
Köşektaşlı Öğretmen ve Çevirmen Mehmet Dündar ![]() Köşektaşlı Öğretmen ve Çevirmen Mehmet Dündar I Taşranın Körsen Işığından Cumhuriyet’in Aydınlık Ufuklarına l 1. Ocak 2026 Anadolu’nun ortasında, toprak kokusunun ve yoksulluğun birbirine karıştığı bir köyde, Köşektaş’ta, 1927 yılında bir çocuk dünyaya geldi. Bu çocuk, ileride çok sayıda öğrencinin kaderine dokunacak, çevirileriyle kültürler arasında köprüler kuracak, idealleriyle bir döneme damga vuracak olan Mehmet Dündar’dı. Mehmet Dündar’ın hikâyesi, sıradan bir kimsenin yaşam çizgisi değildir. Mehmet Dündar’ın hikâyesi, Cumhuriyet’in ilk kuşak öğretmenlerinin körsen bir kıvılcımı, taşranın en ücra köşelerinde nasıl bir ışık demetine dönüştürdüklerinin bir kanıtıdır. Mehmet Dündar’ın hikâyesi, bir çocuğun, tüm imkânsızlıklara rağmen, bilgiye ulaşma hevesinin; bir gencin, yoksulluğa rağmen, tükenmeyen azminin; bir öğretmenin, karanlığa karşı tuttuğu bir ışığın hikâyesidir. Eğitim Hayatı l Taş Ocaklarında Geçirilen Gecelerden Doğan Bir Azim İlkokul l Yollara Düşen Bir Çocuğun Hikâyesi Mehmet Dündar’ın eğitim yolculuğu, 1934’te Köşektaş’ın üç yıllık okulunda başladı. Ancak öğrenim aşkı, köyün sınırlarını aşmasını gerektiriyordu. İlkokula Avanos’ta devam edebilmek için kimi gün eşek üstünde, kimi gün altı saatlik yolu yürüyerek gitti geldi. Konaklayacak parası olmadığından, dönüş yolunda taş ocaklarında gecelediğini hüzünle anlatırdı. Bu olgu, onun hayatının özeti gibidir. Yoksulluğun ortasında bile öğrenmeye meraklı bir çocuk Ortaokul l Kentler Arasında Bir Arayış Ortaöğrenimine, Avanos’ta ortaokul olmadığı için, Kırşehir’de başladı. İzleyen yıllarda başgösteren maddi sıkıntılar nedeniyle, naklini Nevşehir’e aldırmak zorunda kaldı. Her kent, onun için yeni bir mücadele gerektiriyor; verdiği her mücadele onu daha güçlü kılıyordu. Öğretmen Okulu ve Yüksekokul l Bir Mesleğin Temelleri Ortaokuldan sonra, öğretmenler kurulu kararıyla, Sivas Öğretmen Okulu’na kabul edildi, 1948’de mezun oldu ve aynı yıl Balıkesir Necati Bey Eğitim Enstitüsü’nü kazandı. Bu yıllar, onun sadece bir meslek edinmesini değil, insan doğasını anlamaya ve eğitmeye dair alan ve genel kültür bilgisi edinmesini sağladı. Bir Çocukluk Anısı l Hasretin Sınır Tanımazlığı Henüz ilkokul çağındayken, aile ortamına duyduğu özlemin ağır bastığı bir gün, okuldan kaçarak, Avanos’tan Köşektaş’a kadar yürümüş; annesi onu görünce, okulu bıraktığını sanıp, büyük bir öfkeye kapılmıştır. Bu küçük anı, onun içindeki sevgiye, bağlılığa ve kırılganlığa dair sessiz bir tanıklıktır. Mesleki Kariyer l Bir Öğretmenin İz Bırakan Yolculuğu Öğretmenlik ve İdarecilik l “Efsane Müdür”ün Doğuşu Mesleğe Avanos Ortaokulu’nda başladı. 1960’ta Nar Belediye Başkanlığı yaptı; ardından Nar Ortaokulu’nda müdürlük görevini üstlendi. 1962–1973 yılları arasında Ankara’nın Çubuk ilçesinde, Çubuk Ortaokulu ve Lisesi’nin müdürlüğünü yürüttü. Çubuk’taki yılları, onun adının efsaneye dönüştüğü dönemdir. Gece-gündüz, yağmur-çamur demeden öğrencilerini sinemalarda, kahvehanelerde arayıp bulan; onları okula odaklanmaya teşvik eden; sorunlarını dinleyen bir eğitim neferiydi. Okul pansiyonunun yapımına öncülük etmesi, onu “efsane müdür” olarak anılır kıldı. Öğrencisi Dr. Tuncay Acehan’ın sözleri, bu etkinin bir yankısıdır: “Bugün bu ilçede üniversite ve yüksekokul mezunları varsa, bu başarı büyük ölçüde öğretmenimiz ve müdürümüz Mehmet Dündar’ın katkısı sayesindedir!” Siyasi Baskılar l Tehlikeli Yıllar Çubuk’taki görev yılları aynı zamanda siyasi çalkantıların gölgesindeydi. Sol görüşlü olduğu için, idari baskılara maruz kaldı; uzak köylere sürülmek istendi. Hatta kimi siyasi gruplar tarafından hedef gösterildi; bu durum eşinde ve çocuklarında derin travma yarattı. Sonunda, bir dağ köyüne sürülmek istendiğinde, çocuklarının ısrarıyla, emekliliği seçti. Bu dönem, onun cesaretinin, ilkelerinden ödün vermeyen kararlı duruşunun en ağır sınavıydı. Kars Cilavuz Öğretmen Okulu Bu döneme dair tek kayıt, Ümit Kaftancıoğlu’nun -Canan Kaftancıoğlu’nun kayınpederi- Mehmet Dündar’ın öğrencisi olduğudur. İkili hayattayken sık görüşmüş, eğitim üzerine fikir alışverişinde bulunmuşlardır. Bu bağ, Mehmet Dündar’ın öğretmenlik etkisinin ne denli geniş bir çevreye yayıldığının bir göstergesidir. Yazarlık ve Çevirmenlik I Kelimelerle Kurulan Köprüler Mehmet Dündar, sadece okul içinde değil, kalemiyle de eğitime katkı sunan bir aydındı. Yazarlık l Çevirmenlik “1979/1980 Öğretim Yılı Ankara Okul Kitapları Üzerine Bir Araştırma ve Gezi Notları” adlı kitabı, dönemin eğitim anlayışına ışık tutar. Ayrıca, Öğretmen Dünyası başta olmak üzere, çeşitli dergilerde eğitim sorunlarına dair makaleler yazdı. 1965’te Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Fransa’ya gönderildi ve orada sadece on bir ay gibi kısa bir sürede Fransızcayı öğrendi. Türkiye’ye döndüğünde, yaptığı çevirilerle Türkçeye önemli eserler kazandırdı. Mehmet Dündar‘ın çevirileri, iki kültür arasında kurulmuş zarif bir köprü niteliğindedir: • Çocuklar ve Gençler İçin 150 Yeni Oyun — 𝗖𝗵𝗿𝗶𝘀𝘁𝗶𝗮𝗻 𝗕𝗿𝘂𝗲𝗹 • Çağdaş Sanat Kuramı — 𝗣𝗮𝘂𝗹 𝗞𝗹𝗲𝗲 • Kitabın Tarihi — 𝗦𝘃𝗲𝗻𝗱 𝗗𝗮𝗵𝗹 • Aydınlar — 𝗟𝗼𝘂𝗶𝘀 𝗕𝗼𝗱𝗶𝗻 Bir Ömrün Sessiz Işığı Mehmet Dündar, 2015 yılında, emeklilik yıllarını geçirdiği Avanos’ta hayata veda etti. Ardında ne bir servet ne de bir ünvan bıraktı; onun mirası, insanların yüreklerinde taşıdığı bir sıcaklık, bir cümlede gizli bir öğüt, bir öğrencinin hayatını değiştiren küçük bir dokunuştu. Mehmet Dündar, geride bıraktığı hatıralar ve eserler, Köşektaş’ın mütevazı bir evinden yükselen bir ışığın, yıllar içinde nasıl genişleyip çoğaldığını gösterir. Mehmet Dündar’ın hayatı, imkânsızlıkların içinden filizlenen bir azmin; bilgiye, dile ve insana duyulan derin bir sevginin zarif bir örneğidir. O, Anadolu’nun engebeli yollarından gelen bir çocuğun, bilgiye duyduğu sevgiyle bir ömre nasıl yön verebileceğinin bir kanıtıydı. Bir öğretmenin, bir çevirmenin, bir aydının sessiz ama derin bir iziydi. Bugün Köşektaş’ta esen rüzgâr onun adını fısıldar; Avanos’un sokaklarında onun adımlarının yankısı duyulur; Çubuk’taki öğrencilerinin başarılarında onun emeği yaşar. Mehmet Dündar’ın hayatı, bir insanın karanlığa karşı yanında taşıdığı körsen bir ışığın, zamanla nasıl bir güneşe dönüşebileceğinin hikâyesidir. kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası l 27 Aralık 2025 Kaynakça: Hüseyin Seyfi I Musa Kâzım Yalım I Doç. Dr. Faruk Güçlü I Dr. Tuncay Acehan I Dr. E. Sabri Dündar I Çubuk Haber Gazetesi I Çubuk Çarşı Senatosu |
|
3 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |