetle ele alıyor, bireyler ve ilişkiler üzerindeki etkisini tasvir ediyor.

Kısaca "Norveç Ağacı", duygusal derinliği, incelikli karakterleri, çağrıştırıcı hikaye anlatımı, karmaşık karakter gelişimi ve derin temaların araştırılması nedeniyle, övgüyle karşılanmış ve çok okunan bir roman.

Britannica l Japanese Literature

Kitap Tanıtım Köşesi


Milliyetçilik:
Türkiye'nin Çıkmazı

“Erdoğan Aydın, bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu bir etkinliğe çağırıyor okuru: Düşünmeye! Rehberlik ediyor üstelik.”


Milliyetçilikle dünyayı ve insanlığı sürekli savaş gerilimine sokmaktan başka bir şey yapılamayacağı bir yana; ülkenin sorunlarına da çözüm üretilemez!

Modernçağ tarihinin de gösterdiği gibi milliyetçilik; insanlığa, ortaçağdaki dinsel ideolojilerle kıyaslanacak denli büyük felaketler getirmiştir. Bütün savaşlar, artan silahlanma, eğitim, sağlık ve kalkınma bütçelerinin kısılması, hep milliyetçilikle meşrulaştırılmıştır. Dahası; insanı ve haklarını, dinin yerini alan yeni bir kolektif kimlikle ezmenin ve burjuvazinin çıkarlarına feda etmenin aracı olmuştur.

Sorunlarımızı görüp aşmamızı sağlayacak demokratik sağduyumuzu elimizden alıp, bizi öteki inanç ve halklara düşman etmekte din nasıl olumsuz bir misyon görmüşse, milliyetçilik de modern koşullarda aynı misyonu görmektedir.

Bu bağlamda devlet kendi halkına, sürekli olarak "davulcuya kaçabilecek kız" muamelesini reva görmektedir.

Özetle bu kitapta, milliyetçiliğin -ve yanısıra dinin- halkın kontrolü, tektipleştirilmesi ve haklarının unutturulması için nasıl temel bir ideolojik araç olarak kullanıldığı gösterilmektedir.

Kitap, kâh tarihe gidip, kâh günümüzde tartışılan sorunlara gelerek, milliyetçilikle şekillendirilmiş Türkiye’nin öyküsünü anlatıyor.

“Egemenliğin “kayıtsız şartsız millete ait” olduğunu haykıran egemen söylemin ardında, gerçekte “milletin” nasıl güdülüp kontrol altında tutulduğu yatıyor. “Halkını ve ülkesini sevmek” sanısının aksine, milliyetçiliğin hak ve özgürlüklerimizden uzaklaştırılmamıza hizmet eden bir egemenlik ideolojisi olduğunu da açıkça ortaya koyuyor.

Füsun Akatlı

Milliyetçilik: Türkiye'nin Çıkmazı

Erdoğan Aydın.

ISBN: 9789750406355