
103 Yıllık Muhasebe: Cumhuriyet Neden Bu Noktada? ![]() Başta dini siyasetin merkezine yerleştiren çevreler olmak üzere, milliyetçi ve muhafazakâr kesimlerin yıllardır sürdürdüğü Cumhuriyet karşıtı söylemler, zaman içinde Cumhuriyet’in temel dayanaklarını hedef alan bir noktaya ulaştı. Bir dönem üstü kapalı yürütülen tartışmalar artık açıkça Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, laikliği, yurttaşlık bilincini ve hatta Cumhuriyet’in meşruiyetini sorgular hale geldi. Cumhuriyet’in sağladığı özgürlüklerden sonuna kadar yararlanırken, aynı Cumhuriyet’i değersizleştirmeye çalışanların varlığı başlı başına büyük bir çelişkidir. Ancak bütün sorumluluğu yalnızca Cumhuriyet karşıtlarına yüklemek kolaycılık olur. Bugün gelinen noktada en az onlar kadar sorumluluğu olan bir başka kesim daha vardır. Her fırsatta Cumhuriyetçi olduğunu ilan eden, her siyasi gelişmede “Cumhuriyet elden gidiyor” feryadı koparan, fakat Cumhuriyet’i bir yaşam biçimi, bir bilinç ve bir sorumluluk olarak görmek yerine onu yılda birkaç güne sıkıştıran çevreler de bu tablonun oluşmasında büyük pay sahibidir. Cumhuriyet, yalnızca bayraklarla kutlanan, marşlarla anılan veya yıldönümlerinde sosyal medyada paylaşılan sloganlardan ibaret değildir. Cumhuriyet; eleştirel düşüncedir, sorgulamadır, liyakattir, hukukun üstünlüğüne bağlılıktır, bireyin özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkmaktır. Ne yazık ki uzun yıllar boyunca Cumhuriyet’i savunduğunu söyleyen birçok kişi ve kurum, onu gerçek anlamda anlatmakta ve yaşatmakta başarısız oldu. Cumhuriyet’in neden büyük bir kazanım olduğu yeni kuşaklara yeterince aktarılamadı. Onun sağladığı haklar doğal ve sıradan şeylermiş gibi görüldü; hangi mücadelelerle elde edildiği unutuldu. Değerini bilmediğiniz bir şeyi koruyamazsınız. Bugün yaşanan aşınmanın temel nedenlerinden biri de budur. Cumhuriyet’in karşısında duranlar kadar, Cumhuriyet’i içini boşaltılmış bir sembole dönüştürenler de bu gidişattan sorumludur. Çünkü bir fikir düşmanlarının saldırısıyla değil, çoğu zaman taraftarlarının ihmaliyle zayıflar. Cumhuriyet’e zarar veren yalnızca ona açıkça karşı çıkanlar değildir; onu anlamadan savunduğunu iddia edenler, onu günlük siyasi hesaplara indirgeyenler ve onu yalnızca törenlerden ibaret sananlar da aynı ölçüde sorumludur. |
|
4 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |