Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret534271
Köşektaş Albümü


Köşektaş'ın aşkına,
Deredeki taşkına,
Kimseler döndüremez,
Döndü gönül şaşkına.

"Köşektaş ve çevresi, bugüne dek, hiç bu kadar farklı açılardan görüntülenmemişti!" Özcan Antike

Köşektaş'ı çevreleyen tepelerden yamaçlara doğru, koyu yeşile bürünmüş doğa büyüsünü yansıtan fotografları görünce, insanın, Köşektaş ve çevresinde dolaşarak, Tasavvuf inancına göre, Tanrı'nın bir yansıması olan doğa ile iç içe olası geliyor.

Özcan Antike'ye, her yılın her mevsimi çektiği fotograflarla, "Köşektaş Albümü"ne katmış olduğu zenginlik ve renklilikten dolayı teşekkür ederiz!

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Köşektaşlılar Brüksel'de bir düğünde buluştu

Geçen hafta, 31 Mart 2012 Cumartesi günü, Brüksel’de, Köşektaşlı Muhterem Fidan ile Bayram Fidan’ın kızı Nurdan’ın düğünündeydik. Avrupa‘nın dört bir yanından düğüne gelmiş Köşektaşlılarla sohbet ederken, Yusuf Şeref, salonun giriş kapısını işaret ederek, „Bakın, bakın kim geliyor! dedi. Hepimiz birden başımızı o yöne çevirdik, ancak şaşırmadık. Şaşırmadık, çünkü gelen Oğuz Akdemir’di ve orada bulunan herkes biliyordu ki, her kim, her ne zaman, Avrupa'nın her neresinde olursa olsun, Oğuz Akdemir‘le karşılaşabilirdi. 



Fırsat bulduğumuzda, özellikle de yemek ve takı esnasında, Oğuz Akdemir’le, Deniz Şahin’le, Adem Fidan’la, Bayram Fidan’la, Levent Fidan’la, Nihan Uçar’la, Şerif Şeref’le, Saadettin Şeref’le, Yusuf Şeref’le ve daha bir çok Köşektaşlı’yla hem bol bol konuştuk, sohbet ettik, hasret giderdik, hem de Köşektaş'a tepeden bakmanın, Köşektaş'ta yaşanmış olaylara, söylenmiş sözlere nanik yapmanın nadide keyfine vardık. Kimlerden ve nelerden bahsemedik ki. Köyde Nuri Çöl’ün, Ahmet Çavuş’un çeşitli türküler eşliğinde halay çekerek, Kelik Derviş‘in, Süllü‘nün, Şaadet’in allılar türküsü eşliğinde kartala giderek, Köşektaş düğünlerini ne denli şenlendirdiklerinden, renklendirdiklerinden tutun, evinin altına özene bezene ekmek fırını yapan ve özene bezene yaptığı bu ekmek fırınını bir tane ekmek bile pişirmeden geri yıkan Musa Yüksel’e varana dek, birçok insandan ve olaydan bahsettik.



Tüm bunları konuşurken, Oğuz Akdemir, aşağıya aktaracağımız şiiri kastederek, bir zaman yazıp kosektas.net'e gönderdiği bir şiiri olduğunu, o şiirin aslında Köşektaş'ta yaşanmış çoğu olayların tercümanı olduğunu, çok aradığını, ancak bulamadığını söyledi. Bunun üzerine biz, o şiirin kosektas.net arşivinde kayıtlı olduğunu söyledik. Bunu duyunca çok sevindi. Arşivi açmamızı ve o şiiri yeniden yayınlamamızı ısrarla rica etti. Biz de onu kırmadık, arşivi açtık, şiiri bulduk ve yayınladık. kosektas.net



Altında atı, belinde kama
Koruyanın kimdi senin Köşektaş
Bohçasında binbir yama
Sınıyanın kimdi senin Köşektaş

Anlatmaya gerek var mı Samcağı
Her hastalığın vardır elbet bir ocağı
Kimin kırılırsa kolu bacağı
Sınıyanın kimdi senin Köşektaş

Sırtında tüfek, yanında tazı
Bezirden çıkardı çıranın gazı
Nerede yazılmış karpuzdaki yazı
Okuyanın kimdi senin Köşetaş

Şalvar giyip, poşu bağladı
Sıçan yapığıyla körü bağladı
Yetişin komşular kör bizi dağladı
Çağıranın kimdi senin Köşektaş

Nerden geldi o koca kaya
Kış ortasında donanırdı saya
Unu yok, suyu yok, nerede maya
Fırıncın da kimdi senin Köşektaş

Biri kaldı ziyaretin başında
Bereket var toprağında, taşında
Boynuna ip atıp o genç yaşında
Ölenlerin kimdi senin Köşektaş

Çakardı her beygire mıhınan nalı
Mecali yoktu, gayet yorgundu hali
Üzerinde sap yüklü salı
Yakanın kimdi senin Köşektaş

Kim ederdi uçakla davı
İlaç, em olurdu yılanın kavı
Demire verirdi ateşle tavı
Dövenin kimdi senin Köşektaş

Gözü açık değilsin öyleyse pişir
Çoğu işler aşikar, çoğu da sır
Ahırda inegi koymayan kısır
Çobanın kimdi senin Köşektaş

Cenger tutmuş bakırın da kalayı
Düğünlerinde türlü türlü halayı
Atmış yaşından sonra taze balayı
Yapanın kimdi senin Köşektaş

Her sene gider dayımız haca
Hanesi viran olmuş, tütmüyor baca
Okeyin başından kalkmıyor Koca
Omarça'n kimdi senin Köşektaş

Tırpan ile biçilirdi goo hıyar
Velav’ın elinde kırık bir livar
Dayama sırtını uçuyor duvar
Ustaların kimdi senin Köşektaş

Haksızım ama bana muttasıl
Bambili yemiş bitmez ki mahsul
Oğlu kızı hepsi görmüş tahsil
Eğitmenin kimdi senin Köşektaş

Misafire serilir döşek
Devenin yavrusu imiş köşek
Zıllıdıysa gelsin gene bölüşek
Bölüşenin kimdi senin Köşektaş

İşte İnternet, işte site
Ne akrabalık ne de dostluk bite
Evladından çok değeri ite
Verenin kimdi senin Köşektaş

Mis gibi kokar sebit ile çöreği
Gurbetçi‘nin yufka olur yüreği
Kavga büyüdü getir şu küreği
Döğüşenin kimdi senin Köşektaş

Bağlarda goruk ile üzüm
Sarı mankenini sarsana Guzum
Tarla mı, kesek mi, meses mi uzun
Kaçamayanın kimdi senin Köşektaş

Astabı serdin miydi dalvara
Uçkur bağla bacağındaki şavlara
Ya yırtılacak, ya yıkılacak duvara
Dayananın kimdi senin Köşektaş

Bahçesinde gül karanfil ekili
Kazamızda kaymakamın vekili
Jöle ile taralıdır kekili
Ağan kimdi senin Köşektaş

Gittikçe inceliyor tarlanın kelisi
Köyü terk eyledi Ali ile Veli´si
Seçildi mi bu senenin delisi
Seçenin kimdi senin Köşektaş

Dökümdendir çeşmesinin oluğu
Yokuş çıkmaya yetmez ki soluğu
Bu nasıl kuş diye koca culuğu
Okşayanın kimdi senin Köşektaş

Karayusuflu´nun köpeği yavuz
Memmet Emmi şairlere kılavuz
Kıraçın başında kocaman havuz
Yaptıranın kimdi senin Köşektaş

Çok yazılacak var oluyor dize
Hatıradır benden bu size
Gerek var mı daha fazla söze
Derleyenin kimdi senin Köşektaş

Dört bucağı gezdi on tekerin üstünde
Guzum derdi cümle dosta peltekçe
Acem Diyarı‘nda halat – ı menzile
Salanın kimdi senin Köşektaş

Çok zaman geçirdi Konya ilinde
Anca toparladı göçü Belsin‘de
Zor eğirdiği kamyonu bir kirli yüne
Değişenin kimdi senin Köşektaş

Oğuz Akdemir


Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1094 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Şiir Tanıtım Köşesi

 Sözcükleri, imgeleri ve kelimeleri, ipe dizer gibi dile dizmenin; öfkeyi, korkuyu ve karanlığı, yerden yere vururcasına hırpalamanın; aklı, ışığı ve sevgiyi, göklere çıkarırcasına yüceltmenin baş yapıtı bu şiiri siz ziyaretçilerimizle paylaşmaktan kıvanç duyarız!

kosektas.net


Verdiğin İkrar

Sermayen sevgidir, silahın bilim
Niçin var edildin ey insanoğlu?
İnkâr etme beni, lâl olur dilin
Kazınmış künyeme Ehlibeyt Yolu.

Evrenden insana akan şiirdir
Süzüle süzüle yayılan ışık;
Hak, Muhammed, Ali üçü de birdir
Sevgide cömert ol, sözde barışık.

Gelse de başına bin türlü bela
Nedeni sensindir, ara özünde,
Zalime isyandır kanlı Kerbela
Mazlum anlam bulur yüce tözünde.

Gerçekler her yerde bir çığlık atar
Ve duyulmak ister gönüldeki ses,
Yaşama yön verir, anlamlar katar
Ahmet Yeseviyle tümleşen nefes.

İsyan etme her dem, barış kendinle
İrfan al, aydınlan Hacıbektaş’tan,
Dostluk kuramazsan her ötekinle
Boşa medet umma Kâbe ve Haçtan.

Hak yolunu korkularla kuşatma
Bil ki korku zulüm saçan kılıçtır,
Gül at düşmanına, sakın taş atma
Ölmeden öldüren öfke ve hınçtır.

Bal eyle acını, kinini sakla
Söyleyen sendendir, senin bir parçan,
Arpa boyu yol alınmaz yasakla
Vazgeçemem Şah’ımdan der Pir Sultan. 

Haram yoksulun da helal seninse
Paylaşımda bir haksızlık var demek,
Kölesi olduğun salt bedeninse
Yalan dünya yine bize “dâr” demek.

Varlıkta birliktir, birlikte varlık
Yol gösteren beden değil akıldır;
Karanlığa ışık tutan her kılık
Beden ve aklıyla zaten Hakkındır. 

Hayat bir gemidir, dümeni sende
Umman gizem dolu yönler davetkâr,
Renk ararsan eğer saçta ve tende
Yapışır yakana verdiğin ikrar.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ